(1632 S. K. m. 91) (5271 S. K. m. 231) (353 S. K. m. 217)
7.9.2013 tarihinde saat 21.00 sıralarında, J.Üçvş. M.G.'nin işleyiş ve askerlerin kontrolü maksadıyla … Komutanlığına geldiği, bahçede dolaştığı sırada hazır kıta olarak görevli J.Onb. E.K.’nin silahını ve balistik yeleğini almamış olduğunu ve sakal tıraşı olmadığını gördüğü, adıgeçen erbaşı yanına alarak nöbetçi astsubay olan sanığın yanına gittiği ve sanığa, adıgeçen erbaşın silahının neden olmadığını sorduğu, sanığın "ben izin verdim, benim haberim var" şeklinde cevap verdiği, J.Üçvş. M.G.'ün yaptığı kontrolle ilgili İlçe Jandarma Komutanı olan katılan J.Kd.Bçvş. A.U.'ya bilgi verdiği, aynı gün saat 22.30 sıralarında, J.Üçvş. M.G.'nin ve katılanın İlçe Jandarma Komutanlığına geldikleri, katılanın, hazır kıta olarak görevli erbaştaki eksiklikler nedeniyle sanığa sözlü uyarıda bulunduğu, akabinde J.Üçvş. M.G ile birlikte hizmet binasının çevresini dolaşmaya başladığı, bu sırada santral görevlisi J.Er E.G.'nin gelerek "Nöbetçi astsubay Ömer Komutanım yukarı çıktı kendisine zarar verebilir" dediği, J.Üçvş. M.G.'nin koşarak sanığın yanına gittiği, nöbetçi astsubay odasında bulunan sanığın J.Üçvş. M.G.'yi görünce elindeki anahtarları yere fırlattığı, ardından ellerini masanın köşesine vurduğu ve ellerinin kenarlarını kanattığı, kendisine zarar vermesini engellemek amacıyla J.Üçvş. M.G.'nin sanığın koluna arkadan girerek durdurmaya ve sakinleştirmeye çalıştığı, bu sırada sanığın 2-3 kişi tarafından zorlukla tutulduğu, sanığın bu halde katılana doğru hareket ederek "Sizin Allah'ınız yok mu, arayın 112'yi ambulans getirin, tabancamı alın yoksa birini vuracağım burada, beni esir alamazsınız, Komutan beni ….'a götür, seninle balık yiyelim, şarap içelim, ben Doğuda boşuna mı kurşun yedim lan" şeklinde bağırdığı ve aralarında 1,5 metre mesafe bulunduğu sırada katılana kafa atmaya çalıştığı tüm dosya kapsamından maddi vakıa olarak anlaşılmaktadır.
ASCK’nın 91/1’inci maddesinde "Amire veya mafevke fiilen taarruz eden veya taarruza teşebbüs eden..." denilerek taarruza teşebbüs durumlarının da suç tamamlanmışçasına cezalandırılması hüküm altına alınmıştır.
Katılan J.Kd.Bçvş. A.U.'nın, … Komutanı olarak, sanığın amiri durumunda bulunduğu ve sanığın katılana kafa atmaya çalışmakla birlikte, olay yerinde bulunan personelin kendisini tutması nedeniyle vuramadığı dikkate alındığında, sanığa isnat edilen suçun maddi ve manevi unsurlarının sübutunda ve vasıflandırılmasında herhangi bir tereddüt bulunmadığı anlaşıldığından, müdafiin temyiz sebepleri kabule değer bulunmamıştır.
Bu bağlamda, Askeri Mahkemece; ceza ehliyeti ve askerliğe elverişliliğine ilişkin şüpheler dosya içeriğine uygun olarak psikiyatri uzmanı bilirkişinin mütalaası (dizi 261, 263) ile giderilen sanık hakkında; yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere ve oluşan vicdani kanaate göre, yasal, haklı ve inandırıcı gerekçeler gösterilmek suretiyle, suçun sübutunun kabulünde; suç vasfının tayininde; eylemin, işleniş şekli ve sonuçları gözetilerek “az vahim hal” olarak kabulünde; asgari hadden temel cezanın tayin edilmesinde; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmamasında; hükmolunan hapis cezasının ertelenmesi yerine, adli para cezasına çevrilip taksitlendirilmesinde; usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Müdafiin kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’inci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
16.2.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy