(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 62)
Askeri Mahkemece; sanığın, 20.1.2015-25.2.2015 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-a ve TCKnın 62nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; bu hüküm, sanık tarafından usul, esas ve uygulamaya yönelik sebeplerle temyiz edilmiştir.
Her ne kadar, daha önce, dosya hakkında Dairemizin 26.1.2017 tarihli ve 2017/38-5 E.K sayılı ara kararıyla bekletici mesele yapılması kararı verilmişse de, başka bir olaya ilişkin olarak Daireler Kurulunca 16.2.2017 tarihli, 2016/91 E., 2017/11 K. sayılı dosyada bekletici mesele yapılmaması kararı verildiği dikkate alınarak, dosyanın incelenmesine,
'nın karşı oyu nedeniyle, oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Yapılan incelemede;
Sanığın, 17.1.2015 tarihinde Askerlik Şubesi Başkanlığınca 2 gün yol süresi verilerek Birliğine sevk edildiği, en geç 19.1.2015 tarihinde gün bitimine kadar Birliğine katılması gerekirken katılmadığı, bir müddet firarda kaldıktan sonra 25.2.2015 tarihinde uyuşturucu veya uyarıca madde ticareti yapma veya sağlama suçundan tutuklandığı, böylece 20.1.2015-25.2.2015 tarihleri arasında firar suçunu işlediği kabul edilerek, yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakta ise de;
Sanığın 20.1.2015 tarihinde başlayan firarının, 25.2.2015 tarihinde
Sulh Ceza Hâkimliğinin 2015/150 sayılı kararı ile uyuşturucu veya uyarıca madde ticareti yapma veya sağlama suçundan tutuklanması suretiyle sona erdiğinin kabul edildiği, ancak sanığın bu tarihte yakalandığına dair dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, sadece sanığın 25.2.2015 tarihinde tutuklanmasına dair bir tutuklama müzekkeresi bulunduğu, bu belgenin ise faks fotokopisi olduğu görülmektedir.
Sanığın dosya dizi 46da yer alan ifadesinde 12.2.2015 tarihinden bu yana tutuklu olduğunu beyan etmesi dikkate alındığında, tam olarak hangi tarihte yakalandığının araştırılarak, yakalanmasına ilişkin düzenlenmiş yakalama tutanağının aslının ya da onaylı bir örneğinin dava dosyasına ithal edilmesi ve akabinde suç bitim tarihinin buna göre tespit edilmesi gerektiğinden, mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Ayrıca, nüfus kaydına göre sanığın T.C. Kimlik Numarası
olduğu hâlde, gerekçeli kararın kimlik bilgileri bölümünde, T.C. Kimlik Numarasının "
olarak gösterilmesi şeklindeki hataya işaret edilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca, mahkûmiyet hükmünün noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA;
7.3.2017 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy