(1632 S. K. m. 130) (353 S. K. m. 16)
Sanık hakkında 11.12.2015 tarihinde adli ve idari görevlerin ifasında kullanılmak üzere kendisine tevdi edilen
plaka numaralı askeri araç ile izin almaksızın ve görevlendirme amacı dışında sahil kolaylık tesislerinden 4,2 km uzaklıktaki arkadaşı ile müşterek kiraladığı ikametgâha gitmek suretiyle askeri aracı özel menfaatinde kullandığı, işlenen suç nedeniyle, 2,56 TL tutarında Hazine zararının meydana geldiği, böylece sanığın atılı suçu işlediği iddia olunarak, ASCK'nın 130/1'inci maddesi uyarınca cezalandırılması ve işlenen suç nedeniyle meydana gelen kamu zararının suç tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 353 sayılı Kanun'un 16'ncı maddesi uyarınca sanıktan tazmin ve tahsil edilmesi istemiyle kamu davası açıldığı; Askeri mahkemece yapılan yargılama sonucunda görevsizlik kararı verildiği; bu kararın sanık müdafi tarafından yargılamanın Askeri mahkemede yapılması gerektiği belirtilerek temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Suç tarihinden sonra 25.7.2016 tarihinde yürürlüğe 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 2692 sayılı Sahil güvenlik Komutanlığı Kanununda değişikliğe gidilerek, Sahil Güvenlik personelinin -askeri görev verildiği takdirde bu görevlerden doğan suçlar dışında- Askeri Mahkemelerde yargılanmalarına son verilmiştir. Gerek öğretide gerekse yerleşmiş yargısal kararlarda, yeni yürürlüğe giren yargılama kurallarına ilişkin değişikliklerin, yapılacak yargılama işlemlerinde sanığın leh veya aleyhinde sonuç doğurmasına bakılmaksızın derhal uygulanması ilkesi benimsenmiştir. Bu ilkenin istisnası da ancak yeni yürürlüğe konulan kanunda geçici maddeler ile yapılan düzenlemelerle ayrık tutulan hallerde ortaya çıkmaktadır. Anılan Kanun Hükmünde Kararnamede daha önce işlenen suçlar bakımından herhangi bir istisna getirilmediği görülmektedir. Açıklanan ilkenin doğal sonucu olarak yeni yürürlülüğe giren ve istisna içermeyen yargılama kurallının inceleme konusu yargılamada derhal uygulanması zorunludur.
Somut olayda, Sahil Güvenlik personeli olan sanığa isnat edilen suç askeri görevden doğan bir suç olmadığından, sanığın 668 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği 25.7.2016 tarihi itibariyle Askeri Mahkemede yargılanması mümkün değildir. Bu itibarla; sanık müdafiinin temyiz isteminin reddiyle, usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan görevsizlik hükmünün onanmasına karar verilmiştir.
Başkan
; suç tarihinde asker kişi olan sanığın, 668 sayılı KHK'nın yürürlüğe girdiği 25.7.2016 tarihinden önce atılı suçu işlemiş olduğu ve 353 sayılı Kanun'un 17'nci maddesi uyarınca askeri yargıda yargılanmasını gerektiren ilginin de kesilmediği dikkate alındığında, askeri mahkemenin görevli olduğu ve temyiz incelemesine devam edilmesi gerektiği görüşüyle, çoğunluğun aksi yöndeki kararına katılmamıştır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Sanık müdafiinin kabule değer görülmeyen temyiz sebeplerinin, 353 sayılı Kanunun 217/2nci maddesi uyarınca REDDİNE;
Usul ve esas yönlerinden hukuka uygun bulunan görevsizlik hükmünün ONANMASINA;
7.3.2017 tarihinde, tebliğnameye uygun olarak, Başkan
ın karşı oyu nedeniyle oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy