(5237 S. K. m. 50, 51, 52, 62) (1632 S. K. m. 87) (353 S. K. m. 207)
Askeri Mahkemece; 6.3.2014 tarihli, 2013/954 E. 2014/93 K. sayılı hüküm ile hükümlünün (sanığın),
1-) 20.5.2013 tarihinde, iki ayrı emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 87/1 (ikinci cümlesi) ile TCK'nın 62, 50/1-a ve 52'nci maddeleri gereğince, iki kez 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2-) 31.5.2013 tarihinde, emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 87/1 (ikinci cümlesi) ile TCK'nın 62, 50/1-a ve 52'nci maddeleri gereğince, 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiş, bu hükümler taraflarca süresi içinde temyiz edilmediğinden bahisle 16.4.2014 tarihi itibarıyla kesinleştirilmiştir.
İnfaz aşamasında,
. Askeri Mahkemesinin 12.6.2014 tarihli, 2013/954 E. 2014/175 Müt. K. sayılı duruşmasız işlere ait kararı ile hükümlü (sanık) hakkındaki adli para cezalarının toplanarak infazın 225 gün hapis cezası üzerinden yapılmasına karar verilmiştir.
Hükümlü (sanık), 11.5.2016 tarihli dilekçesi ile hakkındaki mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz isteminde bulunmuş ve ayrıca, yukarıda belirtilen mahkûmiyet hükmü ile duruşmasız işlere ait kararın 9.11.2016 tarihinde kendisine tebliğ edilmesinden sonra 11.11.2016 tarihli dilekçesi ile mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz ile duruşmasız işlere ait karara yönelik itiraz isteminde bulunmuştur.
Hükümlü (sanık) hakkında verilen
. Askeri Mahkemesinin 6.3.2014 tarihli, 2013/954 E. 2014/93 K. sayılı hükmün tebliğinin geçerli olup olmadığına yönelik yapılan incelemede:
Öncelikle, infazına karar verilen hükmün temelini oluşturan ilk hükümlerin usulüne uygun biçimde kesinleşip kesinleşmediği incelenmiştir.
353 sayılı Kanunun Temyiz isteminin süresi ve şartları başlığını taşıyan 209/1inci maddesi Temyiz istemi karar veya hükmün tefhiminden, tefhim sanığın yokluğunda yapılmış ise tebliğinden itibaren bir hafta içerisinde olur. hükmünü içermektedir.
Hükümlü (sanık) hakkında verilen hükümlerin verildiği 6.3.2014 tarihli duruşma tutanağı incelendiğinde; duruşma tutanağının ilk sayfasında yer alan yoklama ile diğer usulü işlemlerden hükümlünün (sanığın) duruşmaya katılmadığı açıkça anlaşılmakta olup, duruşma tutanağının ikinci sayfasında yer alan kısa kararın kanun yollarına ilişkin bölümünde hükümlerin hükümlünün (sanığın) yüzüne karşı verildiğinin belirtilmesinin maddi hata olduğu anlaşılmaktadır.
Hükümlü (sanık) de, 11.5.2016 tarihli dilekçesinde, hükümlerin yokluğunda verildiğini beyan etmektedir.
Dolayısıyla, mahkûmiyet hükümlerinin kendisine tebliğ edildiği 9.11.2016 tarihinden önce kanunun emrettiği şekilde bilgilendirilmeyen hükümlünün (sanığın) temyiz kanun yoluna başvurma hakkını tam olarak kullanması beklenemeyeceğinden,
. Askeri Mahkemesinin 6.3.2014 tarihli, 2013/954 E. 2014/93 K. sayılı mahkûmiyet hükmünün kesinleştirilmesi işleminin hatalı olduğu ve 11.11.2016 tarihinde temyiz isteminde bulunan sanığın yasal süresi içerisinde temyiz isteminde bulunduğu açıktır.
Bu itibarla, Askeri Mahkemece verilen 6.3.2014 tarihli, 2013/954 E. 2014/93 K. sayılı hükümlerin kesinleşmemesi nedeniyle bu hükümlerin infazı ile ilgili olarak karar verilmesinin mümkün olmadığı kabul edilerek
. Askeri Mahkemesinin 12.6.2014 tarihli, 2013/954 E. 2014/175 Müt. K. sayılı duruşmasız işlere ait kararının yok hükmünde sayılmasına karar verilmiş ve mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesine geçilmiştir.
Askeri Yargıtay Başsavcılığı tarafından sanığın 11.5.2016 tarihli dilekçesi ile eski hale getirme isteminde bulunduğu ileri sürülmüş ise de; bu dilekçenin içeriğinde açıkça eski hale getirme isteminden bahsedilmemiş olması ile eski hale getirme talebinde bulunulması için tebligatın hukuka uygun bir şekilde yapılmasının gerekli olması, başka bir anlatımla, tebligatın hukuka uygun bir şekilde yapılmaması halinde eski hale getirme kurumunun işletilmesinin olanaklı olmaması ve yukarıda açıklandığı üzere sanığın 11.5.2016 tarihli dilekçesinden önce yapılmış geçerli bir tebligatın bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde sanığın eski hale getirme isteminde bulunmadığı kabul edilmiştir.
.. Askeri Mahkemesinin 6.3.2014 tarihli, 2013/954 E. 2014/93 K. sayılı mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
1-) Sanığın, 20.5.2013 tarihinde, saat 14.00 sularında, öğle yoklamasına katılmadığı, bölük komutan vekili Ütğm. U.Ş.'in sanığı çağırmak için Onb. Ü.A.'ya emir verdiği, Onb. Ü.A.'nın koğuşlar bölgesine giderek sanığın emrini ilettiği, sanığın gelmeyeceğini sorduğu ve nedenini soran Onb. Ü.A.'ya "sen git" dediği;
Sanığın, 20.5.2013 tarihinde, saat 18.00 sularında akşam yoklamasına katılmadığı, tabur nöbetçi amiri olan Ütğm. U.Ş.'in sanığı çağırmak için Onb.F.C. ile Onb.T.T.'ı ayrı ayrı göndermek suretiyle, sanığın yoklamaya katılması yönündeki emrini ilettikleri, sanığın gelmeyeceğini söylediği ve koğuşta kalmaya devam ettiği,
Bu şekilde sanığın, iki ayrı emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği kabul edilerek mahkûmiyetine dair hükümler kurulmuş ise de;
Soruşturma aşamasında ifadeleri tespit edilen olayların görgü tanığı Onb. Ü.A. ile P.Onb. F.C.'ın kovuşturma aşamasında tanık olarak dinlenmeleri için tensip ile karar alınmasına rağmen, bu tanıkların adreslerinde bulunamamaları nedeniyle yeminli ifadelerinin tespit edilmesinden vazgeçilmesine karar verildiği görülmektedir.
Bu itibarla, 20.5.2013 tarihinde akşam saatlerinde gerçekleşen olayın görgü tanığı Onb. T.T.'ın kovuşturma aşamasında tespit edilen ifadesinde kendisinin sanığı çağırmak için gönderildiğinden bahsetmemesi ile Ütğm. U.Ş.'in emirlerinin sanığa iletilip iletilmediği ve iletildi ise sanığın hangi fiilleri gerçekleştirdiği hususunda tanıklar Onb. Ü.A. ve Onb. F.C. haricinde tanık bulunmaması birlikte değerlendirildiğinde, bu tanıkların dinlenmemesinin noksan soruşturma teşkil ettiği kabul edilerek mahkûmiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmiştir.
Ayrıca, yukarıda belirtilen bozma sebebi dikkate alındığında hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması ve verilen hapis cezasının ertelenmemesi konusunda Askeri Mahkemeyi bu uygulamaya götüren sebep ya da sebeplerin ne olduğunun karar yerinde açık ve somut bir biçimde gösterilmesi gerekirken, sanığın bir daha suç işlemeyeceğine kanaat getirilmediğinden sanık hakkında CMK'nın 231'inci maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da TCK'nın 51'inci maddesindeki erteleme kurumları uygulanmayarak..." şeklindeki soyut bir gerekçeyle yetinilmesinin hukuka aykırı olduğuna işaret edinilmekle yetinilmiştir.
2-) Sanığın, 31.5.2013 tarihinde, 04.00-06.00 saatleri arasında garaj nöbetine gitmediği, devriye nöbetçi onbaşı Onb. S.S.'in tüm uyarılarına rağmen nöbete gitmeyi reddettiği, tüm dosya kapsamından anlaşılmakla maddi olgular olarak sabittir.
Askeri Mahkemenin sanığa atılı fiilin sübut şeklini kabulü ile nitelendirmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması ve verilen hapis cezasının ertelenmemesi konusunda Askeri Mahkemeyi bu uygulamaya götüren sebep ya da sebeplerin ne olduğunun karar yerinde açık ve somut bir biçimde gösterilmesi gerekirken, sanığın bir daha suç işlemeyeceğine kanaat getirilmediğinden sanık hakkında CMK'nın 231'inci maddesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması ya da TCK'nın 51'inci maddesindeki erteleme kurumları uygulanmayarak..." şeklindeki soyut bir gerekçeyle yetinilmesinin CMKnın 34/1 ile 230/1-d maddelerine aykırı olması yanı sıra sanığın 353 sayılı Kanunun 207/3-G maddesine göre, hukuka mutlak olarak aykırı olması nedeniyle mahkûmiyet hükmünün uygulamaya ilişkin gerekçede hata yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Üye
.; nöbete çağrılış saati ve nöbet görevinin yerine getirilmesi konusunda nöbetçi onbaşı tarafından birden fazla uyarılmasının sadece nöbet tutması gereken sanığın uyandırılması ve nöbete hazırlanması amacına yönelik olduğundan emrin tekrarı niteliğinde olmaması hususu dikkate alındığında, sanığa atılı fiilin ASCK'nın 87/1inci maddesinin birinci cümlesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunun basit hâlini oluşturduğundan, birinci cümle uygulanmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken, ikinci cümle uygulanmak suretiyle hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu yönündeki ek bozma gerekçesi ile çoğunluğun bozma gerekçesine katılmıştır.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
1-) Sanığın itirazına atfen ve resen,
. Askeri Mahkemesinin 12.6.2014 tarihli, 2013/954 E. 2014/175 Müt. K. sayılı duruşmasız işlere ait kararının YOK HÜKMÜNDE SAYILMASINA;
2-) Noksan soruşturma yönünden hukuka aykırı olan
. Askeri Mahkemesinin 6.3.2014 tarihli, 2013/954 E. 2014/93 K. sayılı gerekçeli hükmünün 1 ve 2'nci maddelerinde bulunan mahkûmiyet hükümlerinin 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, sanığın temyizine atfen ve resen ayrı ayrı BOZULMASINA;
3-) Uygulamaya ilişkin gerekçede hata yönünden hukuka aykırı olan
. Askeri Mahkemesinin 6.3.2014 tarihli, 2013/954 E. 2014/93 K. sayılı gerekçeli hükmünün 3'üncü maddesinde bulunan mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, sanığın temyizine atfen ve resen BOZULMASINA;
4.4.2017 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy