(5271 S. K. m. 176, 190, 191) (353 S. K. m. 221) (1632 S. K. m. 130, 136) (5237 S. K. m. 50, 52, 62)
Askeri Mahkemece; sanığın …. Tugay Komutan Yardımcılığı ….. Piyade Tabur Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yapmakta iken, 22.2.2012 tarihinde, 20 No.lu nöbet yerinde, S.A. ile birlikte nöbetçi olarak görevlendirildiği, B.M. ve E.E.'nin de aynı zaman diliminde 19 No.lu nöbet yerinde nöbetçi olarak görevlendirildikleri, sanıkla beraber S.A., B.M. ve E.E.'ün nöbet yerlerine doğru gittikleri, yolda sanığın silahının kurma kolunu çekip bırakarak silahını tam dolduruşa getirdiği ve mağdurlara doğrultup, kendisinin diğer nöbet yerinde ve E. E. ile beraber nöbet tutacağını, B.M. ve S.A.’nın da beraber nöbet tutacaklarını söylediği, E.E.’nin kabul etmemesi üzerine, E.E.’yi silahla kovaladığı, mağdurların korkup sanığın talebini yerine getirdikleri ve nöbet yerlerinin sanığın isteğine uygun şekilde değiştirildiği, nöbet bitimine doğru, sanığın, S. A.’un yanına geldiği, dolu şarjöründen bir adet mermi çıkardığı, içindeki barutu pencere kenarına döküp yaktığı, sonra aynı mermiyi silahın namlusuna koyup ateşlediği, çekirdeğin namluda kaldığı, daha sonra nöbetin bitmesi nedeniyle nöbet yerinden ayrıldıkları, bir sonraki nöbette de sanığın yine nöbet yerlerini değiştirttiği, nöbete geldiklerinde sanığın bir sopa parçasını namluya sokarak çekirdeği çıkarmaya çalıştığı, sopa ile başaramayınca, bu kez telsiz anteniyle çıkarmaya çalıştığı, ancak çıkaramadığı, antenin zarar gördüğü, nöbet bitiminde dönerken, tekrar silahını mağdurlara doğrultarak, bu durumu kimseye söylememelerini, yoksa onları vuracağını söylediği ve intihar etmeye çalıştığının söylenmesini istediği, yapılan kontrolde silahın namlusunun ve antenin zarar gördüğünün ve onarım maliyetinin 539,79 TL olduğunun tespit edildiği ve bu suretle sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek, yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verilmişse de;
Kovuşturma sırasında, sanık hakkında düzenlenen yakalama emrine dayanılarak, sanığın 2.12.2014 tarihinde yakalandığı ve aynı gün …. Asliye Ceza Mahkemesine götürülerek sorgu ve savunmasının tespit edildiği, ancak savunmasının tespitinden önce, CMK’nın 176, 190 ve 191’inci Md.'leri gereğince, sanığa 7 günlük yasal savunma süresinin hatırlatılmadığı görüldüğünden, sanığın savunma hakkının kısıtlanmış olması sebebiyle, mahkûmiyet hükümlerinin usul yönünden ayrı ayrı bozulmasına karar verilmiştir.
Ayrıca, dosya kapsamından, sanığın adli sicil kaydına göre; 7 adet ceza, 2 adet HAGB kaydının bulunduğu, hakkında askeri suçlardan, ikisi kesinleşmiş 3 adet mahkûmiyet hükmünün bulunduğu, başvurduğu değişik hastanelerce, madde kullanımı ve antisosyal kişilik bozukluğu tanısı konulduğu, kendine zarar verme girişimlerine dair raporlar bulunduğu görüldüğünden, psikiyatri ile ilgili aldığı raporlarla, aldığı cezalara ve bunların infazına ilişkin evrakların ve varsa hakkında düzenlenmiş iddianamelerin temin edilerek, suç tarihlerindeki askerliğe elverişlilik durumunun ve cezai ehliyetinin tespit edilmesi gerektiğine;
Yine Askeri Mahkemenin kabulüne göre, sebebiyet verdiği hazine zararının tahsiline karar verilen ve hüküm tarihinde terhisli olduğu anlaşılan sanık hakkında, nispi harca hükmedilmemesinin eksiklik olduğuna;
İşaret edilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, usul yönünden hukuka aykırı görülen mahkûmiyet hükümlerinin, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince ayrı ayrı BOZULMASINA;
16.2.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy