(1632 S. K. m. 87) (5271 S. K. m. 223)
Askeri Mahkemece; sanığın, emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddia edilerek kamu davası açılmasına rağmen; emre itaatsizlikte ısrar suçunun manevi unsur itibarıyla oluşmadığı kabul edilerek, CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir.
Bu hüküm; Askeri Savcı ile Komutan tarafından, esasa yönelik sebepler ileri sürülerek, yasal süresi içinde temyiz edilmiştir.
TBMM Başkanlığına verilen ve Mecliste kabul edilen 6771 sayılı Anayasa değişikliği teklifi içerisinde Askeri Yargıtayın kapatılmasının da öngörüldüğü dikkate alınarak, bahse konu teklifin kanunlaşmasının bekletici mesele yapılıp yapılmaması hususunda yapılan incelemede; henüz Resmi Gazetede yayınlanarak usulüne göre yürürlüğe girmemiş Anayasa değişikliği teklifinin bekletici mesele yapılmasının, adil yargılanma hakkının bir parçası olan makul sürede yargılanma hakkını ihlal edebileceği değerlendirilerek, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 16.2.2017 tarihli ve 2017/1-12 E.K. sayılı kararı doğrultusunda temyiz incelemesi yapılmasına, Üye
.'nın, teklifin bekletici mesele yapılması gerektiği yolundaki karşı oyu nedeniyle, oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Yapılan incelemede:
Sanığın, 2.6.2014 tarihinde,
.. numaralı
bilgisayarının usb portuna cep telefonunu şarj etmek amacıyla takarak, olaydan önce kendisine tebliğ edilen MY 412-1(B) TSK MEBS Güvenliği Yönergesinin 5'inci bölümünde düzenlenen bilgi sistemleri güvenliğinin 3'üncü kısmındaki donanım güvenliğine ilişkin ı fıkrasında belirtilen Birlik/Karargah/Kurumların her türlü bilginin işlendiği, depolandığı ve teati edildiği bilgisayarlarda (TSK Ağı bilgisayarlar, gizlilik dereceli bağımsız ağlar, bağımsız masaüstü/dizüstü bilgisayar, internet) USB kapılarına takılabilen her türlü taşınabilir veri depolama ortamları (tak çalıştır özelliğine sahip sabit diskler, USB hafıza çubukları, cep telefonu v.b) kullanılmayacaktır şeklindeki hizmete ilişkin emre aykırı olarak
. numaralı
bilgisayarının usb portuna cep telefonunu şarj etmek amacıyla takmak suretiyle emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddia edilerek kamu davası açılması üzerine;
Askeri Mahkemece; sanığın iddianamede belirtildiği şekilde hizmete ilişkin emir hilafına hareket ettiği maddi vakıa olarak kabul edilmiş, sanığın olay gününden bir gün önce böbreklerinde bulunan rahatsızlığı ile ilgili Sağlık Amirliğinde tedavi olduğu, olay günü ağrılarının yeniden nüksetmesi üzerine sanığın tekrardan sağlık amirliğine saat 15:10 sularında giderek belli bir süre tedavi gördüğü, sanığın aksi iddia edilemeyen savunmalarına göre tedavisinden sonra çalışma odasına geldiğinde mesainin bitmiş olduğu, çalışma arkadaşlarının mesaiyi terk ettiği, sanığın dolabında bulunan telefonunu kontrol ettiğinde hasta olduğundan haberdar olan eşinin 18 kez kendisini aradığını ancak her hangi bir şekilde cevap verilmediğini gördüğü, tam bu esnada telefonunun şarjı bittiği, santrali arayarak eşiyle görüşmesi gerektiğini iletmesine rağmen olumlu cevap alamadığı, son çare olarak eşine arayabilecek kadar şarj olması için telefonunu sistem bilgisayarına taktığı, eşini aradığı, eşini aradıktan sonra telefonu bilgisayardan ayırdığının anlaşıldığı, sayılan tüm hususlar değerlendirildiğinde, sanığın hastalığı ile ilgili eşine bilgi vermek için mevcut yöntemleri denediği ancak sonuç alamadığı için söz konusu fiili gerçekleştirdiği suç işleme kastı ile hareket etmediği kanaatine varıldığı belirtilerek beraat hükmü tesis edildiği anlaşılmaktadır.
Ancak, olay tarihinde sanığın sağlık durumunun niteliği ile ilgili olarak üroloji uzmanı bir doktorun bilirkişi olarak dinlenilmemiş olması, sanığın işyerine geri döndüğünde mesainin bitmiş olmasına rağmen işyerinde kalmaya devam etme sebebinin araştırılmamış olması, sanığın mesai sonrası kalmasını gerektirecek bir emrin ya da hizmet durumunun olup olmadığının araştırılmamış olması, sanığın savunmasında geçen santralden eşinin numarasını verip görüşmek istediğini iletmesine rağmen olumlu cevap alamaması hususunun gerçekliği konusunda o saatlerde santralde görevli olan kişilerin tanık olarak dinlenilmemesi, sanığın eşinin kendisini 18 defa arayıp aramadığı hususunun ilgili GSM operatöründen araştırılmamış olması, sanığın eşinin tanık olarak dinlenilerek sanığı işyeri telefonundan arayıp aramadığı ile sanığın savunmasında belirttiği diğer hususların sorulmamış olması, sanığın cep telefonunun akıllı telefon olup olmadığı, olay sırasında veri alış verişi yapılıp yapılmadığı, olayın geçtiği yerde priz olup olmadığı hususlarının araştırılmaması noksan soruşturma teşkil ettiğinden, beraat hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Noksan soruşturma yönünden hukuka aykırı olan beraat hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, sanığın temyizine atfen ve resen BOZULMASINA;
21.03.2017 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy