(1632 S. K. m. 79) (353 S. K. m. 243) (5271 S. K. m. 231) (AYDK 18.06.2009 T. 2009/75 E. 2009/81 K.)
. Askeri Mahkemesinin 18.6.2008 tarihli ve 2008/216-485 E.K. sayılı hükmü ile; sanığın, 29.8.2006 tarihinde işlemiş olduğu kendini askerliğe elverişsiz hale getirmeye teşebbüs suçundan mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, taraflarca itiraz edilmeyen karar 19.9.2008 tarihinde kesinleştirilmiştir.
Askeri Mahkemenin 31.12.2014 tarihli ve 2014/545-615 E.K. sayılı hükmü ile; sanığın, denetim süresi içinde
. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.3.2012 tarihli ve 2011/95 E., 2012/28 K. sayılı hükmü ile kasıtlı bir suçtan mahkûm olduğundan bahisle, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmiş, açıklanan hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.10.2015 tarihli ve 2015/622-633 E.K. sayılı ilamı ile sanığın denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlediğine dair kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü bulunmaması nedeniyle, hakkında Askeri Mahkemece tesis olunan ve açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması, hukuka aykırı görülerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyan mahkemece, beş yıllık denetim süresi sonunda, 1.12.2015 tarihli ve 2015/1771-801 E.K. sayılı kararla, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlememesi nedeniyle hakkındaki açıklanması geri bırakılan mahkûmiyet hükmünün ortadan kaldırılarak kamu davasının düşmesine karar verilmiş, taraflarca temyiz edilmemesi nedeniyle 22.12.2015 tarihinde kesinleştirilen bu karara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulmuştur.
Yapılan incelemede;
Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 18.6.2009 tarihli ve 2009/75-81 E.K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 353 sayılı Kanunun 243üncü maddesindeki düzenleme gereği, Askeri Yargıtayca incelenmeksizin kesinleşen tüm hüküm veya kararlara karşı Milli Savunma Bakanı tarafından kanun yararına bozma isteminde bulunulabileceği, kararın hukuki niteliğinin ise bu müessesenin tatbiki açısından herhangi bir önem taşımadığı kabul edilmekte, bu nedenle süresinde itiraz edilmeyerek kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı, Milli Savunma Bakanının kanun yararına bozma isteminde bulunma hakkının mevcut olduğunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
CMKnın 231/10uncu maddesi uyarınca, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilmesi gerekmektedir.
Askeri Mahkemenin 1.12.2015 tarihli ve 2015/1771-801 E.K. sayılı kararı ile; sanığın beş yıllık denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemediği kabul edilerek, CMK'nın 231/10 ve 223/8'inci maddeleri gereğince, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verildiği ve bu hükmün kesinleştirildiği anlaşılmakta ise de;
Sanığın; 16.2.2011 ve 10.3.2011 tarihlerinde işlediği kamu kurum ve kuruluşları vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarından ötürü sanığın
. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.3.2012 tarihli ve 2011/95 E., 2012/28 K. sayılı hükmü ile neticeten ertelemeli bir yıl sekiz ay hapis ve seksen TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu hükmün Yargıtay
. Ceza Dairesince 18.5.2016 tarihinde onanmak suretiyle kesinleştiği, anlaşılmakla, 19.9.2008 tarihinden itibaren başlayan beş yıllık denetim süresi içerisinde kasıtlı yeni suçlar işlediği anlaşıldığından; Askeri Mahkemece, CMKnın 231/11inci maddesi gereğince hükmün açıklanması gerekirken, davanın düşmesine karar verilmesinin hukuka aykırılık oluşturduğu ve bozmayı gerektirdiği sonucuna varılmıştır.
353 sayılı Kanunun 243üncü maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendine göre; davanın esasını çözen mahkûmiyet dışındaki diğer hükümlerin bozulmasında aleyhte sonuç doğurucu herhangi bir işlem yapılamayacağı gibi, kanun yararına bozma kapsamında, yeniden yargılama da yapılamayacağından, Milli Savunma Bakanının kanun yararına bozma isteminin kabulü ile, sanık hakkında,
Askeri Mahkemesince verilen 1.12.2015 tarihli, 2015/1771-801 E.K. sayılı düşme kararının, 353 sayılı Kanunun 243/3 ve 243/4-(c) maddesi gereğince, aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere, kanun yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Üyeler
. ve
..; 231/10ncu maddesinde öngörülen, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verileceği yolundaki normun, denetim süresi başladıktan sonra işlenen ve aynı zamanda denetim süresi içerisinde kesinleşen, kasıtlı suça ilişkin mahkûmiyet hükmünü ifade ettiği dolayısıyla, sanığın denetim süresi başladıktan sonra işlediği ancak denetim süresinin bittiği 18.9.2013 tarihinden sonra 18.5.2016 tarihinde kesinleşen mahkûmiyet hükmünün, düşme kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği, Askeri Mahkemece verilen düşme kararının hukuka uygun olduğu görüşüyle, çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmamışlardır.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
1. Milli Savunma Bakanının 2.2.2017 tarihli, MÜS.YRD.: 51393309-9010-928-17/As.Adlt. ve Kan.Gn.Md.As.Adlt.Czev. ve Müt.D.Rap.Tet. ve İşl.Ş.(31-110-16) sayılı kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE;
2. Sanık hakkında, 1.12.2015 tarihli, 2015/1771-801 E.K. sayılı düşme kararının, 353 sayılı Kanunun 243/3 ve 243/4-(c) maddesi gereğince, ALEYHE SONUÇ DOĞURMAMAK VE YENİDEN YARGILAMA YAPILMAMAK üzere, KANUN YARARINA BOZULMASINA;
21.3.2017 tarihinde, Üye
. ve Üye
.in karşı oyları nedeniyle oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy