(5237 S. K. m. 50, 52, 62, 125) (5271 S. K. m. 307) (353 S. K. m. 227)
Askeri Mahkemece, katılan Topçu Uzm.Çvş. A.D.'ın olay tarihinde
Komutanlığınca görevlendirilen idari tahkikat heyetine ifade vermek üzere Lojistik Destek Komutanlığı binasına gittiği, sanık Per.Alb. İ.H., İs.Ütğm. S.D. ve Mu.Kd.Bçvş. Ş.G.den oluşan heyet tarafından kendisine idari tahkikata konu olan Topçu Tb. K.lığı garajı ve cephanelik hakkında sorular sorulduğu, sorular çerçevesinde ifadesini verdikten sonra oradan ayrıldığı, bir gün sonra 17.10.2012 günü saat 17.00 sıralarında kışla santralinden kendisine bir telefon geldiğini ve sanık tarafından çağrıldığını öğrendiği, bunun üzerine heyetin bulunduğu Loj.Des. K.lığına giderek, çalışma yapılan odaya girip tekmil vermesinin ardından sanığın katılana "sen yalancısın, yalan söylüyorsun, senin defterini düreceğim" şeklinde bir hitapta bulunduğu, tüm dosya kapsamından anlaşılmakla maddi olgular olarak sabit olup, Askeri Mahkemenin kabulü de bu yöndedir.
Bu itibarla, Askeri Mahkemece; sanığın, tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan, yasal ve inandırıcı gerekçelerle, alt sınırdan ceza tayin edilip takdiri indirim yapılarak ve cezada kazanılmış hak gözetilerek, yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasında ve haklı gerekçelerle erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamış olmasında; usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle, mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Bozma sebebi yapılmamakla birlikte;
İlk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmiş olması sebebiyle, gerek 353 sayılı Kanun'un 227'nci maddesinin 3'üncü fıkrasında gerekse de, 5271 sayılı CMK'nın 307'nci maddesinin 4'üncü fıkrasında yer alan; "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine...temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz" şeklindeki düzenlemeler karşısında, sanık açısından cezada kazanılmış hakkın söz konusu olduğu, buna göre; ilk hükümde "neticeten 500 TL adli para cezası" şeklinde belirlenen cezanın kazanılmış hak olduğu,
Askeri Mahkemece, bozmadan sonra yapılan yargılama neticesinde; sanık hakkında TCK'nın 125/1'inci maddesine göre hüküm kurulduğu bu maddede hapis cezası ile adli para cezasının seçenek olarak öngörüldüğü, mahkemenin uygulamaya ilişkin gerekçesinde( gerekçeli karar sayfa 4) adli para cezası yerine hapis cezasının seçildiğinin belirtildiği, bu sebeple sanık hakkında belirlenen 2 ay 15 günlük hapis cezasının 5237 sayılı TCK'nın 50/2'nci maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmesinin mümkün olmadığı, Mahkemece bu aşamadan sonra sadece daha önceki hükümde belirlenen cezada kazanılmış hak olan 500 TL adli para cezasına mahkûmiyete dair açıklama yapılarak hüküm kurulması gerekirken, gerekçeli kararda daha önceki cezada kazanılmış hakkın 25 gün hapis cezası olarak kabulü ve buna bağlı olarak 5237 sayılı Kanun'un 50 ve 52'nci maddeleri kapsamında hukuki değerlendirme ve uygulama yapılmasının kanuna aykırı olduğu hususuna işaret edilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
29.3.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy