(1632 S. K. m. 130) (5237 S. K. m. 50, 52, 62) (5271 S. K. m. 176, 190)
Askeri Mahkemece;
Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yapan sanığın, olay günü koğuşta J.Er V.A. ile tartışıp kavga ettiği, kavga sonrası sanığın koğuşta ranzalara asılı durumda bulunan piyade tüfeklerinden birisini alarak koğuşun dışına çıktığı, tüfeği tam dolduruşa getirip, emniyeti açtıktan sonra havaya 3 el ateş etmek suretiyle askeri eşyayı kasten tahrip etmek suçunu işlediği kabul edilerek, mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Sanığın talimat yolu ile sorgusunun tespit edildiği
Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan 19.10.2015 tarihli oturumda, iddianamenin okunmasını müteakip sanığın sorgu ve savunmasının tespit edildiği,
Bu duruma göre; 5271 sayılı CMKnın 176ncı maddesine göre iddianamenin tebliği ile duruşma günü arasında geçmesi gereken en az bir haftalık sürenin geçmediği, ayrıca, CMKnın 190ıncı maddesinde belirtilen 7 günlük süreye uyulmamış ise hâkim duruşmaya ara verilmesini istemeye hakkı olduğunu sanığa hatırlatır hükmünün uygulanmadığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği gibi, CMKnın 176ncı maddesinde düzenlenmiş olan süre, savunma hakkının özüne ilişkindir. Anayasamızın 36ncı maddesinde de yer verilen Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6ncı maddesindeki adil yargılanma hakkı temel kavramının kapsamında kendisine yöneltilen isnadı detaylı olarak ve anlayabileceği bir şekilde öğrenme hakkının yanı sıra savunma hakkı açısından önem taşıyan savunmayı hazırlamak için yeterli zaman ve imkâna sahip olma hakkıda temel bir hak olarak düzenlenmiştir. Sanığa hatırlatılıp onayı alınmadan 7 günlük süreye uyulmaması, sanığın savunma hakkını esaslı suretle kısıtlayacağı için, hem 353 sayılı Kanunun 207nci maddesindeki mutlak bozma sebebini oluşturmakta, hem de Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6ncı maddesi ihlali niteliği taşımaktadır. Öte yandan, duruşmanın bir başka güne bırakılmasını isteme hakkı olduğunun sanığa hatırlatılmaması ile, diğer bir temel hak olan haklarını öğrenme hakkı ihlal edilerek yine savunma hakkı özünün kısıtlandığı görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle, sanığa savunmasını hazırlaması için yasal hazırlık süresi hakkı olduğu hatırlatılmayarak, adil yargılanma hakkı kapsamında savunma hakkının ihlal edildiği anlaşıldığından ve bu usule aykırılık 353 sayılı Kanunun 207nci maddesine göre mutlak bozma nedeni teşkil ettiğinden, mahkûmiyet hükmünün usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Yukarıda belirtilen bozma nedeni karşısında diğer hususlarda inceleme yapılmamıştır.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Müdafiin temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, mahkûmiyet hükmünün usul yönünden BOZULMASINA;
22.3.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy