(1632 S. K. m. 131) (5271 S. K. m. 220) (353 S. K. m. 221) (5237 S. K. m. 43, 62)
Askeri Mahkemece; sanığın …-…İlçe J.K.lığı emrinde … J.Krk. Komutanı olarak görevliyken 2008 yılı Şubat ayı içerisinde bir gün, karakolun karşısındaki akaryakıt istasyonunda lokanta işleten sivil şahıs O.Y.'nin talebi üzerine, bu kişiye 25'er kiloluk torbalar halindeki karakolun kömüründen 10 torba ödünç verdiği, bu olayın ardından 2008 yılı Mart ayının ilk haftasında bir gün O.Y. isimli kişi …'da bulunduğu sırada, eşinin bu şahsı arayarak kömürün bittiğini söylemesi üzerine, O.Y.'nin eşine "M. Başçavuşun yanına gidin, rica edin, ödünç olarak kömür isteyin" dediği, O.Y.'nin eşinin lokantalarında aşçı olarak çalışan B.K.'yi … J.Krk.K.lığına göndererek sanıktan on torba kömür istemesini söylediği, B.K.'nin sanığa "… beyin eşi beni gönderdi, sizden on torba daha ödünç kömür almamı istedi, verebilir misiniz?" dediği, sanığın bunu kabul ederek, adı geçen kişiye karakolun kömüründen on torba daha verdiği, aradan zaman geçtikten sonra O.Y.'nin 25.5.2008 tarihinde her biri yirmibeşer kiloluk toplam yirmi torba kömürü karakola getirip sanığa teslim ettiği, verilen ve geri iade edilen kömürlerin aynı marka ve evsafta olmadığı, iade edilen kömürün kalorisinin düşük olduğu, sanığın bu suretle zimmet suçunu işlediği kabul edilerek, mahkûmiyetine karar verilmiş ise de;
CMK’nın “Duruşma Tutanağının Başlığı” başlıklı 220’nci maddesinde, duruşmanın yapıldığı Mahkemenin adı, oturum tarihleri ile Hâkimin, Cumhuriyet Savcısının ve Tutanak Kâtibinin adı ve soyadının yazılacağının belirtildiği, ancak yapılan incelemede, temyiz konusu olayın en önemli tanıklarından O.Y.’nin, 21.4.2009 tarihinde istinabe mahkemesinde ifadesinin tespit edildiğine ilişkin duruşma tutanağında, mahkeme adının yazılmamış olduğu (Dz. 391), mahkeme adı bulunmayan tutanağın CMK’nın 220’nci maddesine aykırı olması ve tutanağın sıhhatini ve güvenirliliğini etkilemesi sebebiyle geçerli bir belge kabul edilemeyeceği anlaşıldığından, mahkûmiyet hükmünün usule aykırılık yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Üyeler … ve …..; istinabe evrakından, tanığın anlatımlarının … Asliye Ceza Mahkemesince tespit edilmiş olduğu açıkça anlaşıldığından ve on yıl kadar süren yargılamanın uzatılmasına neden olacak bu bozmanın, sübuta katkı sağlamayacağı gibi, tarafların yargılamaya ilişkin haklarının teslimi yönünden de bir faydasının olmayacağı görüşüyle, çoğunluğun bozma kararına katılmamışlardır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Müdafiin temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince, mahkûmiyet hükmünün usule aykırılık yönünden BOZULMASINA;
16.2.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, Üyeler … ve …'nin karşı oyları ve oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy