(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 52, 62) (1111 S. K. m. 78)
Askeri Mahkemece; sanığın, 10.5.2014-5.1.2015 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-b, TCKnın 62/1 ve 52nci maddeleri uyarınca, 6.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; bu hüküm, sanık tarafından esasa ve uygulamaya yönelik sebepler ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
316 milletvekilinin imzası ile TBMM Başkanlığına verilen ve TBMM Genel Kurulunda yapılan ilk tur oylamalarında kabul edilen Anayasa değişikliği teklifinin geçici maddesinde, Askeri Yargıtayın kapatılmasının öngörüldüğü dikkate alınarak, bahse konu teklifin kanunlaşmasının bekletici mesele yapılması gerekip gerekmediği tartışılmış, teklifin kanunlaşması mutlak olmadığından ve kanunlaşsa bile, kanunlaşana kadar zaman gerekip, bekletici mesele yapılması dosyanın sürüncemede kalmasına neden olabileceğinden, temyiz incelemesinin sürdürülmesine, Üye
.'nın, teklifin bekletici mesele yapılması gerektiği yolundaki karşı oyu nedeniyle, oy çokluğuyla karar verilmiştir
İncelenen dosya içeriğinden; sanığın,
Asker Hastanesinden 16.4.2014 tarihinde 10 gün istirahat aldığı, rapor süresi içerisinde 24.4.2014 tarihinde
. Er Eğitim Alayı Revirinden 5 gün ve yine rapor süresi içinde 28.4.2014 tarihinde özel bir doktordan 10 gün daha istirahat aldığı, iki günlük dönüş yol süresi de dikkate alındığında, sanığın en geç 9.5.2014 tarihinde gün bitimine kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, 5.1.2015 tarihinde kendiliğinden
.
. Merkez Komutanlığına müracaat ettiği, böylece 10.5.2014-5.1.2015 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, yukarıda yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakta ise de;
Sanığın temyiz dilekçesinde; askerlik hizmetinin bitmesine 12 gün kala istirahat alarak Birliğinden ayrıldığını, izin süresi içerisinde kesintisiz olarak beş ve on gün olmak üzere iki istirahat daha aldığını, askerlik hizmetinin bittiğini zannederek Birliğine dönmediğini, yurtdışına çıkmak amacıyla askerlik durum belgesi almak için askerlik şubesine uğradığında firari olarak arandığını öğrendiğini, firar kastıyla hareket etmediğini, ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya erteleme hükümlerinin şartları bulunduğu halde niçin uygulanmadığının tartışılmadığını ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep ettiği görülmektedir.
1111 sayılı Askerlik Kanununun 78'inci maddesine göre, erbaş ve erlere verilen hava değişimi ve istirahat sürelerinin toplam 30 güne kadar (dâhil) olan kısmının muvazzaf askerlik hizmetinden sayılması gerekmektedir.
Ayrıca, MSY 70-1 (Ç) Askeralma Yönergesinin 2'nci Bölüm 7'nci Kısım "Noksan hizmetli olarak terhis edilenler ile hava değişimi bitiminde birliklerine sevk edilmemesi gereken yükümlülere yapılacak işlemler" başlıklı 3'üncü maddesi de;
"a. Hava değişimleri veya hizmetleri sonunda;
(1) 15 aylık hizmet süresine tabi yükümlüler için toplam 15 gün (dâhil),
(2) 12 aylık hizmet süresine tabi yükümlüler için toplam 12 gün (dâhil)
(3) 6 aylık hizmet süresine tabi yükümlüler için toplam 6 gün (dâhil), hizmeti kalan erbaş ve erler ile bu süreler kadar noksan hizmetli olarak terhis edilenler hakkında müteakip maddelerde belirtilen esaslar çerçevesinde işlem yapılır. Bu sürelere varsa kanuni izinler dâhildir.
...
k. Erbaş ve erlerin hava değişimi kararlı sağlık raporları askerlik şubesine ulaşmasını müteakip, hava değişimi bitiminde kalan hizmet süreleri tespit edilir;
(1) Askerlikten sayılan hava değişimi süresi ile birlikte, muvazzaflık hizmetini tamamlayan erbaş ve erler, kalan hava değişimi süresine bakılmaksızın birlik ve kurumlarınca terhis edilirler. Bunların terhis belgesi ve kıta şahsi dosyası birliğinden istenir. Hava değişimi süresinin başladığı tarihten terhis tarihine kadar geçen süre için hava değişimi bedeli ödenir. Herhangi bir nedenle yükümlünün birliğinden terhis imkânı ortadan kalkmışsa askerlik şubesince terhisi yapılır.
(2) Hava değişimi sonunda kullanmadıkları izinler dâhil olmak üzere a fıkrasında belirtilen süreler kadar hizmeti kalanlar tekrar birliklerine sevk edilmez. Bunlara başvurdukları askerlik şubelerince hava değişimi sonunda müracaat edeceklerine ilişkin yazılı tebligat yapılır, tebligatta hava değişimi sonunda askerlik şubesine başvurmadıklarında haklarında hava değişimi aşımından işlem yapılacağı bildirilir.
(3) Hava değişimi sonunda rahatsızlıklarından dolayı tek tabip tarafından verilen istirahat raporları sonunda a fıkrasında belirtilen sürelerden az askerlik hizmeti kalanlar istirahatları sonunda tekrar birliklerine sevk edilirler.
(4) Birliklerine kullanmadığı izninin olup olmadığı ile izin sonunda terhise hak kazanıp kazanmadığı hususu yazı ile kayıtlı bulundukları askerlik şubelerince sorulur. İzin hakkı ile birlikte terhise hak kazananların birlik ve kurumlarından yükümlü hakkında düzenleyecekleri izin belgesi ve hizmet durum belgesi ile şahsi dosyasını askerlik şubesine resmi taahhütlü olarak göndermeleri istenir.
(5) İstenen belgeler askerlik şubesine ulaştıktan sonra terhis belgesi, tüm askerlik hizmet süresini kapsayacak şekilde, hizmet durum çizelgesi esas alınarak yerli askerlik şubesi tarafından düzenlenir. Bu yükümlülere ayrıca Terhis Öncesi Uygulanacak Sağlık Durumu Hakkında Bilgi Formu hava değişimi işlemlerini yapan askerlik şubesi başkanlığı tarafından tanzim edilerek kayıtlı bulundukları askerlik şubesine gönderilir." hükmüne amirdir.
Yukarıda belirtilen hükümler ile sanığın temyiz dilekçesinde öne sürdüğü hususlar birlikte değerlendirildiğine; sanığın şube şahsi dosyası getirtilerek özellikle, almış olduğu hava değişimi ve istirahatlara ilişkin raporların, izin belgelerinin, varsa ceza kayıtları ve askerlikten sayılmayan sürelere ilişkin belgelerle terhis çizelgesinin bilirkişi incelemesine tabi tutulması ve sanığın, normal şartlarda hangi tarihte terhise hak kazandığının, terhisi için kaç gün askerlik hizmetinin kaldığının, kalan askerlik süresine göre, eksik askerlik süresinin Birliğine sevk edilmeksizin ikametgâhının bulunduğu yerde tamamlattırılmasının gerekip gerekmediğinin bilirkişi raporu ya da mütalaası ile açıklığa kavuşturulduktan sonra hüküm verilmesi gerektiğinden, sanığın temyiz isteminin kabulüyle, mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Ayrıca, kabule göre; sanığın dosyada bulunan adli sicil kaydında gösterilen doğum tarihinin nüfus kaydı ile örtüşmediğine ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmaması için gösterilen gerekçenin (Sanığın sabıkasının bulunduğuna dayanan) dosya içeriği ile uyumlu olmadığına işaret edilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca, mahkûmiyet hükmünün, noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA;
17.1.2017 tarihinde, tebliğnameye sonuçta uygun sebepte farklı olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy