(6191 S. K. m. 6) (353 S. K. m. 221)
Suç tarihlerinde … .K.lığı emrinde sözleşmeli er olarak görev yapan sanığın, 28.10.2014 günü saat 06.15 civarında sivil kıyafetli olarak Birliğinden izinsiz ayrıldığı, bu tarih itibarıyla firar temadisi başlayan sanığın Birliğinden 7(yedi) tam gün ayrı kalması sebebiyle sözleşmesinin 4.11.2014 tarihinden geçerli olmak üzere feshedildiği, sözleşmenin feshedilmesi sebebiyle asker kişi sıfatının ve dolayısıyla firar suç temadisinin de sona erdiği, bu suretle, sanık hakkında 28.10.2014-4.11.2014 tarihleri arasında firar suçunu işlediği iddiasıyla kamu davası açıldığı;
Askerî Mahkemece; sanığın, 28.10.2014 tarihinde saat 06.15 civarında Birliğini izinsiz olarak terk ettiği (Dz.9, 10), 18.11.2014 tarihinde, 4.11.2014 tarihi itibariyle sözleşmesinin feshedildiği (Dz.25-28), sanığın suç bitim tarihinin 3.11.2014 günü saat 24.00 olarak kabul edilmesi gerektiği, buna göre, sanığın firarının 6 gün 17 saat 45 dakika sürdüğü, yedi gün Birliğinden uzak kaldığının söylenemeyeceği, firar suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı belirtilerek beraatına karar verilmiş ise de;
Suç tarihi itibariyle sözleşmeli er statüsünde bulunan sanığın tabi olduğu 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu'nun altıncı maddesinin dördüncü fıkrasında, sözleşmeli erlerin sözleşmelerinin idarece ne şekilde feshedilebileceğinin düzenlendiği, buna göre;
"(4) Sözleşmeli erbaş ve erlerin sözleşmeleri, aşağıdaki nedenlerle sözleşme süresinin bitiminden önce feshedilir:
b) Yetersizlik ve görevde başarısız olma nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceği, sıralı amirlerinin her türlü bilgi ve belgeye dayanarak düzenleyeceği nitelik belgesi ile anlaşılmak.
(7) Görevde başarısız olma ve kendilerinden istifade edilememe hâlleri ile bunlara yapılacak işlemler yönetmelikle düzenlenir." denilmek suretiyle görevde başarısız olma, intibak edememe ve kendilerinden istifade edilememe hâlleri ve bunlara yapılacak işlemlerin, çıkarılacak yönetmelikte düzenleneceği öngörülmüştür.
Suç tarihlerinde yürürlükte olan KKY 51-24 Sözleşmeli Erbaş ve Er Yönergesi beşinci bölüm altıncı madde (b) fıkrası üçüncü bendinde yer alan “bir sözleşme yılı içerisinde mazeretsiz olarak yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeyen personel yetersiz ve görevde başarısız sayılır" hükmü doğrultusunda, bu şekilde hareket eden sözleşmeli erlerin, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın yetkili makamlarca Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiklerinin kesileceği” hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda; sanığın 28.10.2014 tarihinde Birliğinden izinsiz olarak ayrıldığı ve bir daha da Birliğine dönmediği, yedi günlük süre dolduktan sonra firar suçu nedeniyle, hakkında 18.11.2014 tarihinde sözleşme fesih dosyası hazırlandığı ve 4.11.2014 tarihinden geçerli olmak üzere Birliğinden (TSK’dan) ilişiğinin kesildiği (Dz. 27) anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda, sadece asker kişiler tarafından işlenebilen firar suçunun, TSK ile ilişiğin kesildiği tarihten itibaren işlenmesi mümkün olmadığından, kesintisiz suç niteliğindeki firar eyleminin, mevzuat hükümlerine (emredici nitelikteki) göre ilişiğin kesilmesi zorunlu bulunan 4.11.2014 tarihinde kesintiye uğradığının kabulü gerekmektedir. Zira, aksi yöndeki bir kabul hâlinde, sözleşmeli er statüsüne son verilmesine ilişkin kesin emredici hukuk kurallarına karşın idarenin takdir ve yorumuna göre olası gecikmeler kapsamında, ceza hukuku bakımından yedi günlük süre dolmasına rağmen Birliğine dönmeyen sanıklar aleyhine bir durum yaratılmasına da olanak sağlanacaktır (Askerî Yargıtay Daireler Kurulunun 8.2.1979 tarihli ve 1979/12-12 sayılı kararı, Askerî Yargıtay 1'inci Dairesinin 13.4.2011 tarih ve 2011/356-351 E.K. sayılı kararı ve Dairemizin 10.4.2012 tarih ve 2012/446-419 E.K. sayılı kararları da benzer mahiyettedir).
Yukarıda açıklanan gerekçelerle; sanığın üzerine atılı firar suçunun gün unsuru itibariyle oluştuğu anlaşılmakla, hukuka aykırı şekilde verilen beraat hükmünün sübut yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Üye …; sanığın firarının 6 gün 17 saat 45 dakika sürdüğünü, yedi gün Birliğinden uzak kaldığının söylenemeyeceğini, firar suçunun unsurları itibariyle oluşmadığını belirtilerek, beraat hükmünün onanması gerektiği görüşü ile çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne iştirak etmemiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Askerî Savcının temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince, hukuka aykırı görülen beraat hükmünün esas yönünden BOZULMASINA;
9.2.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak, Üye ….'nin karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy