(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 50, 52, 62)
17.1.2012 tarihinde başka bir suçu nedeniyle tutuklu olduğu cezaevinden tahliyesini müteakip, aynı gün bir gün yol süresi verilerek serbest olarak Birliğine sevk edilen sanığın, 19.1.2012 tarihinde Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, bir süre bu şekilde Birliğinden ayrı kaldıktan sonra 7.2.2012 tarihinde yakalandığı, yakalanmasını müteakip aynı gün Birliğine teslim edilen sanığın, 8.2.2012 tarihinde Birliğinden izinsiz olarak ayrıldığı, bir süre daha Birliğinden ayrı kalan sanığın 14.3.2012 tarihinde tekrar yakalandığı, böylece 19.1.2012-7.2.2012 ve 8.2.2012-14.3.2012 tarihleri arasında iki ayrı firar suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Sanığın kovuşturma aşamasında yapılan adli müşahedesi sonucunda, psikiyatrik açıdan askerliğe elverişli ve cezai ehliyetinin tam olduğu, adli rapor ve hasta taburcu tezkeresinden anlaşılmakla birlikte, söz konusu adli rapor içeriğinde, sanık hakkında kesinleşmiş mahkûmiyet hükmünün bulunmadığı kabulüne yer verildiği görülmektedir.
Oysa ki, sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına sebep olan ve atılı suç tarihlerinden önce kesinleşen mahkûmiyet hükmünün varlığı hususunda duraksama bulunmamaktadır.
Diğer taraftan, 18.9.2015 tarihinde istinabe mahkemesi huzurunda tespit edilen savunmasında, sanığın askerliğe elverişsiz bulunduğuna dair rapor verildiğini beyan ettiği görülmektedir.
Bu itibarla, öncelikle, sanığın söz konusu savunmasının gerçeği yansıtıp yansıtmadığı araştırılarak, sanığın savunmasının doğruluğu halinde, hakkında düzenlenen TSK Sağlık Kurulu Raporu aslının veya onaylı suretinin temin edilip, suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığının, hakkında verilen kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunduğu da gözetilerek, ek sağlık kurulu raporuyla tespiti ve buna göre hüküm kurulması gerektiğinden, mahkûmiyet hükümlerinin noksan soruşturma yönünden ayrı ayrı bozulmasına karar verilmiştir.
Ayrıca, sanığın üzerine atılı ilk firar suçunun başlangıç tarihine ilişkin olarak, askerlik şubesinin sevk yazısında sanığa 19.1.2012 tarihinde Birliğine katılacağının tebliğ edildiği, dolayısıyla 19.1.2012 tarihinde saat 24.00a kadar Birliğine katılmasının mümkün olduğu göz önüne alındığında, bu suçun temadisinin başlangıcının 20.1.2012 tarihi olarak belirlenmesi yerine, oluşa aykırı şekilde, 19.1.2012 tarihi olarak belirlenmesi hatalı olduğundan, 19.1.2012-7.2.2012 tarihleri arasında işlendiği kabul edilen firar suçunun, suç tarihi hatası nedeniyle de bozulması gerekmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
1) Sanığın ve müdafiin temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca, 19.1.2012-7.2.2012 tarihleri arasında işlendiği kabul edilen firar suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, noksan soruşturma ve suç tarihi hatası yönlerinden BOZULMASINA; tebliğnameye sonuçta uygun sebepte kısmen aykırı olarak,
2) Sanığın ve müdafiin temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca, 8.2.2012-14.3.2012 tarihleri arasında işlendiği kabul edilen firar suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün, noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA; tebliğnameye uygun olarak,
22.3.2016 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy