(2709 S. K. m. 40) (5237 S. K. m. 62) (7201 S. K. m. 14)
Askeri Mahkemece; 08.11.2012 tarihli ve 2012/696-422 Esas-Karar sayılı hüküm ile, hükümlünün 13.03.2012 tarihinde, arkadaşının bir şeyini çalmak suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 132nci, TCKnın 62, 50/1 ve 52nci maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verildiği;
Bu hükmün, 24.12.2012 tarihinde bizzat hükümlüye tebliğ edildiği;
Müdafiin, 21.03.2013 tarihli vekaletnameye istinaden, 22.03.2013 tarihinde Konya 11.Asliye Ceza Mahkemesinde kayda giren dilekçesi ile mahkûmiyet hükmünü temyiz ettiği;
Askeri Mahkemenin 16.07.2013 tarihli, 2012/696 Esas ve 2013/447 Müt. Karar sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile, temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verildiği;
26.07.2013 tarihinde tebliğ edilen duruşmasız işlere ait bu karara, müdafiin 26.07.2013 tarihinde Konya 11.Asliye Ceza Mahkemesinde kayda giren dilekçesi ile itiraz ettiği;
Tebliğnamede, müdafiin itirazının reddine karar verilmesi görüşünün bildirildiği;
Görülmektedir.
Yapılan incelemede;
08.11.2012 tarihli duruşmada sanığın yokluğunda tefhim edilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin gerekçeli hükmün; Tebligat Kanununun 14üncü maddesi uyarınca, 24.12.2012 tarihinde Bölük Komutanı tarafından bizzat sanığa tebliğ edildiği ve hüküm fıkrası ile tebliğ tebellüğ belgesinde temyiz yolu, süresi ve şekli ile ilgili olarak Anayasanın 40/2 ve CMKnın 34/2nci maddelerine uygun şekilde yeterli açıklamaya yer verildiği dikkate alındığında, 353 sayılı Kanunun 209uncu maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresinin 31.12.2012 günü mesai saati bitiminde sona erdiği; hükümlünün müdafi vasıtasıyla bu tarih geçtikten sonra, 22.03.2013 tarihinde kayda giren temyiz dilekçesi ile temyiz isteminde bulunmuş olması nedeniyle bir haftalık yasal temyiz süresi geçtikten sonra temyiz isteminde bulunmuş olduğu; müdafiin, temyiz dilekçesinde, eski hale getirme isteminde bulunmadığı gibi, herhangi bir belge ve kayıt dahi ibraz etmediğinden, 353 sayılı Kanunun 210 ve CMKnın 40, 41 ve 42nci maddelerinde düzenlenmiş olan eski hale getirme müessesesi kapsamında bir başvurunun olmadığı ve esasen süresinde temyiz isteminde bulunmasını engelleyen bir durumun da mevcut olmadığı anlaşıldığından; temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin duruşmasız işlere ait karara yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.
Mahkûmiyet hükmünün sanığa tebliğ edilmesi için, askerlik hizmetini yaptığı
Komutanlığına yazılan 13.11.2012 tarihli müzekkereye uzun süre cevap verilmemesi üzerine, 06.03.2013 tarihinde hükmün sanığa tebliğ edilmesi için
Mah.
Sok.
No:
Meram/KONYA adresine tebliğ mazbatalı zarf çıkarılıp (dizi 59), 18.03.2013 tarihinde sanığın çarşıya gitmesi sebebiyle Tebligat Kanununun 16ncı maddesi uyarınca annesi A.B.ye tebliğ edilmiş (dizi 81/A) olmasının, hak düşürücü nitelikteki bir haftalık temyiz süresini yeniden başlatmayacağı ve dolayısıyla, bu tebliğ tarihinin (18.03.2013), temyiz süresinin başlangıcı olarak esas alınmasının mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy