(1632 S. K. m. 118) (5237 S. K. m. 61, 62)
.. Askeri Mahkemesinin 27.11.2015 tarihli, 2014/726-2015/661 E.K. sayılı mahkûmiyet hükmü ile; hükümlünün 16.8.2009 tarihinde tahribatı mucip asta müessir fiil suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 118/1 ve TCKnın 62nci maddeleri gereğince iki yıl altı ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; söz konusu mahkûmiyet hükmü Dairemizin 22.3.2016 tarihli, 2016/155-172 E.K. sayılı ilamıyla onanmak suretiyle kesinleştirilmiştir.
Hükümlü müdafii tarafından özetle; katılanda meydana gelen sakatlığın oluşmasının, sanığın eylemi sonucu değil, teşhis ve tedavisinin hatalı ve gecikerek yapılması sonucu meydana geldiği yolundaki temyiz nedenlerinin temyiz incelemesi sırasında karşılanmadığından bahisle, Dairemizin bahse konu onama kararına ilişkin karar düzeltme olağanüstü kanun yoluna gidilmesi talep edilmiştir.
Askeri Yargıtay Başsavcılığınca; hükümlü müdafiinin talebi kısmen yerinde görülerek, Dairece yapılan temyiz incelemesinde katılanda meydana gelen sakatlığın teşhis ve tedavisinin hatalı ve gecikerek yapılması sonucu meydana geldiğine ilişkin temyiz nedenlerine dokunulmadan geçilmiş olmasının kararın düzeltilmesini gerektirdiği vurgulanarak, karar düzeltme olağanüstü kanun yoluna gelinmiştir.
Karar düzeltme istemi Dairemizce reddedilmiş, itiraz üzerine Askeri Yargıtay Daireler Kurulunca; Askeri Mahkemece oluşturulan gerekçenin, katılanda meydana gelen sakatlığın teşhis ve tedavisinin hatalı veya gecikerek yapılması sonucu meydana gelmiş olup olmadığına dair neden sonuç ilişkisini ortaya çıkaracak nitelikte olumlu veya olumsuz değerlendirmeye imkân tanır bir yönünün bulunmadığı, talep yönünden soyut nitelik taşıdığı, gerekçede, müdafiin bu yöndeki iddiasına dokunulduğu yönünde kabule gidilebilecek açık ve anlaşılır ifadelere yer verilmediği gibi talebin veya bu eksikliğin temyiz incelemesini yapan Daire tarafından da karşılanmadığı veya giderilmediği belirtilmek suretiyle, karar düzeltme isteminin kabul edilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Dairemizce; karar düzeltme istemi yönünden yapılan incelemede, görev sorununun öncelikli olduğu gözetilerek, Dairemizin, 22.3.2016 tarihli, 2016/155-172 E.K. sayılı ilamının düzeltilmesi safhasında,
. Askeri Mahkemesinin 27.11.2015 tarihli, 2014/726-2015/661 E.K. sayılı mahkûmiyet hükmünün görev yönünden bozulmasına karar verilmiş, itiraz üzerine, Askeri Yargıtay Daireler Kurulunca; hükmün henüz kesin hüküm niteliğinin kalkmadığından bahisle, itirazın kabulüne karar verilmiştir.
Yapılan incelemede:
Askeri Mahkemece; sanık Uzm.Çvş. Ç.Ç. ve katılan Er E.Ö.ün
. Bölük Komutanlığı emrinde görevli oldukları sırada; katılanın, 16.8.2009 tarihinde, saat 23.00-02.00 saatleri arasında, Er S.B. ile birlikte,
numaralı nöbet mevzii, okul nöbetinde, nöbetçi oldukları; katılan ve Er S.B.ın, mevziide uyuduklarının, nöbetçi çavuşu Er M.S. tarafından tespit edilerek; durumun, nöbetçi astsubayı olan, sanığa bildirildiği; sanığın nöbet mevziisine gittiği ve katılan ile Er S.B.'ı kaldırdıktan sonra, katılan Er E.Ö.'e tokat atmaya çalıştığı; katılanın, kafasını geri çekmesi nedeniyle, tokadın suratına denk gelmemesi üzerine, katılanı yakasından tutarak, yere doğru attığı; yere düşen katılan bacağını tutarak, kalkamadığını, beyan edince, Er S.B. ve Er M.S. tarafından kaldırılarak, koğuşa götürüldüğü; katılanın, 18.8.2009 tarihinde,
Hastanesi Baştabipliğine; buradan da,
. Asker Hastanesi Baştabipliğine sevk edildiği; yapılan muayenesinde femur başında kırık ve bu kırığa bağlı nekroz tespit edilerek,
. Asker Hastanesi Baştabipliğine sevk edildiği; katılana,
. Asker Hastanesi Baştabipliğinin, 25.8.2009 gün ve 3586 sayılı raporu ile iki ay hava değişimi verildiği; yargılama sırasında, katılan hakkında; yaralanmasının, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceğine, vücutta saptanan kemik kırığının, hayat fonksiyonlarını, ağır derecede etkileyecek nitelikte olduğuna, sağ bacakta, 3 cm'lik kısalık ve sağ kalça eklem hareketinin 20 derece limitli olmasından dolayı, organlarından birinin sağ bacağının işlevinin, sürekli zayıflamasına neden olduğuna ilişkin kati rapor tanzim edildiği; bu suretle sanığın, 16.8.2009 tarihinde, tahribatı mucip asta müessir fiil suçunu işlediği kabul edilerek; yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonunda, 28.4.2010 tarihli, 2010/1248-1239 E.K. sayılı karar ile; tesis edilen mahkûmiyet hükmünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilerek, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün onanmasına karar verilmiş ve karar düzeltme istemi reddedilmiş ise de; Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 22.12.2016 tarihli ve 2016/75-90 E.K. sayılı kararıyla karar düzeltme isteminin kabul edilmesi gerektiğine ve 9.3.2017 tarihli ve 2017/9-19 E.K. sayılı kararıyla, kesin hüküm niteliği devam eden mahkûmiyet hükmü yönünden görev ilişkisinin kalkmadığına karar verildiğinden temyiz incelemesine karar düzeltme istemiyle sınırlı olarak devam edilmiştir.
Askeri Mahkemece hükümlü hakkında tahribatı mucip asta müessir fiil suçundan hüküm kurulurken, müdafiin, katılanda meydana gelen sakatlığın oluşmasının, sanığın eylemi sonucu değil, teşhis ve tedavisinin hatalı ve gecikerek yapılması sonucu meydana gelmiştir, şeklindeki iddialarının karşılanmadığı anlaşılmaktadır.
CMKnın Hükmün gerekçesinde gösterilmesi gereken hususlar başlıklı 230uncu maddesinde; hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi yanında delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi; iddia ve savunmanın delillere göre irdelenmesi neticesinde ulaşılan kanaatin açıklanarak sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin ortaya konulması ve bu fiilin nitelendirilmesinin yapılması, TCKnın 61 ve 62nci maddelerinde belirtilen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi gerektiği hususları düzenlenmiş bulunmaktadır.
Hükmün gerekçesinde, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi yanında, iddia ve savunma bu delillere göre irdelenmeli, gerek sanığın veya müdafiinin ortaya koyduğu savunmaların, gerekse iddia makamının istemlerinin ne ölçüde ve hangi sebeplerle kabule değer bulunup bulunmadığı hususu temyiz incelemesine imkân verecek yeterlilikte açıklanarak, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ortaya konulmalı ve bu fiilin nitelendirilmesi yapılmalıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, katılanda meydana gelen sakatlığın oluşmasının, sanığın eylemi sonucu değil, teşhis ve tedavisinin hatalı ve gecikerek yapılması sonucu meydana gelmiştir şeklindeki müdafi iddialarını karşılayan gerekçenin bulunmamasının, CMKnın 34/1 ile 230/1-b-c maddelerine aykırı olması nedeniyle,
. Askeri Mahkemesinin 27.11.2015 tarih ve 2014/726-2015/661 E.K. sayılı mahkûmiyet hükmünü onayan Dairemizin 22.3.2016 tarih ve 2016/155-172 E.K. sayılı ilamının düzeltilmesi gerekliliği karşısında, söz konusu mahkûmiyet hükmünün usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Üye
. ve Üye
.; katılan darp eden sanığın, katılanın olay yerinden arkadaşlarının yardımıyla uzaklaşıp, koğuşa götürülmesini gördüğü halde, nöbet defterine bu vukuatı yazmadığı gibi, hızlıca birlik komutanına haber vermek yerine, sıhhiyeci olarak görev yapan ere (erin muayenesi ile yetinerek, röntgen çekilmesi gerektiği yolundaki önerisini ise dikkate almadan), katılana ağrı kesici verilerek takip edilmesi emrini vermesi, sabah erin yere basamadığını ve ağrılarının devam ettiğini görmesi üzerine, karakol komutanına, (darp ile ilgili bilgi vermeksizin) erin nöbette düşmüş olduğundan bahsettiği halde darp olayını anlatmaması, katılan sanığın gözetiminde tabur revirine gönderildiğinde, sanığın doktorlara konuyu anlatmadığı gibi, katılanın da çekindiğinden dolayı muayeneyi doğru yönlendirememesi (iki doktor tarafından muayene edilmesine rağmen kırıktan şüphelenilmemesi.), gözetildiğinde; sanığın, eyleminin tüm sonuçlarına katlanması gerektiği, tedavinin gecikmesine sanığın sebep olduğu kanaatinde olduklarından çoğunluğun bozma kararına katılmamışlardır.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Müdafiin temyizine atfen ve resen; sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince usul yönünden hukuka aykırılık nedeniyle BOZULMASINA;
7.4.2017 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, Üyeler
. ve
.'nun karşı oyları nedeniyle ve oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy