(1632 S. K. m. 115) (353 S. K. m. 217)
Sanığın,
Loj.Des.K.lığı emrinde Bakım Birlik Komutanı olarak, katılanın ise, aynı Birliğin ast birliği olan
Bölük Komutanlığı emrinde tekerlekli araç teknisyeni olarak görevli olduğu, katılanın, babasının vefatının birinci yılı olması nedeniyle mevlüt okutmak istediğini belirterek, 9.5.2013 tarihinde kanuni izin talebinde bulunduğu, bu nedenle katılana,
Destek Komutanı tarafından, 15.5.2013 tarihinden itibaren, 2 gün yol izni dahil, toplam 7 gün izin verildiği ve buna ilişkin izin belgesinin 9.5.2013 tarihinde kendisine teslim edildiği, bu arada
Karargah Bölüğüne ait
plakalı
marka aracın 13.5.2013 tarihinde
'da serviste yapılacak periyodik bakımı için, tekerlekli araç teknisyeni bir personelin görevlendirildiği, ancak bu personelin anılan tarihte diş hekimi randevusu olduğunu bildirmesi üzerine, sanığın, Harekat ve Eğitim Subayını arayarak, bu personelin yerine başka bir personelin görevlendirilmesini istediği, Harekat ve Eğitim Subayının da, 1inci Bakım Bölük Komutan Vekili Bkm.Ütğm. H.K.'yi arayarak, personel görevlendirmesi için koordinede bulunduğu, Bkm.Ütğm. H.K.nin, katılanın ismini vermesi üzerine, Harekat ve Eğitim Subayının, katılanın ismini sanığa ilettiği, ardından,
Komutanlığınca, katılanın, 13.5.2013 tarihindeki görev için araç komutanı olarak görevlendirildiğinin bildirildiği, katılanın, bunun üzerine, görev tarihinden önce, Bl.K.V.Bkm.Ütğm. H.K. ve Hrk.Eğt.Sb.Bkm.Yzb. C.S.Ö.ye giderek, 15.5.2013 tarihinde planlı izninin olduğunu, gebe olan eşinin kontrolü olduğunu belirttiği, ancak bu kişilerce, katılana, görevin en fazla 1-2 günlük olduğunu, dolayısıyla iznine zamanında gidebileceğini söyledikleri, bunun üzerine katılanın görevlendirildiği şekilde aracı
a götürdüğü, serviste yapılan kontrolde, aracın bazı parçalarının başka yerlerden getirtilmesi gerekliliği nedeniyle bakımın uzayacağının söylenmesi üzerine, katılanın Bl.K.V.Bkm.Ütğm. H.K. ve Hrk.Eğt.Sb. Bkm.Yzb. C.S.Ö.yü telefonla arayarak, bakımın uzayacağını, eşinin ise 15.5.2013 tarihinde doktor randevusu olduğunu, bu esnada eşinin yanında olmak istediğini söylediği ve yerine başka birisinin görevlendirilmesini istediği, Bl.K.V.Bkm.Ütğm. H.K.nin da sanığın yanına giderek; bakımın uzadığını, katılanın 15.5.2013 tarihinde planlı izninin olduğunu, katılanın yerine başka birinin görevlendirilebileceğini, B.G. Asteğmenin uygun olduğunu bildirdiği, sanığın ise; eşinin durumu ölüm kalım meselesi mi diye sorduğu, Bl.K.V.Bkm.Ütğm. H.K.nin de; bildiğim kadarıyla değil diye cevap vererek katılanın söylediği eşinin kontrolünün önemli olduğuna dair bilgiyi sanığa iletmediği, sanığın da görevi tamamlamasını, izne geç ayrıldığı süre kadar izinden geç dönmesini söyleyerek, katılanın yerine başka bir personel görevlendirmesini yapmadığı, müteakiben Bl.K.V.Bkm.Ütğm. H.K.nin sanığın emrini katılana telefonla bildirdiği, bakımın tamamlanmasından sonra 16.5.2013 günü Birliğe dönen katılanın 17.5.2013 tarihi itibariyle izne ayrıldığı, 20.5.2013 tarihinde de katılanın eşinin sağlıklı gelişim göstermediği tespit edilen sekiz haftalık gebeliğinin tahliye edildiği, tüm dosya kapsamından maddi vakıa olarak anlaşılmaktadır.
Sanığa atılı suç, kasıtlı olarak işlenebilen bir suç olup, oluşumu için; memurun makam ve memuriyetinden kaynaklanan yetki, nüfuz ve gücü kötüye kullanarak, kanun ve nizamın belirlediği durum ve koşullardan başka suretle davranması, keyfi muamelede bulunması, bu yönde işlem yapması veya yapılmasını emretmesi gerekmektedir. Yine bu suçun oluşumu için, failin üstlük nüfuz ve otoritesini, rütbesini kötüye kullanması, asta manevi baskı yapması, astın da bu nüfuz, otorite ve manevi baskıdan çekinerek, failin kanunsuz emrine ya da isteğine boyun eğmek zorunda kalması gerekmektedir. Söz konusu madde, kanunlarda özel olarak yaptırıma bağlanmayan, ancak rütbe, makam ve memuriyet nüfuzunun kötüye kullanılması olarak nitelendirilebilecek eylemlerin de cezalandırılabilmesi amacıyla düzenlenmiş genel ve tamamlayıcı bir hükümdür.
Belirtilenler çerçevesinde somut olay irdelendiğinde; öncelikle, söz konusu görev için, başka bir personelin görevlendirildiği, ancak o personelin diş hekimi randevusu olması nedeniyle katılanın görevlendirildiği ve katılanın görevlendirilmesinin doğrudan sanık tarafından yapılmadığı, katılanın, görevlendirmeden önce yaptığı izin talebini, babasının ölüm yıldönümü nedeniyle mevlüt okutmak için yaptığını belirttiği, bu başvuruda, eşinin doktor kontrolüne ilişkin herhangi bir mazeret beyanında bulunmadığı, katılanın, Bl.K.V.'ye söylediği "eşinin kontrolünün önemli olduğuna" dair bilginin sanığa iletilmediği, ayrıca sanığın, Bl.K.V.'ye; eşinin durumu ölüm kalım meselesi mi? şeklindeki sorusuna da Bl.K.V. tarafından; "bildiğim kadarıyla değil diye cevap verildiği dikkate alındığında, sanığın katılanın eşinin rahatsızlığı ile ilgili herhangi bir bilgi sahibi olmadığının anlaşıldığı, bu durumda sanığın suç kastı ile hareket ettiğinin söylenemeyeceği kanaatine varıldığından, Askeri Mahkemece sanık hakkında verilen beraat kararının onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Katılanın kabule değer görülmeyen sebepsiz temyizinin, 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi uyarınca REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan beraat hükmünün ONANMASINA;
19.4.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy