(1632 S. K. m. 47, 91) (5237 S. K. m. 29, 62) (5271 S. K. m. 34, 231)
Askeri Mahkemece; 15.5.2012 tarihli, 2012/528-153 E.K. sayılı kararla açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmak suretiyle, sanığın 13.5.2006 tarihinde üste filen taarruz suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 91/1 (az vahim hal), TCKnın 29 (3/4 oranında) ve 62nci maddeleri gereğince, bir ay yedi gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, karar verilmiş;
Bu hüküm; müdafi tarafından, esasa ve uygulamaya yönelik sebeplerle yasal süresi içinde temyiz edilmiştir.
Her ne kadar, daha önce, dosya hakkında Dairemizin 21.2.2017 tarihli ve 2017/64-19 E.K sayılı ara kararıyla bekletici mesele yapılması kararı verilmişse de, başka bir olaya ilişkin olarak Daireler Kurulunca 16.2.2017 tarihli, 2016/91 E., 2017/11 K. sayılı dosyada bekletici mesele yapılmaması kararı verildiği dikkate alınarak, dosyanın incelenmesine,
..'nın karşı oyu nedeniyle, oy çokluğuyla karar verilmiştir.
Yapılan incelemede;
Sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün, Dairemizin 28.2.2012 tarihli, 2012/314-299 E.K. sayılı ilamı ile uygulamaya yönelik noksan soruşturma yönünden bozulması üzerine, bozma ilamına uyularak yapılan yeniden yargılama neticesinde;
. Askeri Mahkemesinin 15.5.2012 tarihli, 2012/528-153 E.K. sayılı kararı ile; sanığın 13.5.2006 tarihinde üste filen taarruz suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 91/1 (az vahim hal), TCKnın 29 (3/4 oranında) ve 62nci maddeleri gereğince bir ay yedi gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına, CMKnın 231/5inci maddesi gereğince bu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, CMKnın 231/8inci maddesi gereğince sanığın beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, karar taraflarca itiraz edilmediğinden bahisle 13.6.2012 tarihinde kesinleştirilmiştir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştirilmesinden sonra, beş yıllık deneme süresi içerisinde, sanığın "infaz kurumuna veya tutukevine yasak eşya sokma" suçundan dolayı
. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2014 tarihli ve 2014/176-384 E.K. sayılı kararı ile mahkum edildiği ve bu hükmün 30.12.2014 tarihi itibarıyla kesinleştirilip ihbarda bulunulması üzerine, Askeri Mahkemece; CMKnın 231/1 ve 5inci maddeleri uyarınca, duruşma açılmak ve taraf teşkil edilmek suretiyle yapılan yargılama sonunda, sanığın yazılı olduğu şekilde mahkumiyetine karar verilmişse de;
Temyize konu mahkumiyet hükmünün gerekçesinde, hükmün açıklanmasının nedenlerine yer verilmekle birlikte, suçla ilgili olarak, iddia ve savunmada ileri sürülen görüşler ile hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmediği, tartışılmadığı ve değerlendirilmediği, iddia ve savunmanın delillere göre irdelenmesi neticesinde ulaşılan kanaatin açıklanmadığı ve sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiillerinin ortaya konulmadığı, maddi olayın açıklanmadığı, fiillerin nitelendirilmelerinin yapılmadığı, TCKnın 61 ve 62nci maddelerindeki esaslara göre cezaların nasıl belirlendiğinin gösterilmediği, CMKnın 34/1, 230/1-a-b-c, 232nci maddelerine aykırı olan ve hukuka kesin aykırılık teşkil eden bu durum nedeniyle, hükmün açıklanması suretiyle verilen mahkumiyet hükmünün usul yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Diğer taraftan; sanığın atılı suç tarihi öncesinde işlediği uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkum edildiği, cezaevinde hükümlü iken de cezaevine uyuşturucu madde sokmak suçu nedeniyle hakkında işlem yapıldığı gözetildiğinde, suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığı araştırılmadan hükme ulaşılmasının noksanlık olduğu kabul edilmiş ve hüküm bu nedenle de bozulmuştur.
Bozma nedeni karşısında;
Sanık hakkında ilk hükmün kurulduğu 7.8.2008 ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği 15.5.2012 tarihinde, üste fiilen taarruz suçu bakımından ASCKnın 47 ve Ek-8inci maddeleri nedeniyle erteleme veya seçenek yaptırımlara çevirme olanağının bulunmadığı, Anayasa Mahkemesinin 17.1.2013 tarihli 2012/80, 2013/16 K. sayılı kararı ile, ASCKnın 47nci maddesinin birinci fıkrasının 4551 sayılı Kanunun 12nci maddesi ile değiştirilen (A) bendinin birinci ve ikinci cümlelerinin; Ek 8inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan
kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile... ibaresinin Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi nedeniyle, Askeri Mahkemece; sanığa verilen hapis cezasının, erteleme veya seçenek yaptırımlara çevrilme kurumları yönünden değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilmekle yetinilmiştir.
İşaret edilmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Müdafiin temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi gereğince, hukuka aykırı bulunan mahkumiyet hükmünün usule aykırılık ve noksan soruşturma yönünden BOZULMASINA;
7.3.2017 tarihinde, tebliğnamedeki görüşe uygun olarak ve oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy