(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 50, 52, 62)
Yapılan incelemede;
Sanığın, 25.11.2014 tarihinde, sevk edildiği
Eğitim Hastanesi Göğüs Cerrahi Polikliniğine ayaktan müracaat ettiği, yapılan muayenesi sırasında, sanıktan solunum fonksiyon testi istendiği, ancak sanığın tekrar polikliniğe müracaat etmeyip kimseden izin almaksızın
'daki ailesinin yanına gittiği, 23.3.2015 tarihinde saat 17.45 sıralarında
Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından yakalandığı tüm dosya kapsamından maddi vakıa olarak anlaşılmıştır.
Bu bağlamda, Askeri Mahkemece; yaptırılan psikiyatrik inceleme sonunda, suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu ve cezai ehliyetinin tam olduğu, bu nedenle, adli gözlem altına alınmasına gerek duyulmadığı, psikiyatri uzmanı bilirkişinin mütalaası (dizi 96, 98) ile belirlenen sanık hakkında; yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere ve oluşan vicdani kanaate göre, yasal, haklı ve inandırıcı gerekçeler gösterilmek suretiyle, suçun sübutunun kabulünde; suç vasfının ve derecesinin tayininde; asgari hadden temel cezanın tayin edilmesinde; takdiri indirim sebebi göz önünde bulundurularak azami oranda indirim yapılmasında; hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasında; hükmolunan hapis cezasının ertelenmesi yerine, seçenek yaptırıma çevrilmesinde ve seçenek yaptırım olarak da adli para cezasına çevrilip taksitlendirilmesinde; usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Tebliğnamede, muayene ve tedavisi tamamlanmadan hastaneyi terk ettiğinden, sanığa Birliğe dönüş için yol süresi tanınmaması ve bu nedenle suç başlangıç tarihinin 25.11.2015 olarak tespit edilmesi gerekirken, Askeri Mahkemece sanığa Birliğe dönüş için yol süresi tanınarak, temadi başlangıç tarihinin 28.11.2015 olarak belirlenmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüş ise de, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 3.3.2016 tarihli ve 2016/6-23 E.K. sayılı kararında da belirtildiği üzere, MSB Asker Alma Yönergesinin 2'nci Bölüm 6'ncı Kısmının 8/c-d maddesine göre, aynı garnizonda olsa bile, hastaneye sevk edilen yükümlülere hastaneye başvurup başvurmadığına bakılmaksızın yol süresi tanınması gerektiğinden, tebliğnamedeki görüşe katılmak mümkün olmamıştır.
Üye
; tebliğnamede belirtilen görüş doğrultusunda, mahkûmiyet hükmünün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği görüşüyle, çoğunluk kararına katılmamıştır.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Müdafiin kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanunun 217/2inci maddesi gereğince REDDİNE;
Usûl ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
29.3.2016 tarihinde, tebliğnameye aykırı olarak, Üye
'nin karşı oyu ve oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy