(1632 S. K. m. 85) (5237 S. K. m. 50, 52, 62) (5271 S. K. m. 193, 196)
Sanık hakkında daha önce verilen mahkûmiyet hükmünün, Dairemizin 15.12.2015 tarihli ve 2015/740-748 E.K. sayılı ilamı ile usul yönünden bozulması üzerine, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, Askeri Mahkemece; sanığın, 9.8.2011 tarihinde üste hakaret suçunu işlediği sabit görülerek, ASCKnın 85/1 (1inci cümle), TCKnın 62, 50/3 ve 52nci maddeleri uyarınca, 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; bu hüküm, sanık tarafından sübuta ilişkin sebepler ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
TBMM Başkanlığına verilen ve Mecliste kabul edilen 6771 sayılı Anayasa değişikliği teklifi içerisinde Askeri Yargıtayın kapatılmasının da öngörüldüğü dikkate alınarak, bahse konu teklifin kanunlaşmasının bekletici mesele yapılıp yapılmaması hususunda yapılan incelemede; henüz Resmi Gazetede yayınlanarak usulüne göre yürürlüğe girmemiş Anayasa değişikliği teklifinin bekletici mesele yapılmasının, adil yargılanma hakkının bir parçası olan makul sürede yargılanma hakkını ihlal edebileceği değerlendirilerek, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 16.2.2017 tarihli ve 2017/1-12 E.K. sayılı kararı doğrultusunda temyiz incelemesi yapılmasına, Üye
..y'nın, teklifin bekletici mesele yapılması gerektiği yolundaki karşı oyu nedeniyle, oy çokluğu ile karar verilmiştir.
Yapılan incelemede;
Sanığın, 9.8.2011 tarihinde sabah içtiması için kendisini uyandırmak isteyen Onb. G.Y.a Kalkıp kalkmayacağımı sana mı soracağım s
tir git dediği ve böylece üste hakaret suçunu işlediği kabul edilerek, yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakta ise de;
CMKnın 196/1inci maddesine göre, sanığın duruşmada hazır bulunmak mecburiyetinden bağışık tutulabilmesi kendisinin veya yetkili kılınması hâlinde müdafiinin açık isteğine bağlıdır. Başka bir ifade ile, duruşmada hazır bulunmak sanık için bir zorunluluk olup, bu zorunluluk ancak Kanuna uygun şekilde istemde bulunulması üzerine mahkemece istemin kabulüne karar verildiği takdirde ortadan kalkacaktır. Mahkeme sanığın huzuruna gerek görüyorsa bağışık tutulmaya yönelik istemi kabul etmek zorunda olmadığı gibi, böyle bir istem bulunmadığı hallerde de kendiliğinden bu yönde bir karar vermesi yasal değildir.
Somut olayda, sanığın istinabe yoluyla bozmaya karşı diyeceklerinin tespit edildiği Tuzluca Asliye Ceza Mahkemesince yapılan duruşmada, duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutulmak istememesine rağmen beyanlarının tespit edildiği ve müteakip duruşma tarihi kendisine tebliğ edilmeden yargılamaya devam edilerek hüküm verildiği görülmektedir.
Bu itibarla; duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutulma istemi bulunmayan ve buna karşın duruşmalardan bağışık tutulmasına karar verilen sanığın, duruşma gün ve saatinden haberdar edilmemesinin ve yokluğunda yargılamaya devamla hüküm kurulmasının, CMKnın 193, 196 ve 353 sayılı Kanunun 207/3-H maddeleri kapsamında vicahilik ilkesine aykırılık oluşturduğu ve sanığın savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğu sonucuna ulaşıldığından, mahkûmiyet hükmünün usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca, mahkûmiyet hükmünün usul yönünden BOZULMASINA;
28.3.2017 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy