(1632 S. K. m. 68) (5237 S. K. m. 52, 62) (353 S. K. m. 217, 220, 221)
Mehil içinde yakalanmakla sona eren izin tecavüzü suçuna ilişkin inceleme;
Askeri Mahkemece; sanığın, 24.7.2014 tarihinde saat 08.41’de 4 gün süreyle kanuni izne gönderildiği, en geç 28.7.2014 tarihinde, saat 08.41’e kadar dönerek Birliğine katılması gerekirken dönmediği, 29.7.2014 tarihinde saat 13.15'te … Emniyet Müdürlüğüne bağlı polis ekiplerince yakalandığı, böylece 28.7.2014-29.7.2014 tarihleri arasında mehil içinde yakalanmakla sona eren izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, mahkûmiyet hükmü kurulmuş ise de;
Sanığın savunmalarında; babasının yüzde 85 oranında bedensel ve zihinsel engelli olduğunu, 2.8.2014 tarihinde ameliyat olacağını, bakımının kendisine ait olduğunu, abisinin eve gelmediğini, annesinin yaşlı dedesine baktığını beyan ettiği, sanığa atılı suçun, mazeret unsuruna yer veren bir suç olmasına rağmen, Askeri Mahkemece bu hususların doğruluğunun hiç araştırılmadığı görülmektedir. Öte yandan, dz.8'de bulunan izin-yol bildirim çizelgesinden, sanığa 2014 yılı içinde kullandığı başka bir izinde yol süresi verildiği anlaşılmakta ise de, verilen yol süresinin uygunluğunun denetimi açısından, bu izne ait izin belgesinin de getirtilmesi gerekmektedir. Zira, sanığa atılı suçun oluşumu için, gün unsurunun oluşması gerekmektedir.
Belirtilen nedenlerle, Askeri Mahkemece, bu hususlar araştırılmadan tesis edilen mahkûmiyet hükmünün, noksan soruşturma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Üye …; sanığa, 2014 yılı içinde, başka bir izinde, yol süresi verildiğinin çizelgeden anlaşıldığını, bu izne ait izin belgesinin getirtilerek, bu izinde verilen yol süresinin uygunluğunun denetiminin yapılmasının gerekli olmadığı görüşüyle, bu konudaki aykırılık görüşüne katılmamıştır.
Firar suçuna ilişkin inceleme;
Dosya kapsamından, sanığın, izin tecavüzü halindeyken, polis tarafından yapılan kimlik kontrolünde izin tecavüzünde olduğunun tespit edilmesinden sonra, teslim edildiği … Askerlik Şubesince, 29.7.2014 tarihinde bir gün yol süresi verilerek Birliğine sevk edildiği, sevk belgesine “31 Temmuz 2014'te Birliğime katılacağım" şeklinde şerh düşüldüğü, sanığın bu sevkten sonra bir süre Birliğine katılmadığı, daha sonra 20.8.2014 tarihinde kendiliğinden gelerek Birliğine katıldığı, Askeri Mahkemece de, sanığın 31.7.2014-20.8.2014 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, Askeri Mahkemece; kovuşturma aşamasında, psikiyatri uzmanı bilirkişi dinlenmek suretiyle, sanığın cezai ehliyetinin tam olduğu ve askerliğe elverişli olduğu belirlendikten sonra, sanığın, tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan, yasal ve inandırıcı gerekçelerle, alt sınırdan ceza tayin edilip, kanuni ve takdiri indirimler yapılarak, verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinde ve hukuki gerekçelerle erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamış olmasında; usul, sübut (aşağıda belirtilen husus dışında), vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmamakla birlikte;
Askeri Mahkemenin, sanığa atılı suçun başlangıç tarihini, (sevk belgesinde 31.7.2014 tarihinde Birliğine katılacağı şeklinde ibare bulunması nedeniyle) 1.8.2014 tarihi olarak belirlemek yerine, 31.7.2014 tarihi olarak belirlemesi bir hata oluşturuyor ise de; yapılan hatanın, suçun hukuki niteliğinin tayinine ve ceza uygulamasına bir etkisi bulunmaması, suç tarihlerinin belirlenmesine ilişkin bilgi ve belgelerin dava dosyasında mevcut olması, suç tarihlerinin saptanmasının ayrı bir araştırma ve takdiri gerektirmemesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, mahkûmiyet hükmünün suç başlangıç tarihinin yanlış belirlenmesi yönünden bozulmasına, ancak, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanun’un 220/2-F maddesi uyarınca, hükmün suç başlangıç tarihine ilişkin kısmının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Üye …; sanığın, esas itibarı ile, babasının rahatsızlığı nedeniyle atılı suçlara konu eylemleri gerçekleştirdiğini, yakalandıktan hemen sonra askerlik şubesince Birliğine sevk edildiğini ve yine aynı kasıt altında Birliğine katılmadığını, dolayısıyla, eylemlerin tek bir izin tecavüzü suçunu oluşturacağını belirterek, çoğunluğun kararına katılmamıştır.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi gereğince, noksan soruşturma yönünden hukuka aykırı görülen 28.7.2014-29.7.2014 tarihleri arasında mehil içinde yakalanmakla sona eren izin tecavüzü suçundan tesis edilen mahkûmiyet hükmünün BOZULMASINA;
Tebliğnameye uygun olarak, Üye …'nin karşı oyu nedeniyle, oy çokluğu ile;
2) Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz isteminin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi uyarınca REDDİNE;
Suç başlangıç tarihinin hatalı belirlenmesi yönünden hukuka aykırı bulunan mahkûmiyet hükmünün, sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanun’un 221/1’inci maddesi uyarınca BOZULMASINA;
Bozma sebebi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 353 sayılı Kanun’un 220/2-F maddesi gereğince, hükümde "31.7.2014" olarak belirtilen suç başlangıç tarihi “1.8.2014" şeklinde değiştirilmek suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA;
Tebliğnameye aykırı olarak, Üye …'nin karşı oyu nedeniyle ve oy çokluğu ile;
16.2.2016 tarihinde, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy