(1632 S. K. m. 81)
KONU: Askerlikten kurtulmak için hile yapmak ve buna iştirak suçundan sanıklar Er A.C. ve Yzb.A.Y.'m cezalandırılmasına dair Askeri Mahkeme kararını, noksan soruşturmadan bozan Daire kararına, As. Yargıtay Başsavcılığın yaptığı itirazın incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: 58 nci Er Eğitim Tümen Komutanlığı Askeri Savcılığının 24.12.1993 tarih ve 1993/444-552 sayılı iddianamesiyle;
Sanıkların As. C.K.nun 81 nci maddelerince cezalandırılmaları istemiyle haklarında kamu davası açılmıştır.
HÜKÜM I: 58 nci Tümen Komutanlığı Askeri Mahkemesi 14.2.1995 tarih ve 1995/56-44 sayılı kararıyla;
Er Atilla'nın As.C.K.nun 81/1 ve TCK.nun 59 ncu maddelerince bir sene üç ay ağır hapis,
Yzb.Abdülmüttalip'in As.C.K.nun 81/2, 50, 5 l/A, TCK.nun 59 ncu maddelerince bir sene altı ay yirmi iki gün ağır hapis,ayrıca As.C.K.nun 3 0/A-1 mad. since tard, Cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiştir.
TEMYİZ I: Karar, sanıklar ve müdafiilerince temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME I: Askeri Yargıtay Başsavcılığı 6.6.1995 tarih ve 1995/1937 sayılı tebliğnamesiyle;
Usul noktasından bozma istemiştir.
DAİRE KARARI I: Askeri Yargıtay 2 nci Dairesi 12.7.1995 tarih ve 1995/347-410 sayılı ilamıyla;
Usul noktasından bozmuştur.
HÜKÜM II: 58 nci Er Eğitim Tümen Komutanlığı Askeri Mahkemesi 19.12.1995 tarih ve 1995/681 -626 sayılı kararıyla;
Bozmaya uyup gereklerini yerine getirdikten sonra ilk kararındaki cezaları tayin etmiştir.
TEMYİZ II: Karar, Sanıklar müdafilerince temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME II: Askeri Yargıtay Başsavcılığı 9.5.1996 tarih ve 1996/1511 sayılı tebliğnamesiyle;
Mahkumiyet kararlarının onanması düşüncesini bildirmiştir.
DAİRE KARARI II: Askeri Yargıtay 2 nci Dairesi 10.7.1996 tarih ve 1996/349-480 sayılı ilamıyla;
Usul ve noksan soruşturmadan bozma kararı almıştır.
HÜKÜM III: 58 nci Er Eğitim Tümen Komutanlığı Askeri Mahkemesi 24.12.1996 tarih ve 1996/727-772 sayılı kararıyla;
Uyup bozma gereklerini yerine getirdikten sonra aynı cezaları tertip etmiştir.
TEMYİZ III: Bu karar da, sanık ve müdafiilerince temyiz edilmiştir.
TEBLİĞNAME-III: Askeri Yargıtay Başsavcılığı 31 TEMMUZ 1997 tarih ve 1997/ 2420 sayılı tebliğnamesiyle;
Mahkumiyet kararlarının onanması görüşünü bildirmiştir.
DAİRE KARARI-III. Askeri Yargıtay 2.Dairesi 12.11.1997 tarih ve 1997/538-691 sayılı ilamı ile;
Noksan soruşturmadan bozma kararı almıştır.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: Askeri Yargıtay Başsavcılığının 5.12.1997 tarih ve 1997/2420 sayılı tebliğnamesiyle;
Dairenin bozma kararının kaldırılarak, diğer konularda temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairesine gönderilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunup, Sözcü üye dinlenip, itirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan ve dosya incelendikten sonra;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ; Sanıklardan er A.'nın eğitimini müteakip Burdur İl Merkez Jandarma Bölük Komutanlığında 28.1.1992 tarihinde göreve başladığı, diğer sanık Yzb.Abdülmüttalipin ise Ağustos 1992 tarihinden itibaren aynı birliğin Bl.Komutanı olduğu, erin uzun süre kanuni dayanağı olmaksızın birliğinden uzak kalmasının sağlanması, bölüğe ait bir takım evraklarda mevcut imiş gibi gösterilmesi ve 26.2.1993 tarihinde evrak üzerinden terhisinin yapılması, iddia ve hükmün konusunu teşkil etmektedir.
Yukarıda yargı aşamaları aktarılan ve Daireler Kurulunun halletmesi gereken, Daire ile Başsavcılık arasındaki uyuşmazlık; yapılan hileli işlemlerde kandırıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesine bağlı olarak noksan soruşturmanın var olup olmadığıdır.
Zira:
Daire, "...Burdur İl Mrk.J.Bl.K.lığı emrinde görevli iken 26.2.1993 Tarihinde terhis edilen Er A.C.'m 20.8.1992-24.8.1992 ve 1.11.1992-23.12. 1992 tarihleri arasında birliğinde bulunmadığı halde Bölük Komutanı olan
A.Y. tarafından düzenlenen kazan mevcudunu gösteren belgelerde A.C.'ın birliğinde mevcutmuş gibi gösterildiği, hizmet defterin de ise bu tarihlerde izinli ve hava değişimli olduğunun yazılı olduğu yine sanığın bu tarihlerde birlikte görev yaptığını göstermek amacıyla sanık A.Y.'m talimatı doğrultusunda diğer sanık Astsb.Üçvş.S.T. tarafından Ağustos, Kasım ve Aralık ayları yemek yiyenler hesabı çizelgesinde değişiklikler yapıldığı ve buna uygun olarak D.271 ve 272 deki senetler düzenlendiği, A.C.'ın yerine imza atıldığı; ayrıca sanığın, Çankaya Sağlık Ocağı Tabipliğinden ve Bala Sağlık Grup Başkanlığından 14.10.1992, 1.1.1993 tarihlerinde 15 er gün, 13.1.1993 tarihinde 20 gün, 3.2.1993 ve 18.2.1993 tarihlerinde yine 15 er gün olmak üzere raporlar aldığı halde hakkında herhangi bir yasal işlem yapılmadan 26.2.1993 tarihinde terhis edildiği, sanık A.C.'ın görev yaptığı süre içerisinde sağlık ocağı tabipliğinden aldığı yukarıda yazılı raporlar dışında hava değişimi raporu almadığı halde sanık A.Y. tarafından düzenlenen terhis belgesinde hava değişimi almış olduğunun belirtildiği dosyada mevcut sanık S.T.'ın ikrarı, tanık beyanları, bilirkişi raporu, tabip raporları, günlük kazan yoklamaları, yemek yiyenler hesabı çizelgesi,bordro, künye defteri, hizmet defteri, terhis belgesi ve diğer belgelerden anlaşılmıştır.
Askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçu, askerlikten tamamen veya kısmen kurtulmak amacına yönelik olarak hile yapılması ve bu hilenin kast olunan amacı gerçekleştirmeye elverişli olması halinde oluşur. Bu suç netice suçu olmadığından kast olunan amacı gerçekleştirmeye elverişli hilenin yapılması ile suç tamam olur. Ayrıca sanığın fiilen askerlikten kurtulmuş olmasının suçun oluşumuna etkisi yoktur. Bilirkişi raporunda "Bu yapılan işler ve işlemler J.Er A.C.'ın birliğinde bulunmadığı günlerde, birliğinde bulunmuş gibi göstermek maksadıyla yapılmıştır. Yapılan işlemler bu amacı gerçekleştirmeye elverişlidir." denilmekte ise de;
Dairemizin 10.7.1996 tarih ve 1996/349-480 sayılı ilamında da belirtildiği gibi, yapılan hilenin kandırıcılık vasfının bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması için bilirkişi dinlenilmiş ancak, bilirkişinin yapılan hileli işlemlerin yada sahteciliğin dairesini aldatacak
nitelikte ve ilk bakışta anlaşılmayacak biçimde kandırıcılık niteliği bulunup bulunmadığını saptayacak yeterlikte olmadığı anlaşıldığından, bu konuda yetkili ve uzman bilirkişi veya bilirkişiler seçilerek (örneğin J.Gn.K.lığı teftiş kurulundan) bu konunun aydınlatılmasından sonra suç niteliğinin tayini (aldatıcılık niteliğinin bulunmaması halinde suçun sanık Yzb. A.Y. yönünden görevi kötüye kullanmak sanık A.C. yönünden ise firar suçlarını oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi) gerekirken ve hükümde bazı belgelerde yapılan hilenin açıkça görüldüğünün de belirtilmesi suretiyle çelişkili gerekçe ve noksan soruşturma ile yazılı biçimde karar verilmiş olması kanuna aykırı görülmekle, sanıklar A.C. ve A.Y. haklarında tesis olunan kararın bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle, bozma kararı almışken;
Başsavcılık, "...Sanıklardan A.C.'ın Burdur İl Jandarma Alay Komutanlığının 12.2.1992 gün ve Per; 8312-2-92/773 sayılı emri ile Burdur îl Merkez Jandarma Bölük Komutanlığına malen verildiği ve 28.1.1992 tarihinden itibaren adı geçen birlikte fiilen göreve başladığı, sanık J.Yzb.A. Y.'ın ise İl Merkez J.Bölük Komutanı olup, bu görevine Ağustos-1992 tarihinde başladığı ve aynı zamanda Birlik Beslenme Heyeti Başkanlığı görevinin de uhdesinde olduğu, sanık Astsb.S.T.'m ise Birlik Beslenme Heyeti Muhasiplik görevini yaptığı, Sanık A.C.'m aynı zamanda Bölük komutanı A.Y.'ın makam şoförlüğünü de yaptığı, A.C.'m, Yzb. A.Y.'m bölük Komutanı olarak göreve başladıktan sonraki dönemlerde Ağustos-1992 ayının 20,21,22,23, 24 ncü günlerinde Ekim-1992 ayında 05-28 nci günlerinde, Kasım 1992 ayının tamamında, Aralık-1992 ayının, Ocak-1993 ve Şubat 1993 aylarının tamamında, Birlikte bulunmadığının anlaşıldığı, bu suretle sanığın Ağustos-1992-Şubat 1993 arasındaki yedi aylık zaman zarfında beş ayını Birliğinden ayrı geçirdiği;
A.C.'m, Çankaya Sağlık Ocağınca düzenlenen:
14.10.1992 gün ve 41552 sayılı raporla (15) gün,
03.02.1993 gün ve 4877 Sayılı raporla (15) gün,
18.02.1993 gün ve 44439 Sayılı raporla (15) gün,
01.01.1993 gün ve 4473 sayılı raporla (15) gün
Yatak istirahati aldığı (Dz.314-318), bu raporlardan 18.02.1993 gün ve 44439 numaralı olanının Sağlık Ocağında kaydına rastlanmadığı, diğer raporların kayıtlı bulunduğu (Dz.321-323) anlaşılmıştır.
Şu halde A.C.'ın birliğinden ayrı kaldığı (5) aylık dönemin (45) gününü istirahatlı olarak geçirdiği, geri kalan (3) ay (15) günlük dönemde, ise makul ve meşru hiçbir sebebin bulunmadığı tereddütsüz olarak ortadadır.
Belirtilen raporların usulüne uygun alınmadığı bir gerçek ise de, aksi sabit oluncaya kadar geçerli oldukları da vakıadır.
A.C.'ın Birliğinden uzak kaldığı dönemlere ilişkin kazan yoklamaları, iaşe bedeli bordrosu gibi belgeler önceleri sanıklardan S.T. tarafından doğru ve usulüne uygun olarak tanzim edilip düzenlenmesine rağmen, konunun tahkikat mevzuu yapılması üzerine A.C.'ın Birlikten uzak kaldığının anlaşılmasını önlemek ve Kıta da olduğu izlenimini vermek üzere Yzb.A.Y.'ın talebi üzerine Ağustos-1992, Ekim-1992, Kasım-1992, Aralık-1992, Ocak 1993 ve Şubat-1993 aylarına ait kazan yoklamaları ve iaşe belgelerinde gerekli düzeltmelerin adı geçen sanık tarafından olabildiğince yapıldığı, iade edilmesi gereken bir kısım para ile ilgili olarak A.C.'ın imzası taklit edilmek suretiyle sahte belgeler düzenlendiği, A.C.'ın izin ve istirahat gibi özlük işlemlerinin Kıt'a şahsi dosyasına konulmadığı gibi yerli kayıtlısı bulunduğu Askerlik Şubesine de gönderilmediği, A.C.'ın aldığı raporların geçerli olanları hariç olmak üzere yukarıda belirtildiği üzere Ağustos-1992-Şubat 1993 arasında yaklaşık 3,5 ay süreyle Birliğinden uzak kalan A.C.'ın, askerlik hizmetini tam ve eksiksiz yapmış gibi 26.02.1993 tarihinde terhis işleminin sanık Yzb.A.Y. tarafından gerçekleştirildiği (dz.13) toplanan yazılı ve sözlü delillerden anlaşılmıştır.
Özellikle dizi 88-93 ve 1097-1102'de yer alan bilirkişi raporları,sanık S.T.'ın beyanları diğer delillerle birlikte değerlendirildiğinde; sanıklardan A.C.'ın uzun süre kanuni dayanağı olmaksızın Birliğinden uzaklaşarak askerlik hizmetinden kısmen de olsa kurtulduğu, sanık Yzb. A.Y.'m da A.C.'ın Birlikten uzaklaşmasını sağlamak ve kolaylaştırmak, bunun anlaşılmasını önlemek amaç ve kastı ile bir kısım belgelerde (kazan yoklamaları, iaşe bordroları) görevini ve nüfuzunu kötüye kullanmak suretiyle tahrifat yaparak ve yaptırarak A.C.'m askerlikten kısmen de olsa kurtulmak suçuna iştirak ettiği ve bu suretle adı geçen sanıkların kendilerine müsnet suçları işledikleri kanaatine varılmıştır.
Askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçu, askerlikten tamamen veya kısmen kurtulmak amacına yönelik olarak hile yapılması ve bu hilenin kast olunan amacı gerçekleştirmeye elverişli olması halinde oluşur. Bu suç netice suçu olmadığından kast olunan amacı gerçekleştirmeye elverişli hilenin yapılması ile suç tamam olur. Ayrıca sanığın fiilen askerlikten kurtulmuş olmasının suçun oluşumuna etkisi yoktur. Nitekim olayımızda, sanık A.C.'m kısmen de olsa askerlikten kurtulması için yapılan hileler neticeyi gerçekleştirmeye elverişli olduğu gibi, er A.C. sonuçta 3,5 ay süreyle birliğinden, başka bir deyişle askerlik hizmetinden uzak kalmış ve nihayetinde bu kadar süre askerlik hizmetini tam ve eksiksiz yapmış gibi diğer sanık Yzb. A.Y. tarafından terhis işlemi de gerçekleştirilmiş, yani istenilen netice de elde edilmiştir. Artık yapılan hilenin kandırıcılık yeteneğine sahip olup olmadığını aramaya gerek bulunmamaktadır. Kaldı ki, As. C.K.nun81 nci maddesinde "her ne suretle olursa olsun hile ve desise yapılmasından söz edilmektedir. Ayrıca, olayımızda bizzat yukarıda açıklanan hileli işlemleri yaptıranın Bölük Komutanı olmasına nazaran; kimin ya da hangi makamın kandırılması söz konusu olacaktır.
Askerlik Şubesine ise, kazan yoklamaları ve iaşe bordroları değil, işlemi yapılmış terhis belgesi ve sanığın Kıt'a özlük dosyası gönderilmektedir. Erin askerlik hizmetini tam ve eksiksiz yapmış gibi düzenlenen terhis belgesi de bizatihi özünde kandırıcılık yeteneğini havi resmi bir belgedir ve Askerlik Şubesi bu belgeye itibar etmek durumundadır.
Sonuç olarak;
Mahkemece, usul ve yasaya uygun olarak yapılan araştırma, soruşturma ve inceleme sonucunda toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi ile sanıkların sübut bulduğu anlaşılan suçlarından ötürü tesis edilen hükümde usul, sübut, vasıf, kabul ve uygulama yönlerinden herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık J. Kd.Yzb. A.Y. ile diğer sanık Ter. J. Er A.C. hakkındaki mahkûmiyet hükümlerinin onanmasına karar verilmesi gerektiği..." itirazıyla, Dairenin noksan soruşturmadan bozmaya ilişkin ilamının kaldırılarak, diğer konularda temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairesine gönderilmesine karar verilmesini istemektedir.
As. Yargıtay Daireler Kurulunun 28.9.1989 tarih ve 1989/192-198 sayılı, aynı kurulun 28.9.1989 tarih ve 1989/174-197 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere; As. C.K.nun 81 nci maddesindeki askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçu, neticesi suçu olmayıp tehlike suçu olduğu, her türlü hile ve desisenin bu madde kapsamına girdiği, keza bu maddedeki kavramların sahtecilikten daha geniş kapsamlı oldukları bilinmektedir. Bu suç, iğfal (aldatma-kandırma) kabiliyeti aranan evrakta sahtekarlıkla işlenebileceği gibi, sahtecilik haricinde her türlü hile ile de işlenebilir. Yeter ki; Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 30.11.1995 tarih ve 1995/117-118 sayılı, keza aynı kurulun 4.12.1997 tarih ve 1997/149-155 sayılı ilamlarında belirtildiği gibi, yapılan hile kast olunan amacı gerçekleştirmeye yani sonucu doğurmaya elverişli olsun. Somut olayda hile olarak kabul olunan husus, sadece "yemek yiyenlerin hesabı" çizelgelerinde yapılan değişiklikler olmayıp, kazan mevcudu çizelgeleri, hizmet defteri, görev kağıtları, raporlar, künye defteri, terhis çizelgesi vesaire gibi birçok belge ve bazı olgular nazara alınıp değerlendirilmiştir. Er Atilla açısından sonuç da doğmuştur. O halde, kandırıcılığın belirlenmesine dayalı olarak olayda noksan soruşturma bulunmadığından, Başsavcılığın itirazı kabul edilmelidir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle;
Askeri Yargıtay Başsavcılığının 5.12.1997 tarih ve 1997/2420 sayılı tebliğnamesiyle yaptığı itirazın KABULÜNE,
Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 12.11.1997 tarih ve 1997/538-691 sayılı noksan soruşturmadan bozmaya dair ilamının KALDIRILMASINA,
Diğer konularda temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairesine GÖNDERİLMESİNE,
353 S.K.nun 224 ncü maddesince, Üye Hak. Alb. M.SÖNMEZ' in karşı oyu ile OYÇOKLUĞUYLA, 08.01.1998 tarihinde karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy