(1632 S. K. m. 66, 73) (5237 S. K. m. 62) (353 S. K. m. 221)
19.9.2013 tarihinde on gün süre ile istirahat iznine gönderilen sanığın, buna göre 29.9.2013 tarihinde Birliğine dönmesi gerekirken dönmediği, bir süre bu şekilde Birliğinden ayrı kalan sanığın 8.10.2013 tarihinde kendi isteği ile Birliğine teslim olduğu, böylece 29.9.2013 -8.10.2013 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği dosyada mevcut delillerden maddi vaka olarak kabul edilmek suretiyle, mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
Öncelikle, sıhhi izne gönderildiği belirtilen ve daha önceki izinlerinde yol süresi kullanmayan sanığa, izin belgesindeki katılış tarihi de dikkate alınmak suretiyle, istirahat süresi sonunda Birliğine katılması için dönüş yol süresi tanınması gerektiğinden, sanığın gönderilmiş olduğu iznin niteliğinin belirlenmesi ve yol süresinin tanınabilmesi açısından, istirahat raporunun dosyaya ithal edilmesi zorunluluğu bulunmaktadır.
Ayrıca, onaysız fotokopi adli sicil kaydı esas alınarak sanık hakkında tayin edilen cezanın kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlara çevrilmemesi, ertelenmemesi ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesi karşısında, adli sicil kaydının aslının veya onaylı suretinin temin edilmesi gerekmektedir.
Öte yandan, dosyada mevcut adli sicil kaydında yer alan bilgilerin doğru olması halinde, sanığın suç tarihinden önce kesinleşmiş birden fazla kasıtlı suçtan hapis ve para cezaları almış olduğu, ayrıca yine suç tarihinden önce işlemiş olduğu birden fazla askeri suç olduğu göz önüne alındığında, sanığın adli sicil kaydında yer alan hükümlerin ve varsa infazına ilişkin belgelerin ve şahsi dosyasında mevcut kıta anket formları ve varsa psikiyatrik tedavi gördüğüne ilişkin raporların dava dosyasına getirtilmesinden sonra, askerliğe elverişli bulunup bulunmadığının, keza, ceza ehliyetinin tespiti için adli gözlem altına aldırılmasına gerek olup olmadığının belirlenebilmesi amacıyla, psikiyatri uzmanı bir bilirkişiye muayene ettirilmesi ve çıkacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, söz konusu eksiklikler giderilmeden bilirkişi muayenesi yaptırılması da noksanlık oluşturmaktadır.
Bu itibarla, açıklanan sebeplerle, mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturmadan bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince, mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA;
2.2.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy