(5271 S. K. m. 324, 327) (1136 S. K. m. 168) (353 S. K. m. 220)
Askeri Mahkemece; sanığın, 18.08.2007 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; atılı suçun maddi ve manevi unsurları itibarıyla oluşmadığı kabul edilerek, beraatine karar verilmiş; hüküm, müdafi tarafından, beraat eden sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek ve süresinde temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede;
Sanık hakkında, 18.08.2007 tarihinde J.Yzb. Z.D. tarafından verilen ve tekrarlanan Geri gel, selam vererek ayrıl. şeklindeki emrin gereğini yerine getirmemek suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı; Askeri Mahkemece; atılı suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı kabul edilerek, sanığın beraatine karar verildiği, ancak yargılama süresince kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmediği anlaşılmaktadır.
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 15.01.2009 tarihli, 2009/9-3 ve 29.09.2011 tarihli, 2011/85-89 Esas ve Karar sayılı kararlarında da belirtildiği gibi; vekalet ücretine ilişkin hak, kişisel hak niteliği taşıdığından, sanık veya müdafii tarafından, vekalet ücretine hükmedilmediğinin ya da eksik verildiğinin temyiz dilekçelerinde açıkça veya zımnen belirtilmesi halinde, Askeri Yargıtayca temyiz incelemesi yapılması zorunlu olup, 5271 sayılı CMKnın 324üncü maddesinin birinci fıkrasında, tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri yargılama giderleri arasında sayıldığından ve 327nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, kendisini avukat yardımıyla savunmuş ve hakkında beraat kararı verilmiş olan kişinin kendi kusurundan ileri gelenler dışındaki önceden ödemek zorunda kaldığı giderlerin de Devlet Hazinesince üstlenilmesi gerektiğinden; mahkemece beraat kararı verildiğinde, yargılama giderlerinden olan vekalet ücretine sanık yararına olmak üzere ve resen hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, kendisini avukatı yardımıyla savunmuş ve beraat etmiş olan sanık yararına, Avukatlık Kanununun 168/Son ve Avukatlık Ücret Tarifesinin 20nci maddesi gereğince, hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifede belirtilen miktarda vekalet ücreti ödenmesine hükmedilmesi gerekirken, hükmedilmemiş olması hukuka aykırı olduğundan, hükmün bozulmasına; ancak bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, vekalet ücreti ödenmesine karar verilmek suretiyle, hükmün, 353 sayılı Kanunun 220/2-İ maddesi gereğince, düzeltilerek onanmasına karar verilmesi; yargılama sürecinin, iddianamenin kabulü ile başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar olan tüm aşamaları içermesi, temyiz yargılamasının da buna dahil olması, temyiz incelemesinde hükmün bozulmasıyla hukuki varlığını kaybetmesi ve bilahare düzeltilerek onama kararıyla yeni bir hüküm kurulması dikkate alınarak, hükmün düzeltilerek onandığı tarih itibarıyla yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy