(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 50, 52, 62)
Sanığın; 13.12.2012 tarihinde saat 10.00 sıralarında, kimseden izin almaksızın Birliğinden ayrıldığı, 5.2.2013 tarihinde saat 12.00 sıralarında … İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından hakkında çıkartılan yakalama emrine istinaden yakalandığı, tüm dosya kapsamından maddi vakıa olarak anlaşılmaktadır.
Bu bağlamda, Askeri Mahkemece; soruşturma aşamasında yaptırılan adli müşahede sonucunda tanzim edilen adli rapor (dizi 246) ve sağlık kurulu raporu (dizi 244); kovuşturma aşamasında temin edilen ek sağlık kurulu raporu (dizi 312) ile, suç tarihlerinde askerliğe elverişli olduğu ve cezai ehliyetinin tam olduğu belirlenen sanık hakkında; yapılan yargılama sonucunda, toplanan delillere ve oluşan vicdani kanaate göre, yasal, haklı ve inandırıcı gerekçeler gösterilmek suretiyle, suçun sübutunun kabulünde; suç vasfının tayininde; asgari hadden temel cezanın tayin edilmesinde; takdiri indirim sebebi göz önünde bulundurularak azami oranda indirim yapılmasında; hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasında; hükmolunan hapis cezasının ertelenmesi yerine, seçenek yaptırıma çevrilmesinde, seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilip taksitlendirilmesinde; usul, sübut, vasıf, takdir ve uygulama yönlerinden herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından, mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Sanığın kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanun’un 217/2’inci maddesi gereğince REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA;
16.2.2016 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy