(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 62)
27.2.2008 tarihinde Birliğinden firar eden sanığın, daha önce verilip kesinleşen mahkûmiyet hükümlerinin infazı için 26.6.2010 tarihinde yakalanarak cezaevine konulduğu, böylelikle 27.2.2008-26.6.2010 tarihleri arasında firar suçunu işlediği; dosya kapsamından maddi vakıa olarak anlaşılıp sübuta ermektedir.
Askeri Mahkemece; cezai sorumluluğunun tam ve askerliğe elverişli olduğu, adli gözlem altına alınmak suretiyle belirlenen sanığın, tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan yasal ve haklı gerekçelerle, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilip takdiri indirim yapılarak, yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasında ve yine haklı gerekçelerle, hakkında seçenek yaptırıma çevirme, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamış olmasında, daha önce firar suçu işlediği gözetilerek, bu cezası yönünden mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesinde usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden hukuka aykırılık bulunmadığından, sanık ve müdafiin sebepsiz temyiz istemlerinin reddi ile mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle;
Sanık ve müdafiin kabule değer görülmeyen sebepsiz temyizlerinin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’nci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
16.2.2016 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy