(5271 S. K. m. 215, 216)
Askeri Mahkemece; olay tarihinde saat 01.30 sıralarında … Koyuna şamandıraya bağlamayı müteakip manevra yerlerinin paydos edildiği, mağdur T.K.'nin geminin içerisine doğru gittiği sırada sanığın işbaşı üniformasının yerine, giyilmesi yasak olan yazlık kıyafet lacivert pantolonunu giydiğini görerek, "Niye pantolonunu değiştirmedin ben senin yüzünden hep fırça mı yiyeceğim" dediği, sanığın "İşbaşı pantolonum kirli ve başka işbaşı pantolonum olmadığı için bunu giydim" dediği, akabinde mağdurun sanığın yakasından tutarak iskele alabandaya doğru ittirdiği, ardından sanığın başından kepini alarak iki üç kez suratına vurduğu, bu sırada "Seni sinkaf ederim" diyerek küfrettiği, daha sonra sanığı yakasından tutarak aşçıhaneye doğru götürdüğü, bu esnada sanığın "Ne yapmışım ki, bana bunları yapıyorsun, sadece pantolonum yoktu" dediği, mağdurun sanığı aşçıhanenin içine soktuğu ve "Seni kinkaf ederim" dediği, bunun üzerine sanığın "Gel beni s..k, s..kmezsen adam değilsin, ben de bu askerlik bitince seni öldürmezsem o., çocuğuyum" dediği, olay yerinde bulunan Dz.SG.Sey.Asb.Kd.Çvş. O.Ç.'nin, sanığa müdahale ederek susması gerektiğini söyledi, bu esnada olay yerine gemi komutanını gelerek olaya müdahale ettiği kabul edilerek;
Sanığın söylediği sözlerin objektif olarak mağdurun iç huzurunu bozacak, onu korku ve endişeye sevk edecek nitelikte ve elverişlilikte olmadığı, eylemin oluş ve gelişimi ile meydana geldiği yer gözetildiğinde sanığın söz konusu beyanları yaşadığı kavganın verdiği hiddet ile söylediği, mağdurun söz konusu ifadeler karşısında kişisel güvenliğiyle ilgili herhangi bir endişeye kapılmadığı anlaşıldığından, sanığın beraatine karar verilmiş ise de;
Askeri Mahkemece, sanıkların sorgu ve savunmalarının tespiti için ayrı, tanıkların yeminli anlatımlarının tespiti için ayrı talimat yazılması üzerine, istinabe mahkemesince sanıklar ve tanıkların aynı istinabe duruşmasında ifadelerinin tespit edildiği, ancak tespit edilen tanık beyanlarına karşı sanığın diyeceklerinin tespit edilmediği görülmektedir.
CMK’nın 215’inci maddesi uyarınca, tanığın dinlenmesinden sonra taraflara bir diyecekleri olup olmadığının sorulacağı öngörülmüş olup, ayrıca, CMK’nın 216/1’inci maddesine göre, ortaya konulan delillerle ilgili tartışmada sözün, sırasıyla katılana veya vekiline, Cumhuriyet Savcısına, sanığa ve müdafiine veya kanuni temsilcisine verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, mahkûmiyet hükmüne esas alınan tanıkların beyanlarına karşı sanığın diyecekleri sorulmaksızın hüküm kurulduğu görülmekle, bu durum, CMK’nın 215 ve 216/1'inci maddeleri kapsamında, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuran usule aykırılık teşkil ettiğinden, beraat hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sebebi karşısında, hükmün verildiği duruşmaya katılan askeri savcının ismi yerine, gerekçeli kararda başka bir askeri savcının ismine yer verilmesinin de hatalı olduğuna işaret edilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Askeri Savcının temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi uyarınca, sanık hakkında verilen beraat hükmünün, usule aykırılık nedeniyle BOZULMASINA;
1.3.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy