(1632 S. K. m. 66) (5237 S. K. m. 50, 62)
Sanık hakkında daha önce verilen mahkûmiyet hükmünün Dairemizin 23.02.2016 tarihli ve 2016/113-128 E.K. sayılı ilamı ile usul ve suç başlangıç tarihinin hatalı tespiti yönünden bozulması üzerine, bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, Askeri Mahkemece; sanığın 22.8.2014-14.10.2014 tarihleri arasında izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 66/1-b ve TCKnın 62/1inci maddeleri uyarınca on ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının TCKnın 50/1-f maddesi uyarınca, takdiren beş ay süreyle kamuya yararlı bir işte çalışma seçenek yaptırımına çevrilmesine karar verilmiş; bu hüküm, sanık tarafından sebepsiz; müdafii tarafından ise usule ve esasa yönelik sebeplerle temyiz edilmiştir
Yapılan incelemede;
Sanığın 14.08.2014 tarihinde 5 gün sıhhi izin alarak Birliğinden ayrıldığı, sıhhi izin süresi içerisinde
İlçe Hastanesinden 19.8.2014 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere tekrar üç gün istirahat aldığı, dönüş yol süresi de eklendiğinde, 22.8.2014 tarihine kadar Birliğine dönmesi gerekirken dönmediği, bir süre sıhhi izin tecavüzünde bulunan sanığın
Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na ziyaret için gitmesi üzerine hakkındaki yakalama emri gereğince 14.10.2014 tarihinde yakalandığı, böylece 22.8.2014-14.10.2014 tarihleri arasında sıhhi izin tecavüzü suçunu işlediği kabul edilerek, yukarıda belirtildiği şekilde cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakta ise de;
Dairemizin bozma ilamında; İstinabe Mahkemesinde sanığın sorgusunun tespit edilmesinden önce iddianamenin okunmasını müteakip, asıl yargılamanın yapıldığı Askeri Mahkemede, iddianamenin okunmaması ve hüküm verilmesinin CMKnın 191/3-b maddesine aykırılık oluşturması yanı sıra aleniyet ilkesini ihlal ettiği, ayrıca sıhhi izninin son günü olan 19.08.2014 tarihinde 3 gün istirahat alan sanığın istirahat bitimi olan 21.8.2014 gününden itibaren 1 gün dönüş yol süresi verildiğinde 22.8.2014 saat 24.00'a kadar Birliğine katılmasının gerektiği dolayısıyla suçun başlangıç tarihinin 23.8.2014 olarak kabul edilmesi gerekirken, kararda 22.8.2014 olarak belirtilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek mahkûmiyet hükmünün usul ve suç başlangıç tarihinin hatalı tespiti yönünden bozulmasına karar verildiği; Ancak, Askeri Mahkemece bozma kararına uyulmasından sonra yapılan yargılamada; izin tecavüzü suçuna ilişkin düzenlenen 22.10.2014 tarihli ve 2014/520-345 E.K. sayılı iddianamenin İstinabe Mahkemesinde okunmasına rağmen asıl yargılamanın yapıldığı Askeri Mahkemede yine okunmadığı; ayrıca sanığın istirahatının bittiği 21.8.2014 tarihinden itibaren Birliğinin bulunduğu
. ili ile iznini geçirdiği
. illeri arasında tanınması gereken 1 günlük dönüş yol süresi tanınmaksızın suç başlangıç tarihinin 23.8.2014 yerine ilk hükümde olduğu gibi 22.8.2014 olarak belirlendiği görülmektedir.
Bu itibarla; bozmaya uyulmasına rağmen, bozma ilamında belirtilen hususlar yerine getirilmeden hüküm verildiği anlaşıldığından, mahkûmiyet hükmünün usul ve suç başlangıç tarihinin hatalı tespiti yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanık ve müdafiinin temyizine atfen ve resen; mahkûmiyet hükmünün, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca, usul ve suç başlangıç tarihinin hatalı tespiti yönünden BOZULMASINA;
28.2.2017 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak ve oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy