(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 50, 52, 62, 63) (353 S. K. m. 209)
Askeri Mahkemenin 26.12.2014 tarihli, 2013/929 E. ve 2014/1375 K. sayılı hükmüyle; sanığın, 14.7.2012-27.12.2012 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 66/1-a; TCK'nın 62, 50/1-a ve 52/2'nci maddeleri uyarınca, 6.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, 27.12.2012-28.12.2012 tarihleri arasında gözaltında, 28.12.2012-11.2.2013 tarihleri arasında tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nın 63'üncü maddesi uyarınca cezasından mahsubuna karar verildiği; yokluğunda verilen bu hükmün sanığa 28.4.2015 tarihinde tebliğ edildiği; sanığın 15.10.2015 tarihinde
Asliye Ceza Mahkemesi kaydına giren dilekçe ile temyiz isteminde bulunduğu; Askeri Mahkemenin itiraza konu kararı ile temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verildiği; bu karara sanık tarafından yasal süresi içerisinde itiraz edildiği; tebliğnamede, itiraza konu kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, itirazın reddine karar verilmesi gerektiği yönünde görüş bildirildiği anlaşılmaktadır.
Kurulumuzca yapılan incelemede; sanığa yokluğunda verilen hükme ilişkin gerekçeli kararın 28.4.2015 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 353 sayılı Kanununun 209/1'inci maddesinde öngörülen bir haftalık temyiz süresini geçirdikten sonra, 15.10.2015 tarihinde hükmü temyiz ettiği, Askeri Mahkemenin itiraza konu kararıyla haklı gerekçelerle temyiz istemini süre yönünden reddettiği görüldüğünden, sanığın itirazının reddine karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın, temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin
Askeri Mahkemesinin 18.12.2015 tarihli, 2013/929 E. ve 2015/100-629 K. sayılı duruşmasız işlere dair kararına karşı yaptığı itirazın, 353 sayılı Kanunun 214/2nci maddesi uyarınca REDDİNE;
19.4.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy