(1632 S. K. m. 145) (5237 S. K. m. 50, 52, 62) (353 S. K. m. 95)
Askeri Mahkemece; Hv.Rd.Kd.Çvş. İ.E. ile Hv.Rd.Üçvş. D.Ç.nin
Komutanlığında görev yaptığı dönemde, İncekte bir villada kirada oturduğu, mesaiye lüks araçlarla gidip geldiği, lüks bir yaşantı sürdüğü, bu durumun birlikte görev yapan diğer personelin dikkatini çektiği, Hv.Rd.Kd.Çvş. İ.E.nin bu lüks yaşantısına ilişkin olarak personele, babasının arsasına TOKİnin konut yaptığını, bu şekilde hisselerine 35-36 daire düştüğünü, ayrıca ailesinin çiftliğinin olduğunu, hayvan alım-satımı yaparak bu işten para kazandıklarını söylediği, yine personele kendisine para vermeleri durumunda bu hayvan işine ortak olabileceklerini söyleyerek hayvanların satışından elde edilecek paradan kar payı dağıtacağı vaadinde bulunduğu, bunun üzerine bir kısım personelin çeşitli bankalardan krediler çekmek suretiyle temin ettikleri paraları Hv.Rd.Kd.Çvş. İ.E.ye verdiği, bir müddet sonra bu para toplama olayının birlikte görev yapan tüm personel arasında konuşulmaya ve yayılmaya başladığı, 2011 yılı içerisinde tam olarak belirlenemeyen bir tarihte, Hv.Rd.Kd.Bçvş. F.O.G.nin,
Komutanı olan sanık E.Hv.Kont.Kur.Alb. İ.K.'ye, Hv.Rd.Kd.Çvş. İ.E.nin personelden para topladığı, hayvan alıp sattığı, personele parasını belli bir kar payı ile ödediği yönünde dedikodular olduğunu söylediği, bunun üzerine, sanık E.Hv.Kont.Kur.Alb. İ.K.'nin, diğer sanık Hv.Kont.Yb. A.G.yi çağırarak konuyu araştırmasını söylediği, sanık Hv.Kont.Yb. A.G.nin bir iki gün sonra Harekât Eğitim Komutanlığı personelini brifing salonunda toplayarak, Hv.Rd.Kd.Çvş. İ.E. ve Hv.Rd.Üçvş. D.Ç.ye villada yaşayıp yaşamadıklarını, personelden para alıp almadıklarını sorduğu, yine konuşmasının devamında kimsenin kimseye kefil olmaması, birbirlerinden borç para alıp vermemeleri konusunda toplantıya katılan personele ikazda bulunarak, Hv.Rd.Kd.Çvş. İ.E.ye de bir ay süre tanıdığını, bu süre içerisinde kendisine para verenlere paralarını iade etmesini, sonrasında iade ettiğine dair banka dekontlarını getirip göstermesini, ayrıca mal beyannamelerini yenilemelerini, eğer bu hususun devam ettiğine dair bir şey tespit ederse adı geçen personel ile ilgili cezai işlem başlatacağını ifade ettiği, yapılan bu toplantıdan bir süre sonra Hv.Rd.Kd.Çvş. İ.E.in kendisine para veren iki personele paralarını iade ettiğine dair banka dekontlarını sanık Hv.Kont.Yb. A.G.'ye teslim ettiği, sanık Hv.Kont.Yb. A.G.'nin da bu durumu diğer sanık E.Hv.Kont.Kur.Alb. İ.K.'ye bildirdiği, bir süre sonra ortada konuşulan para miktarının çoğalması üzerine, tanık Hv.Rd.Kd.Bçvş. F.O.G.nin konuyu yine sanıklara ilettiği, bu sefer sanık E.Hv.Kont.Kur.Alb. İ.K.'ın konu ile sanık
in ilgilendiğini söylediği, sanık Hv.Kont.Yb. A.G.'nin ise sen de kooperatiften ev alıp satıyorsun,
astsubay da
astsubay da ticaret yapıyor, ben bunu bilemem, ben ne yapacağım dediği ve sanıkların İ.E. hakkında herhangi bir adli, idari veya disiplin işlemi tesis etmedikleri, böylece, sanıkların madununun suçları hakkında kasten kanuni takibatta bulunmamak suçunu işledikleri kabul edilerek, yukarıda yazılı olduğu şekilde ayrı ayrı mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
ASCKnın 145inci maddesinde düzenlenen astının suçu hakkında kasten kanuni takibatta bulunmamak suçunun oluşması için, kanuni takibatta bulunmaya yetkili ve görevli amirin, astının suçunu herhangi bir şekilde öğrenmesine rağmen, astını kovuşturmadan kurtarmak amacı ile hareket etmesi ve bu amaç ile astı hakkında kasten kanuni takibatta bulunmaması gerekmektedir.
Askeri Yargıtay'ın istikrar bulmuş kararlarında, 353 sayılı Kanun'un 95'inci maddesi bağlamında, Birlik Komutanı veya Kurum Amirinin, maiyetinden birinin askeri mahkemelerin görev alanına giren bir suçu işlediğini öğrendiğinde, suç dosyasını hazırlayarak adli yönden bağlı bulunduğu askeri mahkemenin teşkilâtında kurulduğu komutanlığa göndermesi gerekirken, bilerek ve isteyerek suç dosyası düzenlemeyerek astının ceza almasını engellemesi, astının suçu hakkında kasten kanuni takibatta bulunmamak suçunu oluşturduğu kabul edilmektedir (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 30.6.2011 tarihli, 2011/74-72 E.K.; 1'inci Dairesinin 9.1.2013 tarihli, 2013/147-8 E.K.; 14.10.2015 tarihli, 2015/577-617 E.K.; 2'nci Dairesinin 13.6.2001 tarihli, 2001/457-452 E.K.; 14.6.2006 tarihli, 2006/907-901 E.K.; 24.6.2009 tarihli, 2009/1315-1311 E.K.; 30.11.2011 tarihli, 2011/939-941 E.K.; 21.5.2014 tarihli, 2014/563-570 E.K.; 16.9.2015 tarihli, 2015/404-428 E.K.; 6.1.2016 tarihli, 2015/598 E.- 2016/5 K.; 3'üncü Dairesinin 5.5.2009 tarihli, 2009/1117-1180 E.K.; 29.5.2012 tarihli, 2012/718-706 E.K.; 3.3.2015 tarihli, 2015/139-133 E.K.; 2.6.2015 tarihli, 2015/320-327 E.K.; 4'üncü Dairesinin 25.10.2000 tarihli, 2000/687-707 E.K.; 14.3.2006 tarihli, 2006/401-400 E.K.; 7.12.2010 tarihli, 2010/2391-2399 E.K.; 30.9.2014 tarihli, 2014/739-738 E.K. sayılı kararları).
353 sayılı Kanun'un 95/2'nci maddesi "Askeri birlik komutanı veya askeri kurum amiri maiyetinden birinin kendisine ihbar veya şikâyet olunan veyahut diğer suretle öğrendiği, askeri mahkemelerin görev alanına giren suçları hakkında şüphelinin kimliğini, isnat olunan suçu ve bu suçun delillerini gösterir bir vaka raporu düzenler ve adli yönden bağlı bulunduğu askeri mahkemenin teşkilâtında kurulduğu kıta komutanı veya askeri kurum amirine gönderir."; aynı Kanun'un 96/2'nci maddesi ise "Basit işlerde disiplin amirinin veya disiplin subayının yaptığı soruşturma ile yetinilebilir." şeklindedir.
Bu hükümlerden, disiplin amiri olan Birlik Komutanı veya Kurum amirinin maiyetinden birinin suç işlediğini öğrendiğinde, soruşturmanın ilk işlemlerini yapmak, suç dosyasını hazırlamak ve hazırladığı suç dosyasını silsile yoluyla adli yönden bağlı bulunduğu askeri mahkemenin teşkilâtında kurulduğu kıta komutanı veya askeri kurum amirine göndermek görevinin bulunduğu anlaşılmakla, sanık E.Hv.Kont.Kur.Alb. İ.K.nin
Komutanı; sanık Hv.Kont.Yb. A.G.nin
Komutanlığı Harekât Eğitim Komutanı ve her ikisinin de Hv.Rd.Kd.Çvş. İ.E.nin sıralı disiplin amirlerinden olduğundan, her iki sanığın da maiyetleri olan Hv.Rd.Kd.Çvş. İ.E. hakkında kanuni takibatta bulunmaya yetkili ve görevli oldukları hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır.
Tanık Hv.Rd.Kd.Bçvş. F.O.G. tarafından Hv.Rd.Üçvş. İ.E. ve Hv.Rd.Üçvş. D.Ç. ile ilgili olarak, sanık E.Hv.Kont.Kur.Alb. İ.K.ye iletilen, sanık E.Hv.Kont.Kur.Alb. İ.K. tarafından da diğer sanık Hv.Kont.Yb. A.G.ye aktarılan bir bilginin varlığı sanıklar tarafından kabul edildiği gibi, tüm dosya kapsamı ile sabittir.
Aktarılan bilginin mahiyeti açısından deliller incelendiğinde;
Sanık E.Hv.Kont.Kur.Alb. İ.K.'nin; Askeri Savcılık ifadesinde (klasör 2 dizi 390-391), "
Tam tarihini hatırlamamakla birlikte İcra Astsubayım O.F.G. yanıma geldi. Radardaki bazı arkadaşların personelden para toplayıp karşılığında kar ile para verdiğini söyledi. Ben de bunun üzerine A.G. Binbaşıyı çağırdım. Durumu kendisine izah ettim
"; Askeri Mahkemeye sunduğu yazılı beyanında (klasör 3 dizi 46-47), "
İcra astsubayım O.G., yanıma geldi. Radardaki bazı arkadaşların personelden para toplayıp dana satın aldıklarını söyledi. Ben de bunun üzerine A.G. Binbaşıyı çağırdım. Durumu kendisine izah ettim..."; Askeri Mahkeme huzurundaki sorgu ve savunmasında (klasör 3 dizi 57), "
bir gün icra astsubayım F.O.G. yanıma geldi, radardaki bazı personelin arkadaşlarından para toplayıp dana satın aldıklarını söyledi, bunun üzerine ben Bnb. A.G.ı çağırdım, konuyu araştırmasını istedim
" şeklinde beyanlarda bulunduğu;
Sanık Hv.Kont.Yb. A.G.ın; Askeri Savcılık ifadesinde (klasör 2 dizi 392-393), "2011 senesinin başlarında Mevzi Komutanımız İ.K. beni yanına çağırdı ve bana İ.E. ve D.Ç.nin Radardaki personelden para toplayıp, yüzde yüze yakın kar payı verdiklerini, lüks arabalara bindiklerini ve villada yaşadıklarını bilip bilmediğimi sordu. Ben de bilmediğimi ve araştırıp bu konuda kendisine bilgi vereceğimi söyledim..."; Askeri Mahkemeye sunduğu yazılı beyanında (klasör 3 dizi 50-52), "
2011 yılının ilk aylarında bir gün Mevzi Komutanımız A.İ.K. beni odasına çağırdı. Bana; D. Astsb.ın lüks arabaya bindiği, İ.Astsb. İle birlikte villada yaşadıkları ve arkadaşlarından para toplayarak İ.nin hayvancılıkla meşgul ailesine ilettikleri yönünde iddialar olduğunu bu konu hakkında bilgimin olup olmadığını sordu
"; Askeri Mahkeme huzurundaki sorgu ve savunmasında (klasör 3 dizi 58), "
2011 yılının ilk aylarında bir gün Mevzi Komutanımız Albay İ.K. beni odasına çağırdı. Bana; D. Astsb.ın lüks arabaya bindiği, İ. Astsb. ile birlikte villada yaşadıkları ve arkadaşlarından para toplayarak İ.nin hayvancılıkla meşgul ailesine ilettikleri yönünde iddialar olduğunu bu konu hakkında bilgimin olup olmadığını sordu
şeklinde beyanlarda bulunduğu;
Tanık Hv.Rd.Kd.Bçvş. F.O.G.'nin; idari tahkikat heyetine verdiği (klasör 2 dizi 46-48) ve Askeri Savcılık (klasör 2 dizi 375-376) ifadesinde kabul ve tekrar ettiği ifadesinde, "Yaklaşık 1,5 yıl önce birlik komutanım olan Kur.Alb. İ.K.'a Üçvş. İ.E. ve Üçvş. D.Ç.'nin mesaiye lüks araçlarla gelip gittiklerini, Üçvş. İ.E.'nin babası aracılığı ile büyükbaş hayvan alım, satım ve yetiştiriciliği yaptığını, bu kapsamda 6 ayda % 40 ve bir yılda da % 100 kar payı vereceğim diyerek, personelden kredi çekmelerini istediğini, bazı personelin kendisine para verdiğini, bu sisteme 'Dana Bank' ismini verdiklerini söyledim. Kur.Alb. İ.K. o dönem Hrk.Eğt.K. olan Yb. A.G.'a konuyu aktardı
"; Askeri Savcılık (klasör 2 dizi 375-376) ifadesinde, "
Atandıktan yaklaşık birkaç ay sonra bizim Radarda çalışan bazı arkadaşların dana alıp satarak altı ay içerisinde yüzde kırk kar vaat ettiklerini duydum. Bunun üzerine insanlar zarar görmesin, komutanın da bu durumdan haberi olsun diye bir takım araştırmalar yaptım. İ.E. ve D.Ç.ın bu işin başında olduklarını öğrendim ve edindiğim diğer bilgiler ile birlikte Mevzi Komutanımız İ.K. albaya durumu arz ettim
"; Askeri Mahkeme huzurunda verdiği ifadesinde (klasör 4 dizi 784), "
İ.E.in
te villada kaldığını biliyorum, özel arabası ile gelip giderdi, İ.E.in personelden para aldığı, hayvan alıp sattığı, personele parasını belli bir kâr payı ile ödediği yönünde dedikodular vardı, ben Mevzi Komutanı İ.K. Albayımın İcra astsubayıydım, söz konusu dedikoduları kendisine ilettim
" şeklinde beyanlarda bulunduğu;
Birlikte dikkate alındığında, sanıklara; Hv.Rd.Üçvş. İ.E. ve Hv.Rd.Üçvş. D.Ç. ile ilgili olarak, Hv.Rd.Üçvş. İ.E.'nin babası aracılığıyla hayvan alım-satım işi yaptığı, bu hayvan alım satım işi kapsamında Birlikteki bazı personelden kar payı vereceğini söyleyerek para topladığı yönündeki iddiaların iletildiği kabul edilmiştir.
Ancak, sadece bu iddiaların kendilerine iletilmiş olması, sanıkların suç dosyası tanzim etmesi için yeterli değildir. Bu iddialarla ilgili suç dosyası hazırlanmasına yeterli şüphe sebeplerinin mevcut olması da gerekmektedir.
Sanık Hv.Kont.Yb. A.G.nin, diğer sanık E.Hv.Kont.Kur.Alb. İ.K.'den aldığı araştırma emri doğrultusunda, tüm Harekât Eğitim Komutanlığı personeli ile toplantı yaptığı, bu toplantı sırasında, Hv.Rd.Üçvş. İ.E. ve Hv.Rd.Üçvş. D.Ç.'ye iddialar hakkında bilgilerini sorduğunda, elde ettiği bilgilere ilişkin deliller incelendiğinde;
Sanık E.Hv.Kont.Kur.Alb. İ.K.'nin; Askeri Savcılık ifadesinde (klasör 2 dizi 390-391), "
A.G. Binbaşı bir süre sonra yanıma geldi ve İ.E.nin babasının çiftliğinde bulunan hayvancılık faaliyetine para alıp karşılığında faizli olarak para verdiğini, kendisinin tüm personeli toplayıp bu faaliyetlere son verilmesini gerektiğini, kimden para alındı ise o paraların iade edilip dekontlarının kendisine gösterilmesini istediğini beyan ettiğini
"; Askeri Mahkemeye sunduğu yazılı beyanında (klasör 3 dizi 46-47), "
A.G. Binbaşı bir süre sonra yanıma geldi ve İ.E.nin iki arkadaşından para alarak hayvancılık işiyle uğraşan babasına gönderdiğini ve babasının üzerine kar koyarak danaları sattıktan sonra parayı geri ödediğini, anılan iki kişinin de şikayetçi olmadığını, herhangi bir şikayetlerinin bulunmadığını bana söyledi
"; Askeri Mahkeme huzurundaki sorgu ve savunmasında (klasör 3 dizi 57), "
bir süre sonra Bnb. A.G. yanıma geldi. İ.E.nin iki arkadaşından para alarak hayvancılık işi ile uğraşan babasına gönderdiğini, babasının danaları sattıktan sonra parayı geri ödediğini, anılan iki kişinin şikayetçi olmadığını, keza bu konuda personeli toplayarak bu tür faaliyetlere son vermelerini ve personele paralarının iade edilerek dekontlarının kendisine getirilmesini söylediğini, bunun üzerine İ.E.in iki kişiden para aldığını ve geri ödediğini belirterek dekontları gösterdiğini söyledi
" şeklinde beyanlarda bulunduğu;
Sanık Hv.Kont.Yb. A.G.ın; Askeri Mahkemeye sunduğu yazılı beyanda (klasör 3 dizi 50-52), "
Parayı nereden bulduklarını sorduğumda; Astsb. İ.nin ailesinin hayvancılıkla uğraştığını, paralarını Astsb. İ.nin ailesine göndererek hayvan alıp sattıklarını söylediler
"; Askeri Mahkeme huzurundaki sorgu ve savunmasında (klasör 3 dizi 58), "
Parayı nereden bulduklarını sorduğumda; Astsb. İ.nin ailesinin hayvancılıkla uğraştığını, paralarının Astsb. İ.nin ailesine göndererek hayvan alıp sattıklarını söylediler
şeklinde beyanlarda bulunduğu;
Hv.Rd.Üçvş. İ.E.'nin Askeri Mahkeme huzurundaki sorgu ve savunmasında (klasör 4 dizi 781), "
hakkımda şikayette bulunulması üzerine o zamanki rütbesi binbaşı olan Yb. A.G. beni odasına çağırdı. Ticaret yapmanın yasak olduğunu, para aldığım kişilerin paralarını derhal iade etmemi emretti
A. binbaşım birlikte bulunan personeli brifing salonunda topladı, bu tür faaliyetlerin yasak olduğunu ve kimsenin girmemesi gerektiğini söyledi, bunun dışında hakkımda herhangi bir cezai işlem uygulanmamıştır
şeklinde beyanlarda bulunduğu;
Birlikte dikkate alındığında, sanıkların; Hv.Rd.Üçvş. İ.E.'nin babası aracılığıyla hayvan alım-satım işi yaptığını, bu hayvan alım satım işi kapsamında Birlikteki bazı personelden kar payı vereceğini söyleyerek para topladığını tespit ettikleri anlaşılmaktadır.
Birlik Komutanı veya Kurum Amirinin, maiyetinden birinin askeri mahkemelerin görev alanına giren bir suçu işlediğini öğrenmesinden kasıt, maiyetin üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olması değildir.
Bilindiği üzere, CMKnın 170/2nci maddesine göre, Cumhuriyet savcıları ve askeri savcılar tarafından, kamu davası, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphenin bulunması halinde açılmakta; CMKnın 223/5inci maddesine göre, mahkemeler tarafından, mahkûmiyet kararı, suçun işlendiğinin sabit olması halinde verilmektedir.
Dolayısıyla, Birlik Komutanı veya Kurum amirinin suç dosyası tanzim etmesi için; suçun işlendiğinin sabit olması veya suçun işlendiği hususunda yeterli şüphenin bulunması gerekmemekte; bu hallerden, daha basit bir şüphenin varlığı yeterli bulunmaktadır. Bunun gibi, sanıkların, Hv.Rd.Üçvş. İ.E.'nin eyleminin ticaret yapmak suçunu oluşturup oluşturmadığını değerlendirmesi de hukuken mümkün ve doğru değildir.
Bu kabul ve açıklamalar doğrultusunda; sanıklar tarafından tespit edilen Hv.Rd.Üçvş. İ.E.'nin ailesi (babası) aracılığıyla hayvan alım-satım işi yapması eyleminin, ASCKya 2183 sayılı Kanunla eklenen Ek Madde 1de tanımlanan ticaret yapmak suçu kapsamında değerlendirilebilecek bir eylem olduğu ve sanıkların, anılan eylem nedeniyle Hv.Rd.Üçvş. İ.E. hakkında Birlik Komutanlığı kapsamında gerekli soruşturma işlemlerini yapıp, suç dosyasını tanzim ederek, adli yönden bağlı bulunduğu askeri mahkemenin teşkilâtında kurulduğu komutanlığa göndermesi gereğinin ortaya çıktığı sonucuna varılmıştır.
Suç tarihlerinde üstsubay rütbesiyle görev yapan tecrübeli subaylar olmaları ve Komutanlık görevlerinde bulunmaları nedeniyle, bilgi eksikliklerinin olması mümkün görülmeyen sanıklardan, Hv.Kont.Yb. A.G.nin, diğer sanık E.Hv.Kont.Kur.Alb. İ.K.nin emri ve talimatı doğrultusunda, Hv.Rd.Üçvş. İ.E.'ye ticaret yapmanın yasak olduğunu, para aldığı kişilerin paralarını iade etmesini, dekontları getirip göstermesini, mal beyanında bulunmasını söylemesine karşılık, Hv.Rd.Üçvş. İ.E.nin ve olayla ilgili Hv.Rd.Üçvş. D.Ç., Hv.Rd.Bçvş. Ö.Y.K. ile Hv.Rd.Bçvş. V.V.'nin ifadelerini dahi almadan ve bu olaydan bir süre sonra tanık Hv.Rd.Kd.Bçvş. F.O.G.'in, Hv.Rd.Üçvş. İ.E.nin eylemlerine devam ettiğini bildirmesine rağmen, hatta sanık Hv.Kont.Yb. A.G.'nin, tanık Hv.Rd.Kd.Bçvş. F.O.G.'ye
ne yapayım şefim, bu saatten sonra kimi araba alıp satıyor, kimi ev alıp satıyor, sen de ev alıp satıyorsun, bir şey diyor muyuz veya
Sen de kooperatiften ev alıp satıyorsun, İ. Astsubay da, T. Astsubay da ticaret yapıyor, ben bunu bilemem, ben ne yapacağım şeklinde sözler söyleyerek adli işlem yapmaya gerek görmemeleri şeklindeki eylemleri göz önüne alındığında, sanıkların suç kastı ile hareket ettiği sonucuna varılmıştır.
Bu bağlamda, Askeri Mahkemece; sanıklar hakkında; yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere ve oluşan vicdani kanaate göre, yasal, haklı ve inandırıcı gerekçeler gösterilmek suretiyle, suçlarının sübutunu kabulde; vasıflarının tayininde; temel cezaların asgari hadden tayin edilmesinde; takdiri indirim sebepleri göz önünde bulundurularak azami oranda indirim yapılmasında; hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmamasında; hükmolunan hapis cezalarının ertelenmesi yerine, adli para cezasına çevrilip taksitlendirilmesinde; usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ve dolayısıyla sanık E.Hv.Kont.Kur.Alb. İ.K. müdafii, sanık Hv.Kont.Yb. A.G. ve müdafiinin temyiz sebeplerinde haklılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, mahkûmiyet hükümlerinin ayrı ayrı onanmasına karar verilmiştir.
Üye
; sanıkların maiyetinin faaliyetini yazılı ve resmi bir şekilde öğrenme durumunun söz konusu olmaması ve astının suçunu araştırma görevinin bulunmaması nedeniyle sanıkların eylemlerinin suç oluşturmayacağı görüşüyle; Üye
; sanıkların eylemlerinin görevi kötüye kullanmak suçuna vücut vereceği görüşüyle; çoğunluk kararına katılmamışlardır.
Öte yandan, yapılan temyiz incelemesi sırasında;
Tanıklar A.I., H.T.K. ve S.T.nin ifadelerinin yer aldığı
Asliye Ceza Mahkemesinin istinabe duruşma tutanağının hâkim ve tutanak katibi tarafından imzalanmadığı ve adı geçen tanıkların ayrı ve sonraki tanıklar yanında bulunmaksızın dinlenip dinlenmediğinin belli olmadığı (klasör 3 dizi 726-727);
Tanıklar A.D., N.D., E.E., T.Y., M.E.İ., H.T., M.K. ve U.Ç.nin ifadelerinin tespit edildiği
Askeri Mahkemesinin istinabe duruşma tutanağı (klasör 3 dizi 735-739) ile tanık M.A.K.nin ifadesinin tespit edildiği
Askeri Mahkemesinin istinabe duruşma tutanağında (klasör 4 dizi 945), Askeri Savcının ismi yer almamasına rağmen, duruşma esnasında tanık ifadelerine karşı Askeri Savcının diyeceklerinin tespit edildiği, bu durumda Askeri Savcının duruşmada hazır bulunup bulunmadığı, dolayısıyla duruşmanın usulüne uygun şekilde icra edilip edilmediği hususunda tereddüt ve çelişki oluştuğu;
Tanıklar S.A. ve M.D.nin ifadelerinin tespit edildiği
Asliye Ceza Mahkemesinin istinabe duruşma tutanağında (klasör 3 dizi 760-761), tanıkların ayrı ve sonraki tanıklar yanında bulunmaksızın dinlenip dinlenmediğinin belli olmadığı;
Anlaşılmakta ise de; adı geçen tanıkların temyiz incelemesi dışı kalan ticaret yapmak suçunun sanıkları Hv.Rd.Üçvş. İ.E. ve Hv.Rd.Bçvş. M.B.nin eylemlerine ilişkin olarak beyanda bulunmuş olmaları, temyize konu sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine bu tanıkların ifadelerinin esas alınmaması ve maddi olayın diğer tanık beyanları ile açıkça ortaya konulması nedeniyle, hatalı olan bu hususlara işaret edilmekle yetinilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
1. Sanık E.Hv.Kont.Kur.Alb. İ.K. müdafiinin temyiz sebeplerinin kabule değer görülmemesi nedeniyle, 353 sayılı Kanunun 217/2inci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan sanık E.Hv.Kont.Kur.Alb. İ.K. hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
2. Sanık Hv.Kont.Yb. A.G. ve müdafiinin temyiz sebeplerinin kabule değer görülmemesi nedeniyle, 353 sayılı Kanunun 217/2inci maddesi gereğince REDDİNE;
Usûl ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan sanık Hv.Kont.Yb. A.G. hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
5.4.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak, Üyeler
ve
nin karşı oyları ve oy çokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy