(1632 S. K. m. 87) (5237 S. K. m. 281) (5271 S. K. m. 48, 85, 124, 147, 191)
Askeri Mahkemece; sanığın, 20.7.2015 tarihinde emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması sonucunda; emrin hizmete ilişkin olmaması nedeniyle beraatına karar verilmiştir.
Bu hüküm; Adli Müşavir tarafından, atılı suçun unsurları itibariyle oluştuğu ileri sürülerek, sanık aleyhine temyiz edilmiştir.
Her ne kadar, daha önce, dosya hakkında Dairemizin 26.1.2017 tarihli, 2017/42-7 EK sayılı ara kararıyla bekletici mesele yapılması kararı verilmişse de, başka bir olaya ilişkin olarak Daireler Kurulunca 16.2.2017 tarihli, 2016/91 E., 2017/11 K. sayılı dosyada bekletici mesele yapılmaması kararı verildiği dikkate alınarak, dosyanın incelenmesine,
.'nın karşı oyu nedeniyle, oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Yapılan incelemede;
Suç tarihinde
. Komutanlığı emrinde görevli olan sanığın, üzerinde bulundurduğu anlaşılan cep telefonunu amiri tarafından teslim etmesi istenilmesine rağmen, açıkça cep telefonunu teslim etmeyeceğini ifade etmesi nedeniyle, sanık hakkında ASCKnın 87/1inci maddesi ikinci cümlesinde düzenlenen emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılaması sonucunda;
Askeri Mahkemece; sanığın eyleminin, Anayasa ve Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerinde düzenlenen kişinin kendisi hakkında suç delili sunmak ya da göstermek zorunluluğunun bulunmaması kuralı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçunun düzenlendiği TCKnın 281inci maddesi kapsamındaki cezasızlığın da yine bu kapsamda olduğu, kaldı ki sanığın gizleme kastının bir suça ilişkin değil, 6413 sayılı Kanuna göre bir disiplinsizliğe ilişkin olduğu, aksi yöndeki kabulün hakkaniyetli olmayacağı, sanığa cep telefonunu tesliki emrin hizmete ilişkin olmaması nedeniyle sanığın beraatına karar verildiği anlaşılmaktadır;
Türkiye Cumhuriyet Anayasasının Suç ve cezalara ilişkin esaslar başlığını taşıyan 38/5inci maddesi, hiç kimsenin kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamayacağını düzenlenmiştir.
Yine; Ceza Muhakemesi Kanunu'nun;
48inci maddesinde, tanığın kendisini ceza kovuşturmasına uğratabilecek nitelikteki sorulara cevap vermekten çekinebileceği,
85inci maddesinde, Cumhuriyet savcısının, kendisine yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmuş olan şüpheliye yer gösterme işlemi yaptırabileceği,
124üncü maddesinde, ispat aracı olarak yararlı görülen eşyayı yanında bulunduran kişinin istem üzerine bu şeyi göstermek ve teslim etmekle yükümlü olduğu, kaçınma hâlinde bu kişiler hakkında disiplin hapsine ilişkin hükümlerin uygulanacağı, ancak, şüpheli veya sanık ya da tanıklıktan çekinebilecekler hakkında bu hükmün uygulanmayacağı,
147/1-e ve 191/3-c maddelerinde, şüpheli veya sanığa yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni hakkı olduğunun bildirileceği;
Türk Ceza Kanununun 281inci maddesinde, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi hakkında altı aydan beş yıla kadar hapis cezası verileceği, ancak, kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmeyeceği;
Öngörülmüştür.
Tüm bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde, kişinin kendi işlediği suçla ilgili olarak, soruşturma veya kovuşturma makamlarına ispat delili göstermesi tamamen kendi rızasına bağlı olup, bu konuda zorlanması hukuken mümkün değildir.
Suç tarihi itibariyle kışla içerisinde cep telefonu bulundurma eylemi, 6413 sayılı Kanunun 19/1-j maddesine göre disiplin cezasını gerektiren disiplinsizlik teşkil etmektedir. Bu fiilin en önemli delili ise cep telefonudur.
Değinilen bu durum karşısında, kendi işlediği suçla ilgili olarak delili teslim etmeyen, yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişiler hakkında ceza tayini yoluna gidilmezken, daha hafif nitelikteki disiplinsizlik eyleminin delilini teslim etmeyen, yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişiler hakkında eylemin emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturduğunun kabulü ve cezalandırılması hakkaniyete uygun değildir.
Bu itibarla; kendisi aleyhine başlatılması muhtemel disiplin soruşturmasında delil teslim etme yükümlülüğü bulunmayan sanığa, işlediği disiplinsizlik eyleminin delili olan cep telefonunu getirip teslim etmesi yönünde verilen emrin, askeri hizmete ilişkin nitelik taşımadığı ve bu talebe riayet etmeyen sanık yönünden atılı emre itaatsizlikte ısrar suçunun oluşmadığı sonucuna varılarak, Adli Müşavirin kabule değer bulunmayan temyiz sebebinin reddi ile beraat hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Başkan
; sanığa verilen emrin hizmete ilişkin olduğunu, atılı suçun unsurları itibarıyla oluştuğunu belirterek, çoğunluk görüşüne katılmamıştır.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Adli Müşavirin kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi uyarınca REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan beraat hükmünün ONANMASINA; 7.3.2017 tarihinde, Başkan
ın karşı oyu nedeniyle ve oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy