(1632 S. K. m. 87)
Sanık Uzman Çavuş H.U., 13.5.1997 günü yol kontrol devriyesi komutanı olan J. Astsb. Kd. Çvş. Z.Y. un, üç devriye erini de alarak aracın yakınında bir yerde mevzilenmesi emrini yerine getirmeyerek emre itaatsizlikte ısrar suçunu işlediği iddia edilip, As. C.K. nun 87/1 nci maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile açılan kamu davası üzerine,
Yapılan yargılama sonunda müsnet suç sabit görülerek As. C.K. nun 87/1, 59/2. maddeleri uyarınca verilen 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın,
Sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi,
Başsavcılıkça da hükmün onanmasına karar verilmesi yönünde görüş bildirilmesinden sonra, Askeri Yargıtay 2 nci Dairesinin 13.5.1998 gün ve 1998/306-305 sayılı ilamı ile,mevcut talimatlar ve hizmet kağıdına göre sanığın şoförü bulunduğu BTR-60 aracını terk edemeyeceği belirtilerek hükmünün esastan bozulmasına dair karara,
Başsavcılıkça, emrin hizmete ilişkin olduğu, suçun oluştuğu açıklanarak itirazda bulunulmuştur.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunduktan, sözcü üyenin açıklamaları dinlenildikten ve konu tartışıldıktan sonra hasıl olan vicdani kanaate göre,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 13.5.1997 günü Diyarbakır-Geyik tepe yolunda yol emniyeti kontrol görevlisi olan J. Astsb. Kd. Çvş. Z.Y.f un, yol kontrolünü müteakip, pusu ve gözetleme görevi için BTR-60 aracım mevzilendirdiğinde, araç sürücüsü olan sanık Uzm. Çvş. H.U. a üç devriye erini de alarak aracın yakınında bir yerde mevzilenmesi emrini verdiği; buna karşılık sanığın "ben araç şoförüyüm, mevziiye gidemem" diyerek emri yerine getirmediği, devriye komutanının ısrarla mevziiye girmesini sanıktan birkaç kez daha istemesine rağmen, "ben şoförüm araç bana zimmetli" diyerek gitmediği hususu sabit bir vakıa olup, Daire ile Başsavcılık arasında bu konuda bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Yapılan incelemede;
Gerek mahkemenin mahkumiyet kararında ve gerekse dairenin bozma ilamında, özellikle bir kısmı sanık tarafından yargılama aşamasında sunulduğu belirtilen bazı talimatlardan söz edildiği görülmektedir. Gerçekten de sanığın askeri savcı tarafından alman ifadesine ekli olarak dört ayrı belgeyi savcıya sunduğu görülmektedir.
Bunlardan "13.Mekanize Jandarma Komando Tim Komutanlığı BTR Araç Şoförleri Görev Talimatı" başlıklı ve 11 maddeden ibaret Tim Komutanı Astsb. Üçvş. İ.K. tarafından sanık H.U.' a tebliğ edildiği görülen 20.3.1996 tarihli (bu tarihin daktilo değil, elle yazılı olduğu görülmektedir.) talimatın 11 nci maddesinde "Araç Şoförleri aynı zamanda yedek silah sistem operatörleri olup gerektiğinde silahı kullanacaklar ve silah sistem operatörünün tüm yetki ve sorumluluklarına sahip" olacakları belirtilmekte, JGY:400-1 Ek.68 numaralı "Araç sürücüsüne Genel Talimat" başlıklı talimatın 11 nci maddesinde,"Görev esnasında park yerinde uzun zaman kalındığında aracını terk etme, aracının bekçisi ol" şeklinde bir düzenleme mevcut olduğu, yine tarihsiz, numarasız diğer bir belgede, BTR-60 aracının acil durumlarda (ölüm bölgesinde) terk edilmesiyle ilgili olarak Roket Atar etkili menzili dışına çıkıldıktan sonra mevziiye girileceği ve şoför ile silah sistem operatörü hariç diğer personelin burada aracı terk edeceğinin yazılı olduğu, (Dz.30) ancak bunların dışında (Dz.61) de bulunan Diyarbakır Geçici Jandarma Asayiş Koruma Bölük Komutanlığının 10.12.1997 gün ve Per : 0621-849-97/31-32 sayılı yazılarından, komutanlıkta (JGY-400-1 Ek-68) numaraları bir talimatın mevcut olmadığı ve keza sanığa da bu konuda herhangi bir tebligat yapılmadığı bildirilmesiyle birlikte "Araç Görev Genel ve Özel Talimatlarının" sanığa da tebliğ edilen tasdikli fotokopilerinin gönderildiği, (Dz.60) da bulunan bu Genel Talimatın 5 nci maddesinde "Gözetleme ve Dinleme esnasında araçların silahçısı hariç araç içerisinde hiç bir personel bulunmayacak,tüm personel dışarıda ve mevzilerde gözetleme yapacaklardır."17.maddesinde de ise "Tim Komutanınca verilecek emirlere aynen riayet edilecektir" kaydının bulunduğu anlaşılmaktadır. Sanığın savunmasının geçerliliğinin ve Tim Komutanının emrinin hukuki dayanağının net olarak tespiti bakımından, sanık tarafından sunulduğu anlaşılan ve sunulan bölümlerinin Birlik Komutanlığında da bulunmadığı belirtilen imzasız, tasdiksiz ve herhangi bir resmi niteliği görülmeyen belgelerin sırf bu nedenle reddedilmesi veya bu niteliklerine rağmen onlara dayanılması uygun görülmediğinden;
1- Sanıkça sunulan söz konusu belgelerin var olup olmadığının niteliğinin ve geçerliliğinin,
2- BTR-60 şoförlerine mahsus bir talimat olup olmadığının,
3- İşlendiği iddia edilen suç anında bu araçta silah sistem operatörü bulunup bulunmadığı,
4- Sanığın aynı zamanda silah sistem operatörü olup olmadığının,
5- Olay anında pusu ve gözetleme yapıldığına göre bu durumda aracı terk etmeyeceğine dair sanığa önceden tebliğ edilmiş bir emrin mevcut olup olmadığının,
Araştırılıp tespit edilmesinden sonra, (Dz.60)'daki talimatın 5 ve 17 nci maddelerindeki düzenlemelerde gözetilerek, ortaya çıkacak duruma göre bir karara varılması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerden dolayı Başsavcılığın itirazının KABULÜNE, Daire kararının KALDIRILARAK, itiraza atfen hükmün eksik soruşturma nedeniyle BOZULMASINA, 2.7.1998 tarihinde Hak. Alb. M. SÖNMEZ' in muhalefeti ve OYÇOKLUĞU ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI : Dava dosyasındaki deliller sanığın savunmasını doğrular mahiyette olduğundan çoğunluk görüşüne karşıyım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy