(353 S. K. m. 220)
22.10.1996 tarihinde bir izin tecavüzü suçlusunu dış muhafaza devriyesi olarak Varto dan Balıkesir'deki kıtasına götürüp teslim etmek üzere görevlendirilen Sanıklar Uzm J.Çvş. K.D. ile terhisli Jandarma Er T.E.'in 28.10.1996 günü saat 17'de birliklerine dönmeleri gerektiğinin belirtilmesine rağmen, 5.11.1996 tarihine kadar firar halinde kaldıkları, bu tarihte birliklerine katıldıkları, böylece açıklanan tarihler arasında firar suçunu işledikleri iddia edilerek As. C.K. nun 66/1-a maddesi gereğince cezalandırılmalarına karar verilmesi talebi ile açılan kamu davası üzerine, Yapılan yargılama sonunda sanıkların 28.10.1996-5.11.1996 tarihleri arasında firar suçunu işledikleri sabit görülerek As. C.K. nun 66/1-a,73 ve TCK. nun 59/2 nci maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına dair mahkumiyet hükümlerinin, Sanık Uzm.Çvş.K.D. tarafından annesinin Elazığ'daki evini taşımak için dönüşte orada kaldıkları; sanık er T.E. tarafından da, Uzm.Çvş.K.D.'in emrinde olduğundan o'nunla birlikte Elazığ'da kaldığı belirtilerek mahkumiyet hükümlerinin temyiz edilmesinden, Başsavcılıkça da her iki sanık hakkındaki hükümlerin onanmasına karar verilmesi yönünde görüş bildirilmesinden sonra,
Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 30.12.1997 gün ve 1997/809-805 sayılı ilamı ile, sanık er T.E.'in (Dz.15) deki hazırlık ifadesinde "4.11.1996 günü konvoy varan diye sorduk, ertesi gün olduğunu söylediler" şeklindeki beyanının soruşturulmamış olmasının eksiklik olduğu; bu nedenle sanıkların 4,11.1996 tarihinde Muş istikametine konvoy olup olmadığını sorup sormadıklarının ilgili kayıtlardan araştırılmasından, gerekirse tanık da dinlenilmek suretiyle vuzuha kavuşturulmasından sonra hasıl olacak neticeye göre karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile verilen hükümlerin bozulmasına dair karara karşı, Yerel mahkemece önceki hükümde direnilerek As. C.K. nun 66/1 -a,73 ve TCK. nun 59/2 nci maddeleri uyarınca verilen ve neticeten beşer ay hapis cezasını ihtiva eden mahkumiyet hükümlerinin, sanık Uzm. Çvş.K.D. tarafından önceki temyiz sebepleri; Askeri Savcı tarafından da sanık T.E.'in diğer sanık K.D.'in taksi şoförü olan eniştesinin dinlenilmesine dair talebinin savunmaya yönelik olduğu, bu şahsın dinlenerek 4.11.1996 tarihinde Elazığ Toplanma Merkezine müracaatları olup olmadığının araştırılarak, eylemin mehil içi firar suçunu oluşturup oluşturmayacağının düşünülmesi gerektiği, müracaatın şekil şartlarına uyulmamış olmasının müracaatın varlığını ortadan kaldırmayacağı, sanık Er T.'in diğer sanığın emrinde olduğunun unutulmaması gerektiği, tek başına birliğine katılmasının beklenemeyeceği,bu sanığın firar kastının olmadığı belirtilerek temyiz edildiğinden, Başsavcılıkça da, firar suçunu mazeret kabul etmediği,ancak sanık K.D. hakkındaki direnme hükmündeki kısa kararda ve gerekçeli kararda uygulama maddesi olarak As. C.K. nun 66/1-a yerine 66/1-b yazılmasının maddi hata olduğu açıklanarak; sanık T.E. hakkındaki mahkûmiyet hükmünün ONANMASINA, diğer sanık K.D. hakkındaki mahkumiyet hükmünün de bozulup düzeltilerek onanmasına karar verilmesi doğrultusunda görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Raporun okunmasından sözcü üyenin açıklamalarının dinlenilmesinden ve konunun tartışılmasından sonra hasıl olan vicdani kanaate göre,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Sanıkların, izin tecavüzü suçundan yakalanan T.G.'i Balıkesir'deki birliğine götürüp teslim etmek üzere dış muhafaza devriyesi olarak görevlendirildikleri ve görevin tamamlanmasını müteakip hizmet kağıdında belirlenen güzergahı takib ederek 28.10.1996 tarihinde birliklerine dönmeleri gerekirken, dönüşlerinde sanık Uzman Çavuş K. D.'in annesinin Elazığ'daki evinde kaldıkları, bu sanığın annesinin ev eşyalarını başka bir eve taşıdıkları, 5.11.1996 tarihindeki konvoyla birliklerine döndükleri beyanlarından ve dava dosyasındaki belgelerden anlaşılmış olup, yerel mahkeme ile Daire arasında bu konuda ihtilaf bulunmamaktadır.
Çözüme kavuşturulması gereken husus, sanık er T.E.'ın dizi 15'deki hazırlık ifadesinde; diğer sanık K.D.'in eniştesi ile Elazığ kabul ve toplanma merkezine konvoy tarihini sorduklarına ilişkin savunmasının soruşturulmasının gerekip gerekmediği konusudur.
Firar suç vasfı ve mahiyet itibariyle mazeret kabul etmeyen suçlardan bulunduğu cihetle, sanık K.D.'in annesinin evini taşıdığı ve bu nedenle Elazığ'da bir süre kaldığına dair savunması kabule değer olmadığından bu hususun tahkikine lüzum bulunmamaktadır. Ayrıca diğer sanık er T.E.'in da doğrudan yoluna devam ederek Varto'daki birliğine katılması veya Elazığ'daki bir askeri birlik ya da kuruma katılması suretiyle firar haline son vermesi gerektiğinin kabulünde zorunluluk vardır. Er T.E.'in diğer sanığın emrinde bulunmasının buna engel olduğunun kabulü mümkün değildir. Çünkü Elazığ'da kalarak suç işlemeye devam etmesi konusunda kendisine emir vermesi söz konusu olamaz, Verilen böyle bir emre uyması da As. C.K. nun 41 nci maddesi karşısında o'nu cezai sorumluluktan kurtaramayacaktır.
Anlaşılmaktadır ki, her iki sanık da 5.11.1996 tarihine kadar dehalet iradesi ile hareket etmemişlerdir. Keza 4.11.1996 tarihinde Elazığ kabul ve toplanma merkezine katılmaları da söz konusu olmadığından, sanık Kenan'ın taksi şoförü olan eniştesinin bilgisine başvurulması istemi de uygun görülmemiştir.
Sanık K.D. hakkında direnme hükmündeki kısa karar ve gerekçeli kararda uygulama maddesi olarak As. C.K. nun 66/1-a yazılması gerekirken yanlış olarak 66/1-b şeklinde yazılmış olması, hükmün bozulup düzeltilerek onanmasını gerektirmiştir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerden dolayı,
a- Sanık terhisli er T.E. hakkında direnilerek verilen mahkumiyet hükmünün ONANMASINA,
b- Sanık J. Uzm. K.D. hakkındaki mahkumiyet hükmünün uygulama maddesindeki hata nedeniyle, 353 sayılı kanunun 220/11 nci maddesine göre BOZULMASINA,
Ancak, (28.10.1996-5.11.1997 tarihleri arasında işlediği firar suçundan dolayı As. C.K.nun 66/1-a maddesi gereğince bir yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı kanunun 73 ncü maddesine göre cezasının 1/2 sinin indirilmesi ile 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK. nun 59/2 nci maddesine göre cezasının 1/6 sının indirilmesi ile neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına yasal imkansızlık nedeniyle hapis cezasının para cezasına çevrilmesine ve ertelenmesine karar verilmesi yolundaki taleplerin reddine,) biçiminde, 353 sayılı kanunun 220/II-H maddesi gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2.7.1998 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy