(5237 S. K. m. 50, 52, 61, 62, 89) (2803 S. K. m. 15)
Askeri Mahkemece; sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün, Dairemizin 5.5.2015 tarihli, 2015/349-362 E.K. sayılı kararı ile usul yönünden bozulması üzerine, Askeri Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda; sanığın, 16.9.2011 tarihinde taksirle yaralama suçunu işlediği kabul edilerek, TCKnın 89/1, 61/9, 62/1, 50/1-a ve 52/2nci maddeleri gereğince, 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan adli para cezasının TCKnın 52/4üncü maddesi gereğince on eşit taksitte tahsil edilmesine, sanığın muvafakati olmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına, karar verilmiş;
Bu hüküm; sanık ve müdafi tarafından, usul ve esasa yönelik sebeplerle, yasal süresi içinde ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede;
Askeri Mahkemece; sanığın, 16.9.2011 tarihinde, makam odasının kapısını sertçe açarak, odanın içinde kapının önünde duran katılan J.Kd.Bçvş. M.Ö.ün koluna kapının çarpmasına sebebiyet vermek suretiyle taksirle yaralama suçunu işlediği kabul edilerek, mahkûmiyeti yoluna gidilmiş ise de;
Mahkemelerin görev durumları kamu düzenini ilgilendirmekte olup, Tabii hâkim ilkesi ile de doğrudan bağlantılı bulunmakta, adil yargılamaya ilişkin temel bir hak olarak karşımıza çıkmaktadır. Yargılamanın her aşamasında Görev durumunun dikkate alınması gerekmektedir.
Yasa Koyucu, 25.7.2016 tarihli ve 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Jandarma teşkilatını Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesi dışında, genel kolluk statüsünde yapılandırmak yoluna gitmiş ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun, Disiplin ve soruşturma usulleri başlıklı 15inci maddesinin (d) bendinde değişiklik yaparak, Jandarma personeline askeri görev verildiği takdirde bu görevlerden doğan suçların muhakemesinin, Jandarma personelinin emrine verildiği askeri birlik personelini muhakeme etmekle görevli ve yetkili olan askeri mahkemede görüleceğini öngörmüş, jandarma personelinin askeri görev verilmesi hali dışında işlediği tüm suçlar yönünden, askeri mahkemelerde yargılanmalarına son verilmiştir.
Sanığa kanuna uygun olarak verilmiş bir askeri görev bulunmadığı ve bu görevden dolayı atılı taksirle yaralama suçunu işlenmesinin söz konusu olmadığı, bu nedenle sanığın askeri mahkemede yargılanmasının mümkün olmadığı anlaşıldığından, mahkûmiyet hükmünün, görev yönünden hukuka aykırılık nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Başkan
.; suç tarihinde asker kişi olan sanığın, 668 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 25.7.2016 tarihinden önce atılı suçu işlemiş olduğu ve 353 sayılı Kanun'un 17'nci maddesi uyarınca askeri yargıda yargılanmasını gerektiren ilginin de kesilmediği dikkate alındığında, askeri mahkemenin görevli olduğu ve temyiz incelemesine devam edilmesi gerektiği kanaatinde olduğundan, çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmamıştır.
Sonuç Ve Karar: Açıklanan nedenlerle;
Sanık ve müdafiin temyizlerine atfen ve resen; sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, görev yönünden BOZULMASINA;
7.2.2017 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak, Başkan
.'ın karşı oyu nedeniyle ve oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy