(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 58, 62)
Askeri Mahkemenin 2.5.2005 tarihli, 2005/427-215 E.K. sayılı hükmü ile; hükümlünün, 5.3.2001-28.4.2004 tarihleri arasında mükerrer firar suçunu işlediği sabit görülerek, ASCKnın 66/2-c ve 5237 sayılı TCKnın 62nci maddeleri uyarınca, neticeten bir yıl sekiz ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ve taraflarca temyiz edilmeyen hüküm kesinleştirilmiştir.
Hükümlü, 2.1.2017 tarihli dilekçesinde, 2010 yılında askerliğe elverişli olmadığına ilişkin rapor verildiğinden bahisle yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulmuştur.
Yapılan incelemede;
Askeri Mahkemenin 2.5.2005 tarihli, 2005/427-215 E.K. sayılı hükmü ile; hükümlünün, 5.3.2001-28.4.2004 tarihleri arasında mükerrer firar suçunu işlediği sabit görülerek, ASCKnın 66/2-c ve 5237 sayılı TCKnın 62nci maddeleri uyarınca, neticeten bir yıl sekiz ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün taraflarca temyiz edilmemesi üzerine kesinleştirildiği;
Askeri Savcılık tarafından, hükümlü hakkında, lehe kanun değerlendirmesi yapılması hususunda talepte bulunulması üzerine, 4.5.2009 tarihli duruşmasız işlere dair karar ile; hükümlünün 5.3.2001-28.4.2004 tarihleri arasında firar suçunu işlediği sabit görülerek, ASCKnın 66/1-a ve 5237 sayılı TCKnın 62nci maddeleri uyarınca, neticeten on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; hükümlünün, bu karara, süresinde itiraz etmesi üzerine, Dairemizin 14.7.2009 tarihli, 2009/1640-1632 E.K. sayılı kararı ile; duruşmasız işlere dair kararın kaldırılmasına ve mükerrirlere özgü infaz rejimi de dikkate alınarak, lehe kanun değerlendirmesi yapılması bakımından duruşma açılmasına karar verildiği;
Askeri Mahkemece; duruşma açılmak suretiyle yapılan uyarlama yargılaması sonucunda, 31.12.2009 tarihli, 2009/1629-1557 E.K. sayılı hüküm ile; hükümlünün, 5.3.2001-28.4.2004 tarihleri arasında firar suçunu işlediği sabit görülerek, ASCKnın 66/1-a ve TCKnın 62nci maddeleri gereğince, on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; bu hükmün de, hükümlü tarafından temyiz edilmesi üzerine, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 24.6.2010 tarihli, 2010/87-66 E.K. sayılı ilamı ile; TCKnın 58inci maddesinin uygulanmamış olmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek, hükmün uygulama yönünden bozulmasına karar verildiği;
Bozma kararından sonra yeniden yapılan yargılama neticesinde, Askeri Mahkemenin 21.12.2010 tarihli, 2010/1233-1012 E.K. sayılı kararı ile, hükümlünün, 5.3.2001-28.4.2004 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-a ve TCKnın 62nci maddeleri gereğince, on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan hapis cezasının TCKnın 58inci maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği; taraflarca temyiz edilemeyen bu hükmün 21.3.2011 tarihi itibarıyla kesinleştirildiği;
İnfaz aşamasında, Askeri Savcılığın 12.4.2013 tarihli yazısı ile; Anayasa Mahkemesinin 17.1.2013 tarihli ve 2012/80 E. ve 2013/16 K. sayılı iptal kararı nedeniyle, mahkûmiyet hükmünün infazının durdurulması konusunda karar verilmesinin talep edilmesi üzerine;
Askeri Mahkemenin 10.5.2013 tarihli, 2010/1233 E. 2013/236 Müt. K. sayılı duruşmasız işlere ait kararıyla; hükmün infazının durdurulmasına karar verildiği;
Müteakiben, Askeri Mahkemenin 7.11.2013 tarihli, 2013/980-520 E.K. sayılı kararıyla mahkûmiyet hükmünün; hükümlünün, 5.3.2001-28.4.2004 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-a, TCKnın 62, 50 ve 52nci maddeleri uyarınca, 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına şeklinde uyarlandığı, hükümlünün temyizi üzerine uyarlama mahkûmiyet hükmünün, Dairemizin 3.9.2014 tarihli, 2014/610-627 E.K. sayılı ilamı ile bozulduğu;
Bozmaya uyan Askeri Mahkemece; uyarlama yargılaması sonunda hükümlünün, 5.3.2001-28.4.2004 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-a, TCKnın 62 ve mülga 647 sayılı Kanunun 4üncü maddeleri gereğince, 3.300 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verildiği; bu hükmün Dairemizin 9.9.2015 tarihli, 2015/574-551 E.K. sayılı ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştirildiği;
Anlaşılmaktadır.
353 sayılı Kanunun 228inci maddesine göre, kesinleşmiş bir hükümle sonuçlanan bir dava hakkında, hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi yolu ile davanın tekrar görülebilmesi; duruşmada kullanılan ve hükme etkisi olan bir belgenin sahteliğinin anlaşılmasına; yemin verilerek dinlenilmiş olan tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek şekilde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçeğe aykırı tanıklık ettiği veya bilgiler verdiğinin anlaşılmasına; hükümlünün kendisi tarafından sebebiyet verilmiş olan kusur dışında hükme katılmış olan hâkimlerden biri aleyhine ceza kovuşturmasını ve kanuni bir ceza ile hükümlülüğü gerektirecek nitelikte olarak görevini yapmada kusurlu olmasına; ceza hükmü, hukuk mahkemelerinin bir hükmüne dayanmış olup da bu hükmün kesinleşmiş olan başka bir hüküm ile bozulmuş olmasına; yeni vakalar veya yeni deliller ileri sürülüp de bunlar yalnız başına veya daha önce irad edilen delillerle birlikte göz önünde tutuldukları takdirde hükümlünün beraatini veya daha hafif cezayı gerektiren kanun hükmünün uygulanması ile hükümlülüğü gerektirebilecek nitelikte olmasına; ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verilmiş ve hükmün bu aykırılığa dayandığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olmasına bağlı bulunmaktadır.
Somut olayda; hükümlü hakkında,
. Hastanesinin, 17.3.2010 tarihli, SAĞ.: 9062-4701-10//SAĞ.KRL.-12529332 sayılı raporu ile askerliğe elverişsiz olduğu kararı verilmiş ve hükümlünün elverişsizlik hâlinin, suç tarihlerinde de mevcut olduğunun anlaşılması hâlinde; mahkûmiyete konu suçlar işlenemez suç hâlini alacağından; bu iddianın gerçek olması hâlinde, 353 sayılı Kanunun 228/E maddesi anlamında yeni delil niteliğinde olup, yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden birini oluşturması nedeniyle; hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin, esas itibarıyla kabulüne;
Hükümlünün askerliğe elverişli olmadığına ilişkin varsa,
. Hastanesince düzenlenen Sağlık Kurulu Raporunun aslı ya da onaylı suretinin getirtilerek dosyaya dâhil edilmesini müteakip, hükümlünün askerliğe elverişsizlik hâlinin, suç tarihlerini kapsayıp kapsamadığının, Ek Sağlık Kurulu Raporu ile tespit ettirilmesi için,
. Askeri Savcılığının görevlendirilmesine;
Karar verilmiştir.
Başkan
. ve
.; sanığın ileri sürdüğü hususların yeni delil niteliğinde olmadığı görüşüyle çoğunluğun kararına katılmamışlardır.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Hükümlünün,
. Askeri Mahkemesince verilen 2.5.2005 tarihli, 2005/427-215 E.K. sayılı mahkûmiyet hükmüne yönelik yargılamanın yenilenmesi isteminin, 353 sayılı Kanunun 228/1-E. ve 235/1inci maddeleri gereğince ESAS OLARAK KABULÜNE;
Gerekli soruşturmayı yapmak üzere; 353 sayılı Kanunun 237/1inci maddesi gereğince
. Askeri Savcılığının GÖREVLENDİRİLMESİNE;
7.4.2017 tarihinde, tebliğnameye aykırı olarak, Başkan .... ve Üye
.nun karşı oyları nedeniyle ve oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy