(1632 S. K. m. 135) (5237 S. K. m. 62, 252) (5271 S. K. m. 176, 182, 188, 190)
Askeri Mahkemece;
Sınır Karakolunda askerlik hizmetini yerine getiren sanığın, 15.4.2011 günü 10.00-14.00 saatleri arasında Doğu-3 nöbet kulübesinde terhisli P.Er C.C. ve terhisli P.Er B.S. ile birlikte nöbetçi olduğu, tutulan nöbet esnasında O.Ş. isimli sivil bir şahsın nöbet yerine gelerek sanık ile konuşmaya başladığı ve sınırdan kaçakçılık yapılmasına göz yumması halinde kendisine geçiş başına 2.000 TL para vereceği teklifinde bulunduğu, sanığın da rüşvet anlaşmasını kabul etmesi üzerine, O.Ş.'nin yarına cep telefonu getireceğini söyleyerek nöbet yerinden ayrıldığı, ertesi gün olan 16.4.2011 günü 10.00-14.00 saatleri arasında sanığın terhisli P.Onb. H.T. ve C.C. ile birlikte Doğu-3 nöbet kulübesinde nöbetçi olduğu, tutulacak olan nöbete gitmeden önce C.C.'nin bir gün öncesinde gerçekleşen sanık ile O.Ş. arasındaki diyalogu P.Uzm.Çvş. M.S.'ye anlattığı, M.S.'nin sanığı takibe alması hususunda C.C.'ye talimat verdiği, ardından sanığın H.T. ve C.C. ile birlikte Doğu-3 nöbet kulübesine giderek nöbetini tutmaya başladığı, kısa bir süre sonra ise O.Ş.in nöbet kulübesinin bulunduğu tarafa gelerek üzerinde
numaralı hat bulunan bir adet cep telefonunu sanığa teslim ettiği ve
. numaralı hattan kendisine ulaşabileceğini söyleyerek nöbet kulübesinden ayrıldığı, yapılan konuşma ve görüşmelere şahit olan C.C.'nin de O.Ş.'nin söylemiş olduğu cep telefonu numarasını komutanlarına göstermek amacıyla bir kâğıda not aldığı, sanığın ise teslim almış olduğu cep telefonunu nöbet kulübesinin 30 metre doğusunda bulunan su kuyusunun yanına toprağa gömdüğü, nöbet hizmetinin sona ermesini müteakip sanık ile C.C. ve H.T.nin karakola geri döndüğü, tüm nöbetçilerin karakola dönmelerini müteakip terhisli P.Tğm. İ.K., P.Uzm.Çvş. A.A. ve M.S.'nin askerler üzerinde arama yaptığı ve sanığın üzerinden kağıda yazılmış olan cep telefonu numarası çıktığı, ardından ise nöbetçilerin üzerini değiştirmeleri için karakolun içine gönderildikleri, kısa bir süre sonra C.C. ile M.S.'nin karakolun arka kısmında bir araya geldikleri ve M.S.'nin C.C.'ye sanığın cep telefonunu nereye sakladığını sorduğu, C.C.'nin ise cep telefonunun saklandığı yeri komutanına tarif ettiği, M. S.'nin de bunun üzerine karakoldan ayrılarak Doğu-3 nöbet kulesinin olduğu yere gittiği ve yapılan aramalar sonucunda sanığa ait
.. IMEİ numaralı
marka cep telefonunun bulunduğu ve böylece rüşvet almak suçunu işlediği kabul edilerek, atılı suçtan yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Hakkında yakalama kararı verilen sanığın sorgu ve savunmasının, istinabe mahkemesince duruşma yapılmaksızın ve Askeri Savcının katılımı sağlanmaksızın duruşmasız işlere ait kararla tespit edildiği, ayrıca bu sırada sanığa bir haftalık yasal savunma süresinin hatırlatılmadığı ve bu konuda feragati olup olmadığının sorulmadığı görülmekte olup, bu durum, CMKnın 176, 182, 188/1 ve 190/2nci maddesi bağlamında, usûl kurallarına aykırılık oluşturduğundan, mahkûmiyet hükmünün usule aykırılıktan bozulmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar, mahkûmiyet hükmünün usule aykırılıktan bozulmasına karar verilmiş ise de; sanığın rüşvet anlaşması yaptığı kabul edilen sivil şahıs O.Ş. hakkında yapılan yargılama akıbetinin araştırılması ve sonucunun (iddianame, gerekçeli karar, kesinleşme şerhi v.b.) dava dosyasına ithali gerektiğine, bozma sebebi karşısında, işaretle yetinilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca, usule aykırılık nedeniyle BOZULMASINA,
22.3.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy