(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 50, 52, 62) (353 S. K. m. 217)
9.8.2006 tarihinde, hiç kimseden izin almadan Birliğini terk etmek suretiyle firar eden sanığın, 28.9.2006 tarihinde … İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yakalandığı, dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Askeri Mahkemece; sanığın, 9.8.2006-28.9.2006 tarihleri arasında firar suçunu işlediği sabit görülerek, cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Dairemizin 8.4.2015 tarihli, 2015/302-312 E.K. sayılı ilamında, “Askeri Mahkemenin 14.04.2010 tarihli; 2010/122-176 E.K. sayılı mahkûmiyet hükmünün; sanığın paranoid kişiliği veya şizofreni rahatsızlıklarının, gördüğü tedavilerin tam olarak araştırılmadan TSK Sağlık Kurulu raporu düzenlenmesinin, noksan soruşturma teşkil ettiği belirtilerek bozulduğu gözetildiğinde; 1985 doğumlu olan sanığın 15, 16 ve 17 yaşlarında …..'da Dr. O.Ş’ye muayene olduğu yolundaki savunmaları doğrultusunda, 2000, 2001 ve 2002 tarihlerinde ….’da, Devlet Hastanesi veya Özel Hastanelerde çalışan veya ….’da özel muayenehanesi olan O.Ş. isimli doktor olup olmadığının (dosya dizi 373’deki tanık beyanından olduğu anlaşılmaktadır) etraflıca araştırılıp, bulunduğu takdirde tanık olarak dinlenilmeden ve varsa sanığa ait tedavi kayıtları istenilmeden düzenlenen Sıhhi Kurul raporuna istinaden hükme ulaşılması" noksan soruşturma olarak değerlendirilmiştir.
Askeri Mahkemece; Dairemizin ilamında noksanlık olarak vurgulanan, sanığın, çocuklukta tedavi gördüğünü iddia ettiği şizofreni hastalığının belgelerinin bulunması halinde, askerliğe elverişliliği veya ceza sorumluluğunun etkilenip etkilenmeyeceği hususunda müracaat edilen psikiyatri uzmanı adli bilirkişinin, akla ve bilime uygun, doyurucu ve konuyu açıklayıcı gerekçelerle hazırlayıp sunduğu mütalaadan; sanığın geçmişte tedavi edilmiş olduğunun belirlenmesi halinde dahi, şizofreni hastalığının, sanığın suç tarihlerindeki askerliğe elverişliliği veya ceza sorumluluğuna etkisinin olmayacağı ifade edildiğinden, Dairemizin evvelce noksanlık olarak değerlendirdiği hususun, şüpheye yer vermeyecek şekilde giderildiği kabul edilmiş; sanığın askerliğe elverişsizlik halinin atılı suça ilişkin tarihleri kapsamadığı, ayrıca suç tarihlerinde ceza sorumluluğunun tam olduğu yolundaki kabule, Dairemizce de iştirak edilmiştir.
Sanığın, suç tarihi itibariyle ceza sorumluluğunun tam ve askerliğe elverişli olduğu belirlendikten sonra, eyleminin 9.8.2006-28.9.2006 tarihleri arasında firar suçuna vücut verdiği kabul edilerek; yasal ve inandırıcı gerekçelerle, alt sınırdan ceza tayin edilip, takdiri indirim uygulanmak ve öngörülen hapis cezası adli para cezasına çevrilmek suretiyle yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasında, usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından, mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Müdafiin kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
2.2.2016 tarihinde, tebliğnameye aykırı olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy