(5271 S. K. m. 219, 221, 222) (1632 S. K. m. 66, 73) (5237 S. K. m. 50, 62) (353 S. K. m. 221)
Askeri Mahkemece, sanığın, 6.1.2015 tarihinde … Komutanlığının tertip emri ile yeni Birliğine tertip edildiği, kendisine izin belgesi verildiği, 16.1.2015 tarihinde Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 2.2.2015 tarihinde kendiliğinden giderek Birliğine katıldığı, böylece 16.1.2015-28.2.2015 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Sanığın sorgu ve savunmasının tespit edildiği, 6.4.2015 tarihinde … Mahkemesinde yapılan istinabe duruşmasına ilişkin duruşma tutanağında hâkimin imzasının bulunmadığı görülmektedir.
CMK’nın “Duruşma Tutanağı” başlıklı 219/1’inci maddesinde, “Duruşma için tutanak tutulur. Tutanak, mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır...” hükmü bulunmaktadır.
Duruşma tutanağının, CMK’nın 221 ve 222’nci maddelerine göre, duruşmanın seyrini ve sonuçlarını yansıtan ve yargılama usulünün temel kurallarını gösteren unsurlara uyulup uyulmadığının belirlenmesi açısından ispat gücü ve önemine sahip bulunduğu, tutanağa karşı sadece sahtecilik iddiasının yöneltilebileceği, hükmün konuluş amacının, tutanakların değiştirilmesini önlemek ve onlara güven duyulmasını sağlamak olduğu, imza eksikliği bulunan bir duruşma tutanağının, içindekilerin güvenilirliği yönünden şüpheye yol açacağı, belgelendirme değeri taşımayacağı dikkate alındığında, tutanağın yasaya uygun şekilde düzenlenmiş ve imzalanmış olmasının gerektiği açıktır.
Bu bağlamda, sanığın sorgu ve savunmasının tespit edildiği, 6.4.2015 tarihinde … Ceza Mahkemesinde yapılan istinabe duruşmasına ilişkin duruşma tutanağındaki imza eksikliğinin, CMK’nın 219/1’inci maddesine aykırılık oluşturduğu sonucuna varılmıştır.
Bu hukuka aykırılıktan dolayı, bahsolunan duruşma tutanağı esas alınarak yapılan tüm işlemlerin de hukuka aykırı olması ve sanığın geçerli bir sorgu ve savunma tespit işleminin söz konusu olmaması nedeniyle, tebliğnamede belirtilen sanığa bir haftalık savunma hazırlama süresi olduğu hatırlatılmadan ve duruşmalardan bağışık tutulmayı isteyip istemediği sorulmadan sorgu ve savunmasının tespit edilmiş olması ve bağışık tutulma talebi olmadığı halde bağışık tutulmuş olması konularında ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır.
29.6.2015 tarihli hüküm duruşmasında açıklanan ve asıl olan kısa kararda; sanığın 16.1.2015-28.2.2015 tarihleri arasında firar suçunu işlediğinin kabul edildiği; gerekçeli kararın hüküm fıkrasında ise, sanığın 16.1.2015-2.2.2015 tarihleri arasında firar suçunu işlediğine hükmedildiği; bu şekilde, kısa karar ile gerekçeli hükmün, hüküm fıkrası arasında çelişki ve teşevvüşe (karışıklığa) yol açıldığı görülmektedir.
Hüküm, gerekçe ile kısa karardan oluştuğundan, sadece kısa karara dayanılarak infaz yapılmasına imkân bulunmamaktadır. Öte yandan, huzurda bulunmayan sanığa, duruşma tutanağına yazılmış kısa karar değil de, sonradan yazılan gerekçeli hüküm tebliğ edildiğinden, sanığın kanun yollarına başvurması bakımından da, gerekçeli hükmün hüküm fıkrasının kısa karar ile uyumlu olmasının önem taşıdığı açıktır.
Duruşma tutanağında yer alan kısa karar ile gerekçeli hükmün hüküm fıkrası arasında meydana gelen karışıklığın, hükmün kesinleşmesi hâlinde infazın sağlıklı yapılmasını etkileyecek derecede esasa etkili olduğunda şüphe bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, mahkûmiyet hükmünün usule ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Diğer yandan, gerekçeli kararın sanığa tebliği amacıyla yazılan müzekkereye, Birliği Komutanlığınca verilen cevabi yazı ve ekinde gönderilen sağlık kurulu raporu ön bildirim belgesinden, sanık hakkında tanzim edilen … Asker Hastanesinin 9.4.2015 tarihli ve 459 sayılı sağlık kurulu raporu ile, “uyum bozukluğu (sık tekrarlayan)” tanısı konularak “16/B/1, barışta askerliğe elverişli değildir” kararı verildiğinin anlaşılması karşısında;
.. Hastanesinin 9.4.2015 tarihli ve 459 sayılı sağlık kurulu raporunun üst makamlarca onaylanmış sureti;
Sanığa ait adli sicil kaydında yer alan …. Mahkemesinin 22.5.2014 tarihli, 2013/709 E. ve 2014/456 K. sayılı on ay hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün kesinleşme şerhini havi sureti ve varsa infaz belgeleri;
Sanığın tüm sağlık kayıtları ile varsa askeri suçlardan dolayı almış olduğu cezalara ilişkin mahkûmiyet hükümleri ve infaz belgeleri;
Getirtildikten sonra, sanığın askerliğe elverişsizlik halinin suç tarihlerini kapsayıp kapsamadığı hususunda ek sağlık kurulu raporu alınması ve bu raporun sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, Askeri Mahkemece bu araştırmalar yapılmadan mahkûmiyet hükmü tesis edilmesinin noksan soruşturma teşkil ettiği sonucuna varıldığından, mahkûmiyet hükmünün ayrıca noksan soruşturma yönünden de bozulmasına karar verilmiştir.
Bu bozma nedenleri karşısında;
Sanığın, 9.1.2015 tarihinde 7 gün süreyle gönderildiği dağıtım izninden dönmeye mecbur bulunduğu günden itibaren altı gün içerisinde gelmediğinin iddia edildiği dikkate alındığında, sanığın eyleminin, ASCK’nın 66/1-b maddesinde tanımlanan izin tecavüzü olarak vasıflandırılması gerekirken Askeri Mahkemece, ASCK’nın 66/1-a maddesinde tanımlanan firar suçuna vücut verdiğinin kabulünün;
Sanık hakkında hükmolunan beş ay hapis cezası, kamuya yararlı bir işte çalıştırılma tedbirine çevrilirken, Askeri Mahkemece, tedbirin süresinin somut olarak ne olduğunu ortaya koymayan "hükmedilen cezanın yarısına kadar süreyle kamuya yararlı işte çalıştırılma tedbirine çevrilmesine" şeklinde hüküm kurulmasının;
Hukuka aykırı olduğuna işaret edilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen; mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesine gereğince, usule ilişkin hukuka aykırılıklar ve noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA;
23.2.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy