(1632 S. K. m. 132) (5237 S. K. m. 37, 50, 52, 62) (2803 S. K. Geç. m. 5)
Askeri Mahkemece; sanığın, 9.7.2013 tarihinde, iştirak halinde arkadaşının eşyasını çalmak suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 132, TCKnın 37/1, 62, 50/A ve 52/2inci maddeleri uyarınca, 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bu hüküm; sanık tarafından, sebep gösterilmeksizin, yasal süresi içinde, temyiz edilmiştir.
Diğer sanık Er H.Y. hakkındaki mahkûmiyet hükmü, temyiz edilmediğinden, inceleme dışında tutulmuştur.
Yapılan incelemede;
Askeri Mahkemece; sanığın, 9.7.2013 tarihinde, mağdur Er Y.A. 'ın uyuduğu sırada, diğer sanık Er H.Y. ile birlikte, bankamatik kartını gizlice cüzdanından aldıkları, sonrasında ATM'ye giderek, 2 seferde toplam 200 TL çektikleri, böylece iştirak halinde arkadaşının eşyasını çalmak suçunu işlediği kabul edilerek, yukarıda yazılı olduğu şekilde cezalandırılmasına karar verilmiş ise de;
668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5inci maddesi ile, 2803 sayılı Kanunun 3üncü maddesinde yapılan değişiklikle, Türkiye Cumhuriyeti Jandarmasının,
genel kolluk kuvveti olduğunun belirtildiği, ayrıca aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin, 15inci maddesi ile, 2803 sayılı Kanunun 15inci maddesinde yapılan değişiklikle, söz konusu maddenin d bendinde Jandarma personeline askeri görev verildiği takdirde bu görevlerden doğan suçlarda 25/10/1963 tarihli ve 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu hükümleri uygulanır. Bu suçların muhakemesi, jandarma personelinin emrine verildiği askeri birlik personelini muhakeme etmekle görevli ve yetkili olan askeri mahkemede görülür hükmüne; e bendinde ise, Jandarma personelinin kişisel suçlarında genel hükümlere göre işlem yapılır hükmüne yer verildiği dikkate alındığında; jandarmanın askeri bir güvenlik kuvveti olmaktan çıkarıldığı ve kural olarak Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinden ayrıldığı, jandarma personeline askeri görev verilmesinin istisnai olduğu, askeri mahkemelerin, jandarma personelini yargılama görevinin sadece askeri görev verildiği takdirde söz konusu olabileceği anlaşıldığından; Askeri Mahkemece, sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün görev yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Başkan .
; suç tarihinde asker kişi olan sanığın, 668 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 25.7.2016 tarihinden önce atılı suçu işlemiş olduğu ve 353 sayılı Kanun'un 17'inci maddesi uyarınca askeri yargıda yargılanmasını gerektiren ilginin de kesilmediği dikkate alındığında, askeri mahkemenin görevli olduğu ve temyiz incelemesine devam edilmesi gerektiği görüşüyle;
Üye
. ise; 31.7.2016 tarihli ve 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 111inci maddesi ile 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununa ilave edilen Geçici 5inci maddede; Jandarma Genel Komutanlığının er ve erbaş ile askerlik yükümlüsü ihtiyacı, 21/6/1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu hükümleri çerçevesinde Milli Savunma Bakanlığı tarafından üç yıl süreyle karşılanır. Ancak İçişleri Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine ve Bakanlar Kurulu kararıyla; bu süre uzatılabilir. Bu suretle Jandarma Genel Komutanlığı emrine verilen er ve erbaşlar ile askerlik yükümlüleri hakkında, diğer er ve erbaşlar ile askerlik yükümlülerinin tabi olduğu hükümler uygulanır. Bunların giderleri Jandarma Genel Komutanlığı bütçesinden karşılanır. hükmünün öngörülmesi karşısında, bu düzenlemenin 1111 sayılı Askerlik Kanunu yanı sıra askeri yargılama usulü ve askeri ceza hukuku yönünden de bir atıf niteliğinde olduğu, dolayısıyla, askeri yargının görevinin devam ettiği görüşüyle;
Çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmamışlardır.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen sanık hakkındaki mahkûmiyet kararının, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince görev yönünden BOZULMASINA;
4.4.2017 tarihinde tebliğnameye uygun olarak, Başkan
.'ın ve Üye Hâk.
.in karşı oyları ile oy çokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy