(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 50, 52)
Askeri Mahkemece, sanığın;
1) 28.1.2015-9.3.2015 tarihleri arasında firar suçunu işlediği sabit görülerek, ASCK’nın 66/1-a, TCK’nın 62/1, 50/1-a ve 52’nci maddeleri uyarınca, 6.000 TL adli cezası ile cezalandırılmasına;
2) 13.3.2015-8.4.2015 tarihleri arasında firar suçunu işlediği sabit görülerek, ASCK’nın 66/1-a, TCK’nın 62/1, 50/1-a ve 52’nci maddeleri uyarınca, 6.000 TL adli cezası ile cezalandırılmasına;
Karar verilmiş; bu hükümler, sanık tarafından, sebep gösterilmeksizin temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya içeriğinden; sanığın, … Takım Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta iken, 28.1.2015 tarihinde Birliğinden izinsiz olarak uzaklaştığı, 9.3.2015 tarihinde … polis tarafından yakalanarak … Askerlik Şubesi Başkanlığına teslim edildiği, buradan 10.3.2015 tarihinde iki gün yol süresi verilerek Birliğine serbest olarak sevk edildiği, en geç 12.3.2015 tarihinde saat 24.00’e kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 8.4.2015 tarihinde … polis tarafından yakalandığı anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda; sanığın 28.1.2015-9.3.2015 ve 13.3.2015-8.4.2015 tarihleri arasında iki ayrı firar suçunu işlediği kabul edilerek, yazılı olduğu şekilde ayrı ayrı cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; özgü suçlardan olan firar suçu sadece asker kişiler tarafından işlenebilmektedir. Bu nedenle, yargılama sürecinde sanığın askerliğe elverişli olup olmadığı yönünde doğan kuşkuların giderilmesi zorunludur.
Somut olayda; sanığın savunmasında madde bağımlısı olduğu yönünde bir beyanı bulunmamakla birlikte, dosya içeriğindeki bilgi ve belgelerden; Birliğinde RDM tarafından takip edildiği ve uyum bozukluğu tanısıyla ilaç tedavisi gördüğü (Dz.90), kıta anketinde "içki ve uyuşturucu kullanır, kendisinin eroin bağımlısı olduğunu annesi söylemektedir" şeklinde bir tespite yer verildiği (Dz.91) ve … Hastanesi Başhekimliği tarafından 5.12.2014 tarihinde "birden fazla ilaç ve diğer psikoaktif madde kullanımına bağlı bağımlılık sendromu" tanısıyla ileri tektik ve tedavi amacıyla … Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine sevk edildiği (Dz.92) anlaşılmaktadır. Kurulumuzca; yukarıda belirtilen bilgi ve belgeler kapsamında, sanığın alkol ya da madde bağımlısı olduğu yönünde ciddi kuşku bulunduğu, bu kuşkunun kısa bir gözleme dayanan ayaktan yapılan bilirkişi muayenesi ile giderilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bu itibarla; sanığın … Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi veya başka sağlık kuruluşlarında alkol ya da madde bağımlılığı nedeniyle tedavi görüp görmediğinin araştırılması, tedavi görmüş ise, ilgili belgelerin dosyaya ithal edilmesi ve sanığın suç tarihlerinde madde ya da alkol bağımlılığı nedeniyle askerliğe elverişli olup olmadığının usulünce araştırılması gerektiğinden, sanığın temyiz isteminin kabulüyle, mahkûmiyet hükümlerinin noksan soruşturma yönünden ayrı ayrı bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi uyarınca, mahkûmiyet hükümlerinin, noksan soruşturma yönünden ayrı ayrı BOZULMASINA;
19.1.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy