(353 S. K. m. 195, 202, 214) (5271 S. K. m. 223, 231) (1632 S. K. m. 117) (5237 S. K. m. 62)
353 sayılı Kanun’un “Kanun yolları” başlıklı 195’inci maddesinde; kanun yollarının itiraz ve temyizden ibaret olduğu, “Temyiz edilebilen ve edilemeyen hükümler” başlıklı 205’inci maddesinde ise; temyiz edilebilen kararların neler olduğu düzenlenmiştir.
353 sayılı Kanuna göre; Askeri Yargıtay’ın açıkça inceleyeceği itirazlar ise, 353 sayılı Kanun’un 214’üncü maddesinde düzenlenen temyiz isteminin reddine ilişkin kararlar ile 254’üncü maddesinde düzenlenen cezaların yerine getirilmesi sırasında alınması gereken kararlara yönelik itirazlardır.
Yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında; son kararlara karşı temyiz kanun yoluna ve ancak son karardan başka kararlara karşı itiraz kanun yoluna gidilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakta olup, bu kuralın tek istisnası, son karara esas teşkil eden yetkisizlik kararı, hâkimin reddi kararı vb. gibi ara kararların son kararla birlikte temyiz edilebilmesidir.
Diğer taraftan, CMK’nın 231/5’inci maddesinde “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder.” şeklinde bir düzenleme bulunması ile CMK’nın 231/10’uncu maddesinde, “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir.” şeklinde bir düzenleme bulunması ve CMK’nın 223’üncü maddesinde sayılan son kararlar arasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, CMK’nın 223’üncü maddesinde sayılan hüküm (son karar) niteliğindeki kararlardan olmadığı ve dolayısıyla, 353 sayılı Kanun’un 205’inci maddesi dikkate alındığında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı temyiz kanun yoluna başvurulmasının mümkün olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, CMK’nın 231/12’nci maddesine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebilmesinin mümkün olması ile bu karara karşı yapılacak itirazın Askeri Yargıtay’da inceleneceği yönünde, 353 sayılı Kanun’da açıkça bir düzenleme bulunmaması ve 353 sayılı Kanun’un 202/2’nci maddesine göre, söz konusu itirazı inceleme merciinin en yakın Askeri Mahkeme olarak belirlenmiş olması birlikte değerlendirildiğinde; katılan vekilinin itiraz istemi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Katılan vekilinin itiraz istemini inceleme merciinin, 353 sayılı Kanun’un 202/2’nci maddesine göre en yakın Askeri Mahkeme olması nedeniyle; Askeri Yargıtay tarafından BİR KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA;
23.2.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy