(1632 S. K. m. 115) (5237 S. K. m. 50, 52, 62)
Askeri Mahkemece, sanığın 7.8.2012 tarihinde memuriyet nüfuzunu sair surette kötüye kullanmak suçunu işlediği kabul edilerek, ASCKnın 115/1, TCKnın 62, 50/1-a ve 52nci maddeleri uyarınca neticeten 500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş; bu hüküm, sanık tarafından duruşma yapılması talep edilerek ve esasa yönelik sebepler ileri sürülerek temyiz edilmiştir.
Kurulumuzca işin esasına geçilmeden önce, sanığın duruşma isteminin karara bağlanıp bağlanmaması hususu ön sorun olarak tartışılmıştır. Askeri Yargıtay tarafından yapılan temyiz incelemesi yasal koşulların bulunması halinde duruşmalı olarak yapılabilir. İncelemenin duruşmalı yapılıp yapılmaması konusu taraf teşkili ile ilgili olduğundan, incelemeye geçilmeden önce mutlaka karara bağlanmalıdır. Bu nedenle, incelemeye geçilmeden önce sanığın duruşma isteminin tartışılıp karara bağlanmasına oy çokluğu ile karar verildi.
Üyeler
ve
; inceleme konusu davada askeri yargı görevli olmadığından, incelemenin duruşmalı yapılması isteminin karara bağlanmasına gerek bulunmadığı görüşüyle çoğunluğun kararına katılmamışlardır.
Ön sorun aşıldıktan sonra duruşma isteminin tartışılmasına geçilmiştir. 353 sayılı Kanunun Duruşmalı İnceleme başlığını taşıyan 218/1inci maddesi; On yıl veya daha fazla hapis cezasına ilişkin hükümlerde Askeri Yargıtay incelemesini, sanığın veya katılanın temyiz başvurusundaki istemi üzerine veya resen duruşmalı yapar. İncelemenin duruşmalı yapılması, bir yıldan fazla hapis cezasına ilişkin hükümlerde Askeri Yargıtayın lüzum görmesine bağlıdır. hükümlerini içermekte olup, temyize konu hüküm bir yıldan aşağı hapis cezasına ilişkin olduğundan, sanığın duruşmalı inceleme isteminin, oybirliği ile reddine karar verilmiştir.
Yapılan incelemede;
Komutanlığınca 7.8.2012 - 10.8.2012 tarihleri arasında
'da ikili ilişkiler çerçevesinde yapılmasına karar verilen liman ziyaretinde sanığın komutanı olduğu
-..'te görevlendirildiği, botun hareketinde evvel liman ziyaretinde verilecek kokteylde kullanılmak üzere piyasadan temin edilen yiyecek ve içecek paralarının Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge komutanlığından ödenek olarak alındığı, sanığın 7.8.2012 tarihinde Komutanı olduğu botta diplomatik ilişkiler çerçevesinde verdiği kokteylde
makamlarının, Türk Askeri Ataşesinin ve Türk Konsolosunun davet edildiği, sanığın daha önceden tanışmış olduğu
. isimli bayan ile bu bayanın arkadaşı olan iki bayanı da kokteyle davet ettiği, anılan gün verilen kokteyle davetlilerin girişlerinde polis astsubayı tarafından ziyaretçi defterine kayıtların yapıldığı,
isimli bayan ve iki arkadaşının sanık ile birlikte bota giriş yaptıkları ancak bu şahısların ziyaretçi defterine kayıtlarının yapılmadığı, bu şekilde resmi kokteyle katıldıkları, kokteyl bittikten sonra sanığın üç yabancı bayan ile bottan ayrıldığı, böylece sanığın Komutanı olduğu
-..'de karşılıklı diplomatik ilişkiler kapsamında yapılan ve masrafları Türkiye Cumhuriyeti Devletince karşılanan resmi kokteyle arkadaşları olan yabancı uyruklu üç bayanı davet edip, polis astsubayına ziyaretçi defterine kaydettirmeksizin bizzat gemiye sokarak ve resmi kokteylde bulundurarak, kokteyl sebebiyle üç bayan arkadaşına gemi personelini hizmet ettirmek suretiyle yüklenen suçu işlediği kabul edilerek, yazılı olduğu şekilde mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmakta ise de;
Hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 25.07.2016 tarihli ve 668 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler ile Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 23üncü maddesiyle 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununun 2nci maddesinde değişiklik yapılarak Sahil Güvenlik Komutanlığının askeri bir güvenlik kuvveti olmaktan çıkartıldığı ve genel kolluk kuvveti haline getirildiği, yine aynı Kararnamenin 31inci maddesiyle 2692 sayılı Kanunun 21inci maddesinde de değişiklik yapılarak söz konusu maddenin (d) bendine sahil güvenlik personelinin kişisel suçlarında genel hükümlere göre işlem yapılacağı hükmünün; (e) bendine de sahil güvenlik personeline askeri görev verildiği takdirde bu görevden doğan suçlarda 25.10.1963 tarihli ve 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, bu suçların muhakemesinin, sahil güvenlik personelinin emrine verildiği askeri birlik personelini muhakeme etmekle görevli ve yetkili olan Askeri Mahkemede görüleceği hükmünün getirildiği, yapılan bu değişikliler sonucunda kural olarak Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinden ayrılan sahil güvenlik personeline belli şartlar gerçekleştiğinde ancak askeri görev verilebileceğinin, Askeri Mahkemelerin de sahil güvenlik personelini yargılama görevinin sadece askeri görev verildiği takdirde söz konusu olabileceği anlaşılmakla; Askeri Mahkemece sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmünün görev yönünden bozulmasına karar verilmiştir.
Başkan
; suç tarihinde asker kişi olan sanığın, 668 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 25.7.2016 tarihinden önce atılı suçu işlemiş olduğu ve 353 sayılı Kanun'un 17'inci maddesi uyarınca askeri yargıda yargılanmasını gerektiren ilginin de kesilmediği dikkate alındığında, askeri mahkemenin görevli olduğu ve temyiz incelemesine devam edilmesi gerektiği görüşüyle, çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmamıştır.
Sonuç Ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Sanığın temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması yönündeki isteminin, 353 sayılı Kanunun 218/1inci maddesi uyarınca REDDİNE;
2) Sanığın temyizine atfen ve resen, 353 sayılı Kanunun 221/1inci maddesi uyarınca, sanık hakkındaki mahkûmiyet hükmünün görev yönünden BOZULMASINA;
28.2.2017 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak, Başkan
'ın karşı oyu nedeniyle, oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy