(1632 S. K. m. 137) (765 S. K. m. 59, 95) (647 S. K. m. 4, 6) (5271 S. K. m. 231)
Mülga
. Askeri Mahkemesinin 24.12.2004 tarihli ve 2004/1109-814 E.K. sayılı kararı ile, hükümlünün 24.2.2004 tarihinde atılı suçu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 137, 765 sayılı TCK'nın 59/2'nci ve 647 sayılı Kanun'un 4'üncü maddeleri uyarınca, 74.250.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, 647 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesi uyarınca ağır para cezasının ertelenmesine, meydana gelen 201.826.125 TL Hazine zararının 353 sayılı Kanun'un 16'ncı maddesi uyarınca sanıktan tazminen tahsiline ve 10.800.000 TL nisbi harç alınmasına karar verildiği,
Söz konusu kararın, Dairemizin 10.4.2007 tarihli ve 2007/585-584 E.K. sayılı kararı ile, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün "...647 sayılı Kanun'un 4'üncü maddesi uyarınca, hürriyeti bağlayıcı cezanın günlüğü 11 YTL hesabıyla adli para cezasına çevrilerek sonuç olarak 55 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına..." şeklinde düzeltilerek onanmasına karar verilerek kesinleştiği,
5728 sayılı Kanun'un 562'nci maddesi ile, 5271 sayılı Kanun'un 231'inci maddesinde yapılan değişiklik üzerine, aynı Askeri Mahkemenin 14.4.2008 tarihli, 2004/1109 E. ve 2008/645-K. numaralı duruşmasız işlere ait kararı ile, hükümlünün hizmette tekâsülle askeri aracın mühimce hasarına sebep olmak suçundan kesinleşmiş ilamın infazının durdurulmasına, hükümlünün 24.2.2004 tarihinde atılı suçu işlediği kabul edilerek, ASCK'nın 137 ve 765 sayılı TCK'nın 59/2'nci maddesi uyarınca, beş gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükümlünün sebebiyet verdiği 201.826.125 TL Hazine zararını ödemesi koşulu ile CMK'nın 231'inci maddesi uyarınca işbu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, süresi içinde itiraz edilmeyen kararın 4.3.2015 tarihinde kesinleştirildiği,
Anlaşılmaktadır.
Mülga 765 sayılı TCK'nın 95/2'nci maddesi, cürüm ile mahkûm olan için hüküm tarihinden itibaren beş sene süreyle deneme süresi öngörerek, sanığın bu süre içinde aynı türden bir cezaya veya hapis ya da ağır hapis cezasına mahkûm olmaması durumunda, tecil edilen mahkûmiyetin esasen vaki olunmamış sayılacağını, aksi takdirde her iki cezanın ayrı ayrı tenfiz olunacağını hükme bağlamıştır. Yine 765 sayılı TCK'nın 95'inci maddesine göre, deneme müddeti, tecil kararı düşmeksizin geçmiş ise, mahkûmiyet esasen vâki olmamış sayılacaktır. Mahkûmiyetin vâki olmamış sayılması onun hukuken dikkate alınmaması, kaldırılmış olması demektir. Deneme süresinin suç işlenmeden geçirilmesi durumunda tecil edilen mahkûmiyet adli sicilden çıkartılır. Nitekim 3682 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun 8/2'nci maddesine göre, ertelenmiş olan hüküm esasen vâki olmamış sayıldığı hallerde, bu tarih esas alınarak duruşma yapılmasızın, adli sicildeki kaydın çıkartılmasına mahkemece karar verilir.
Somut olayda; hükümlü hakkında, 24.2.2004 tarihinde işlediği hizmette tekâsülle askeri aracın mühimce hasarına sebep olmak suçundan 647 sayılı Kanun'un 6'ncı maddesi gereğince ertelenen adli para cezasına ilişkin hüküm 24.12.2004 tarihinde verilmiş olup, 765 sayılı TCK'nın 95/2'nci maddesine göre; hüküm tarihinden itibaren beş yıl içerisinde herhangi bir suç işlenmemiş olup. 24.12.2009 tarihi itibariyle, cezası ertelenmiş olan mahkûmiyetinin vaki olmamış sayılması gerektiği, hükümlü hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği 14.4.2008 tarihi itibariyle beş yıllık sürenin dolması için kalan sürenin miktarı, her iki kurumda da beş yıllık bir deneme süresinin bulunması, bu sürenin öngörülen şartlara uygun olarak geçirilmesi halinde, ceza ertelenmiş ise, mahkûmiyetin vaki olmamış sayılması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş ise; açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde, CMK'nın 231/8'inci maddesi gereğince sanık hakkında beş yıllık denetim süresi içerisinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin belirleyeceği süreyle denetimli serbestlik tedbirine hükmedilebilecek olması göz önünde bulundurulduğunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun hükümlü aleyhine olduğu ve bu sebeplerle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesinin kanuna aykırılık oluşturduğu değerlendirildiğinden, Milli Savunma Bakanının kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar verilmiştir.
SONUÇ VE KARAR:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1) Milli Savunma Bakanının 2.2.2017 tarihli, MÜS.YRD.: 51393309-9010-919-17/As.Adlt. ve Kan.Gn.Md.As.Adlt.Czev. ve Müt.D.Rap.Tet. ve İşl.Ş.(31-59-16) sayılı Kanun Yararına Bozma İsteminin 353 sayılı Kanunun 243/1-3üncü maddeleri uyarınca KABULÜNE;
2)
. işlere ait kararın, 353 sayılı Kanunun 243/3üncü maddesi uyarınca kanun yararına BOZULMASINA;
3) 353 sayılı Kanunun 243/4-b maddesi uyarınca, bu konuda yeniden bir karar verilmek üzere, dava dosyasının
. Askeri Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
7.4.2017 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy