(1632 S. K. m. 87) (5237 S. K. m. 62)
Birliği Komutanlığınca, kışla içerisinde bira dahil alkollü içki kullanılmasının, bulundurulmasının ve kışlaya sokulmasının yasak olduğuna dair emrin daha önce kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen, nöbetçi ambulans şoförü olarak görevlendirilen sanığın, 11.2.2011 tarihinde Birliğe soktuğu üç adet kutu biradan ikisini, 12.2.2011 tarihinde saat 03.00 sıralarında ambulansın içerisinde içtiği, içki içtiğinin revir nöbetçisi er tarafından, Nöbetçi Subayı Uzm.Çvş. Z.K.ye bildirilmesi üzerine, yakalanacağından korkarak, ambulansını hızlı bir şekilde eğitim alanına sürdüğü ve araç içerisindeki iki adet boş, bir adet dolu bira kutusunu çöpe attıktan sonra revire döndüğü, böylece hizmete ilişkin emri hiç yerine getirmemek suretiyle atılı suçu işlediği tüm dosya kapsamından maddi vakıa olarak anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; sanığın denetim süresi içinde kasti yeni bir suç işlemesi nedeniyle, hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasında; sanığın tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan, yasal ve inandırıcı gerekçelerle asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayin edilip takdiri indirim yapılmak suretiyle cezalandırılmasında, cezasının yasal imkânsızlık nedeniyle ertelenmemesinde ve seçenek yaptırımlara çevrilmemesinde, usul ve esas yönlerinden bozmayı gerektirecek nitelikte herhangi bir hukuka aykırılık saptanmadığından, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle, mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Üye
ve Üye
; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile; sanığa, deneme süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlememesi ve belirlenmişse denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmesi yönünde yükümlülükler getirildiği, bu iki yükümlülük açısından fark bulunmadığı, birinin ihlali hâlinde hükmün açıklanacağı ve cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının, infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilebileceği, zira CMKnın 231/11inci maddesinin bu hükmün uygulanmasını denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklerin ihlaliyle sınırlı tutmadığı, aksine, yasada,
kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen
ibaresine yer verilmekle, bu fıkranın her iki hâlde de uygulanabileceğine imkan tanındığı, kaldı ki, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını sanığın kabul ettiği halde, erteleme ve seçenek yaptırıma çevirme hususlarında bir değerlendirme yapılmadığı, dolayısıyla, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işleyen sanık hakkında da seçenek yaptırım ve erteleme hükümlerinin uygulanmasının yasal olarak mümkün olduğu görüşü ile, çoğunluğun kararına katılmamışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
12.4.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak, Üyeler
ve
nin karşı oyları ve oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy