(2692 S. K. m. 2, 21) (765 S. K. m. 491)
Askeri Mahkemece; sanıklar hakkında açılan kamu davalarında ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmiş; bu hükümler, sanık Er F.Ü. tarafından esasa; Adli Müşavir tarafından ise göreve yönelik nedeler ileri sürülerek ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
İncelenen dosya içeriğinden;
Sanık Er F.Ü.'in 3.4.2016 tarihinde çarşı iznine çıkmadan önce mağdur Onb. M.S.'ye ait Yapı ve Kredi Bankası kredi kartını mağdurun bankacılık işlemlerini yapmak üzere mağdurdan teslim aldığı, sanık Er F.Ü. ile diğer sanık Er Ü.P.'ın mağdurun rızası dışında mağdura ait Yapı ve Kredi Bankası kredi kartı ile nakit avans çekerek kendilerine yarar sağlama konusunda anlaştıkları, sanıkların iştirak halinde bir suç işleme kararının icrası kapsamında 3.4.2016 günü saat 10.53, 11.47, 13.29 ve 14.30'da dört defa mağdurun rızası dışında mağdura ait Yapı ve Kredi Bankası kredi kartı ile her seferinde 100,00 TL olmak üzere toplamda 400,00TL tutarında nakit avans çektikleri ve böylece sanıkların zincirleme iştirak halinde banka kartının kötüye kullanılması suçunu işledikleri;
Sanık Er F.Ü.'in 9.4.2016 tarihinde çarşı iznine çıkmadan önce mağdur Onb. M.S.'nin kullandığı ve mağdurun ağabeyi E.S.'ye ait .
.. Bankası banka kartını mağdurun bankacılık işlemlerini yapmak üzere mağdurdan teslim aldığı, sanık Er F.Ü.'in 9.4.2016 günü saat 10.29'da mağdurun rızası dışında mağdurun ağabeyi E.S.'ye ait .
. Bankası banka kartından 150,00 TL tutarında nakit avans çektiği ve böylece sanığın banka kartının kötüye kullanılması suçunu işlediği;
Sanık Er Ü.P.'ın 10.4.2016 günü saat 15.43.06'da 3 nolu koğuşun önünden geçerek tuvalete gittiği, saat 15.51.16'da 1 nolu koğuşa giriş yaptığı, diğer sanık Er F. Ü.'in 15.53.23'de mağdur Onb. M.S.'nin kaldığı 3 nolu koğuşa girerek, mağdurun yatağının üzerinde bulunan pantolonunun cebindeki cüzdanının içerisinden kendisinin üstü olan mağdura ait
ve
. Bankası kredi kartını mağdurun rızası olmaksızın aldığı, gerek hazırlık aşamasında, gerek suçun icrai hareketlerinde ve gerekse suçun işlenmesinden sonra suça konu eşyadan faydalanmada sanıkların ortak hareket ettikleri ve böylece iştirak halinde üstünün bir şeyini çalmak suçunu işledikleri;
Sanıklar Er F.Ü. ve Er Ü.P.'ın iştirak halinde üstünün bir şeyini çalmak suçunu işledikten sonra 10.4.2016 günü saat 15.57.02'de 1 nolu koğuştan çıkarak tuvalete gittikleri, koridorda giderken sanık Er F.Ü.'in diğer sanığa suça konu kredi kartını gösterdiği, sanıkların tuvalette suçun icrai hareketleri konusunda müzakere ettikleri, sanıkların saat 15.58.14'de 1 nolu koğuşa geri döndükleri ve saat 16.00.53'de koğuştan çıktıkları, sanıkların iştirak halinde saat 16.01'de mağdurun rızası dışında mağdura ait
.ve
. Bankası kredi kartından 1.800,00 TL nakit avans çektikleri, daha sonra 1 nolu koğuşa çıkarak çekilen parayı yarı oranında paylaştıkları, mağdurun nakit avans çekildiğini telefonla öğrenmesi üzerine olayın ortaya çıktığı, böylece sanıkların iştirak halinde banka kartının kötüye kullanılması suçunu işledikleri;
İddia olunarak; sanık terhisli Er F.Ü.'in zincirleme iştirak halinde banka kartını kötüye kullanmak, banka kartını kötüye kullanmak, iştirak halinde üstünün bir şeyini çalmak ve iştirak halinde banka kartını kötüye kullanmak suçlarından; Er Ü.P.'ın ise zincirleme iştirak halinde banka kartını kötüye kullanmak, iştirak halinde üstünün bir şeyini çalmak ve iştirak halinde banka kartını kötüye kullanmak suçlarından ayrı ayrı cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı;
Askeri Mahkemece yapılan yargılamada; sanıkların asker kişi sıfatlarının 27.7.2016 tarihinde yürürlüğe giren 668 sayılı KHK ile sona erdiği kabul edilerek, 353 sayılı Kanun'un 9 ve 176'ncı maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verildiği;
Anlaşılmaktadır.
25.7.2016 tarihli ve 668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 23üncü maddesiyle 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununun 2nci maddesinde değişiklik yapılarak Sahil Güvenlik Komutanlığının askeri bir güvenlik kuvveti olmaktan çıkartıldığı ve genel kolluk kuvveti haline getirildiği, yine aynı Kararnamenin 31inci maddesiyle 2692 sayılı Kanunun 21inci maddesinde de değişiklik yapılarak söz konusu maddenin (d) bendine sahil güvenlik personelinin kişisel suçlarında genel hükümlere göre işlem yapılacağı hükmünün; (e) bendine de sahil güvenlik personeline askeri görev verildiği takdirde bu görevden doğan suçlarda 25.10.1963 tarihli ve 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, bu suçların muhakemesinin, sahil güvenlik personelinin emrine verildiği askeri birlik personelini muhakeme etmekle görevli ve yetkili olan Askeri Mahkemede görüleceği hükmünün getirildiği, yapılan bu değişikliler sonucunda kural olarak Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinden ayrılan sahil güvenlik personeline belli şartlar gerçekleştiğinde ancak askeri görev verilebileceğinin, Askeri Mahkemelerin de sahil güvenlik personelini yargılama görevinin sadece askeri görev verildiği takdirde söz konusu olabileceğinin anlaşıldığı;
Bu kapsamda; zorunlu askerlik hizmetini Sahil Güvenlik Komutanlığı emrinde yapan erbaş ve erler, sahil güvenlik personeli statüsünü kazandıklarından, Sahil Güvenlik Komutanlığı emrinde görevli tüm personelin işledikleri suçlardan dolayı soruşturma usulünü özel olarak düzenleyen 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununun 21inci maddesi hükmüne tabi oldukları, dolayısıyla yargılama mercii belirlenirken, bu konudaki özel düzenleme olan 2692 sayılı Kanunun 21inci maddesi esas alınarak görevli yargı yerinin belirlenmesi gerektiği, Sahil Güvenlik Komutanlığı emrinde zorunlu askerlik hizmetini yapan erbaş ve erlerin, diğer sahil güvenlik personeli gibi, sadece kendilerine kanunlarla askeri görev verildiği takdirde, bu görevlerden doğan suçlarında askeri mahkemelerde yargılanabilecekleri, bunun dışındaki tüm suçlarından dolayı adli yargıda yargılanmaları gerektiği, sanıkların kamu davasına konu edilen eylemlerinin, sahil güvenlik personeline kanunlarla tevdi edilmiş askeri bir görevden kaynaklanmadığı, bu nedenle 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununun 21inci maddesinin e bendine göre, dava konusu eylemlerden dolayı yargılama yapmaya askeri mahkemelerin görevli olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından, görevsizlik kararlarının ayrı ayrı onanmasına karar verilmiştir.
Başkan
..; suç tarihinde asker kişi olan sanığın, 668 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 25.7.2016 tarihinden önce atılı suçu işlemiş olduğu ve 353 sayılı Kanun'un 17'inci maddesi uyarınca askeri yargıda yargılanmasını gerektiren ilginin de kesilmediği dikkate alındığında, askeri mahkemenin görevli olduğu ve temyiz incelemesine devam edilmesi gerektiği görüşüyle; Üye
. ise; 31.7.2016 tarihli ve 669 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 112inci maddesi ile 2692 sayılı Kanuna ilave edilen geçici 9'uncu maddede "Sahil Güvenlik Komutanlığının er ve erbaş ile askerlik yükümlüsü ihtiyacı, 21.6.1927 tarihli ve 1111 sayılı Askerlik Kanunu hükümleri çerçevesinde Milli Savunma Bakanlığı tarafından üç yıl süreyle karşılanır. Ancak İçişleri Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine ve Bakanlar Kurulu kararıyla; bu süre uzatılabilir. Bu suretle Sahil Güvenlik Komutanlığı emrine verilen er ve erbaşlar ile askerlik yükümlüleri hakkında, diğer er ve erbaşlar ile askerlik yükümlülerinin tabi olduğu hükümler uygulanır. Bunların giderleri Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçesinden karşılanır... hükmünün öngörülmesi karşısında bu düzenlemenin 1111 sayılı Askerlik Kanunu yanı sıra askeri yargılama usulü ve askeri ceza hukuku yönünden de bir atıf niteliğinde olduğu, dolayısıyla, askeri yargının görevinin devam ettiği görüşüyle, çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmamışlardır.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanık Er F.Ü. ve Adli Müşavirin kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi uyarınca REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan sanıklar hakkındaki görevsizlik kararlarının ayrı ayrı ONANMASINA;
7.2.2017 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak, Başkan
ve Üye
'in karşı oyları ile oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy