(1632 S. K. m. 115) (5237 S. K. m. 62) (5271 S. K. m. 223, 231) (353 S. K. m. 228, 235, 236) (2. CD. 22.02.2012 T. 2012/4860 E. 2012/3949 K.)
Askeri Mahkemesinin 2.6.2016 tarihli, 2014/673 E. ve 2016/218 K. sayılı kararı ile sanığın, 4.11.2013 tarihinde memuriyet nüfuzunu sair suretle kötüye kullanmak suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 115/1 ve TCKnın 62/1inci maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMKnın 231inci maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, CMKnın 231/8inci maddesi gereğince sanık hakkında beş yıl süreyle denetim süresi uygulanmasına karar verildiği; taraflarca itiraz edilmeyen bu kararın 15.11.2016 tarihinde kesinleştiği; sanık tarafından bu karara karşı 7.2.2017 tarihinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
TBMM Başkanlığına verilen ve Mecliste kabul edilen 6771 sayılı Anayasa değişikliği teklifi içerisinde Askeri Yargıtayın kapatılmasının da öngörüldüğü dikkate alınarak, bahse konu teklifin kanunlaşmasının bekletici mesele yapılıp yapılmaması hususunda yapılan incelemede; henüz Resmi Gazetede yayınlanarak usulüne göre yürürlüğe girmemiş Anayasa değişikliği teklifinin bekletici mesele yapılmasının, adil yargılanma hakkının bir parçası olan makul sürede yargılanma hakkını ihlal edebileceği değerlendirilerek, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 16.2.2017 tarihli ve 2017/1-12 E.K. sayılı kararı doğrultusunda temyiz incelemesi yapılmasına, Üye
'nın, teklifin bekletici mesele yapılması gerektiği yolundaki karşı oyu nedeniyle, oy çokluğu ile karar verilmiştir.
Yapılan incelemede;
353 sayılı Kanunun 228-242nci maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi, ancak kesin hükümlere karşı başvurulabilecek olağanüstü bir kanun yoludur. Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması, CMK'nın 223'üncü maddesinde sayılan, davayı sonuçlandıran ve uyuşmazlığı çözen bir hüküm değildir. Ancak, hükmün açıklanması, düşme kararı verilmesi veya yeni bir mahkûmiyet hükmü kurulması halinde, yargılamanın yenilenmesine konu olabilecektir. Bu itibarla; sanık tarafından kesin hüküm niteliğinde bulunmayan karara karşı yapıldığı anlaşılan yargılamanın yenilenmesi isteminin, 353 sayılı Kanunun 228, 235/1 ve 236/1inci maddeleri uyarınca kabule değer olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir. Nitekim, Askeri Yargıtay 1'inci Dairesinin 18.1.2017 tarihli ve 2017/27-47 E.K.; 2'nci Dairesinin 23.11.2016 tarihli ve 2016/570-617 E.K.; 3'üncü Dairesinin 1.11.2016 tarihli ve 2016/517-534 E.K.; Dairemizin 3.5.2016 tarihli ve 2016/266-285 E.K. ve Yargıtay 2'nci Ceza Dairesinin 22.2.2012 tarihli ve 2012/4860-3949 E.K. sayılı kararları da aynı yöndedir.
; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, CMK'nın 223'üncü maddesi kapsamında hüküm sayılmasa bile sonuçları itibariyle sanık hakkında önemli sonuçlar doğurması nedeniyle yargılamanın yenilenmesi istemine konu olabileceği görüşüyle, çoğunluğun kararına iştirak etmemiştir.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın yargılamanın yenilenmesi isteminin, 353 sayılı Kanunun 228, 235/1 ve 236/1inci maddeleri uyarınca kabule değer bulunmaması noktasından REDDİNE;
21.3.2017 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak,
'nın karşı oyu nedeniyle, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy