(1632 S. K. m. 85) (5237 S. K. m. 54, 62, 125)
Askeri Mahkemece; aleyhine müsadere talep olunan O.D. hakkında amire hakaret etmek, üste hakaret etmek ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret etmek suçlarında kullandığı mülkiyeti üçüncü kişiye ait olmayan adli emanetin (2007/10 sırasına kayıtlı 1 adet ekmek bıçağının) 1.6.2005 tarihli Suç Eşyası Yönetmeliğinin 18/1-b maddesi ile 31.3.1965 tarihli Askeri Mahkemeler, Askeri Savcılıklar Kalem Teşkilatı ve Personelin Görev ve Sorumlulukları Hakkında Yönetmeliğin 30/3üncü maddesi ile 5237 sayılı CMKnın 54üncü maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmiş; bu karar, hükümlü tarafından, esasa yönelik sebeplerle temyiz edilmiştir.
TBMM Başkanlığına verilen ve Mecliste kabul edilen 6771 sayılı Anayasa değişikliği teklifi içerisinde Askeri Yargıtayın kapatılmasının da öngörüldüğü dikkate alınarak, bahse konu teklifin kanunlaşmasının bekletici mesele yapılıp yapılmaması hususunda yapılan incelemede; henüz Resmi Gazetede yayınlanarak usulüne göre yürürlüğe girmemiş Anayasa değişikliği teklifinin bekletici mesele yapılmasının, adil yargılanma hakkının bir parçası olan makul sürede yargılanma hakkını ihlal edebileceği değerlendirilerek, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 16.2.2017 tarihli ve 2017/1-12 E.K. sayılı kararı doğrultusunda temyiz incelemesi yapılmasına, Üye
.'nın, teklifin bekletici mesele yapılması gerektiği yolundaki karşı oyu nedeniyle, oy çokluğu ile karar verilmiştir.
Yapılan incelemede;
. Askeri Savcılığının iddianamesi ile; hükümlü hakkında 22.02.2007 tarihinde üste hakaret, amire hakaret ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçlarını işlediği iddiasıyla iki kez ASCKnın 85/1 ve bir kez TCKnın 125-1-3üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı;
Yapılan yargılama sonucunda, Askeri Mahkemenin 21.01.2009 tarihli ve 2009/112-2 E.K. sayılı kararlarıyla; hükümlünün, 22.2.2007 tarihinde;
1) Albay M.A.a karşı hepinizin a..na koyayım, yapacağınız işi s..eyim demek suretiyle üste hakaret suçunu işlediği sabit kabul edilerek, ASCKnın 85/1 ve TCKnın 62/1inci maddeleri gereğince, 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına;
2) Nöbetçi Er Ç.A.e karşı sus lan, anasını avradını sinkaf ettiğimin çocuğu demek suretiyle amire hakaret suçunu işlediği sabit kabul edilerek, ASCKnın 106nci maddesi delaletiyle ASCKnın 85/1 ve TCKnın 62/1inci maddeleri gereğince, 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına;
3) Sivil memur M.K.a karşı hepinizin a..na koyayım demek suretiyle kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu işlediği sabit kabul edilerek, TCKnın 125/1-3 ve 62/1inci maddeleri gereğince, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına;
Karar verildiği; bu hükümlerin, taraflarca temyiz edilmemek suretiyle 19.03.2009 tarihinde kesinleştiği ve hükümlünün 28.7.2011 tarihinde koşullu salıverilmesine karar verildiği, 25.12.2011 tarihi itibariyle de bihakkın tahliye tarihinin dolduğu;
Askeri Savcılığın 26.05.2015 tarihli ve 2007/10 Emanet sayılı yazısı ile; Adli emanetin
/
sırasında hükümlü adına kayıtlı olup halen muhafaza edilmekte olan bir adet ekmek bıçağı ile ilgili gerekçeli kararda bir hüküm kurulmadığı belirtilerek bahse konu bıçak hakkında ne gibi bir işlem yapılacağı hususunda ek karar verilmesinin talep edildiği;
Bunun üzerine Askeri Mahkemece duruşma açılıp taraf teşkili yapılarak yapılan yargılama neticesinde temyize konu müsadere kararının verildiği anlaşılmakta ise de;
Müsadere usulü CMKnın 256, 257 ve 258inci maddelerinde düzenlenmiş olup, CMKnın 256/1-2 ve 257/1inci maddelerinde; müsadere kararı verilmesi gereken hâllerde, kamu davası açılmamış veya kamu davası açılmış olup da esasla beraber bir karar verilmemişse veyahut da kamu davası açılmış olup da iade edilmesi gereken eşya veya malvarlığı değerleri ile ilgili olarak esasla birlikte bir karar verilmemiş olması durumunda, mahkemece duruşma açılacağı ve ilgililer duruşmadan haberdar edilerek emanet eşyası hakkında bir karar verileceği hükme bağlanmıştır.
Bu kapsamda; emanet eşyasının müsaderesi hususunda bir karar verilebilmesi için duruşma açılması, duruşma açılması halinde de duruşmalarda uygulanması gereken bütün usul hükümlerine riayet edilmesi zorunludur.
Somut olayda, hükümlünün yokluğunda, 22.3.2016 tarihinde yapılan duruşmada; Askeri Savcının esas hakkındaki mütalaasını bildirmesinden sonra esas hakkında mütalaaya karşı savunması ve son sözü yerine geçmek üzere hükümlünün önceki ifadelerinin okunmamasının CMKnın 216 ve 353 sayılı Kanunun 207/3-H maddelerine göre, hükümlünün savunma hakkının kısıtladığı sonucuna varıldığından, kararın usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sebebi karşısında, iddianame ve hüküm incelendiğinde, müsaderesine karar verilen bahse konu ekmek bıçağının hükümlü tarafından kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılmadığı veya suçun işlenmesine tahsis edilmediği ya da suçtan meydana gelen eşya niteliğine haiz olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ekmek bıçağının bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımının suç oluşturduğunun ortaya konulması halinde müsaderesine karar verilebileceği, aksi takdirde hükümlüye ait olan ekmek bıçağının kendisine iade edilmesi gerektiği hususuna işaret edilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Hükümlünün temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca, müsadere kararının usul yönünden BOZULMASINA;
28.3.2017 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy