(1632 S. K. m. 144)
İNCELEME KONUSU: Görevi ihmal suçundan sanıklar Em,J.Albay H.Y. ve J.AIb.Ö.Y, haklarındaki mahkumiyet hükümlerini sübut yönünden bozan, J. Bnb.N.Y., J.Bnb.Z.E. ve J.Yzb.S.T haklarındaki beraet hükümlerini onayan Askeri Yargıtay 4 ncü Dairesinin kararma Başsavcılık tarafından yapılan itirazın incelenmesidir.
OLAY VE İDDİA: 8 nci Kolordu K.lığı Askeri Savcılığının 16.6,1993 tarih ve 1993/634-273 Sayılı İddianamesi ile;
24.5.1993 günü terör örgütü mensuplarının Bingöl-Elazığ karayolunu keserek yol güvenliğini sağlayan timlerle silahlı çatışmaya girmeleri, 50'ye yakın asker ve sivil vatandaşı kaçırıp, bilahare 32 asker, 6'sı sivil vatandaş olmak üzere 38 kişinin şehit edilmesi ve 10'u asker 9'u sivil vatandaş olmak üzere 19 kişinin yaralanması ile sonuçlanan olayda; Malatya İl J.K.lığından sevk edilen dağıtım erlerinin terör örgütlerinin tehdidi altında bulunan Kovancılar ve Karakocan ilçeleri sınırında kalan ana karayolunda, bu karayolun devamı olan Kuruca-Bingöl arasında, J.Gn.K.lığının 9.9.1992 tarih ve PER:7200-24-92/ Mrk.Şb.(3483) sayılı emri ile konuya ilişkin diğer emirlerde "şevklerde kullanılacak vasıta, gidilecek yer, sevk edilen er sayısı ve tehdit durumu gibi faktörlerin dikkate alınarak, konvoy teşkil edilmesi, refakatte araç görevlendirilmesi, araç içine personel konması ve yollarda (24) saat esasına göre gerekli emniyet tedbirleri alınması, konvoyun üzerinde kritik bölgede helikopterle kep görevi yapılması" emredilmesine ve bu emirler kendilerine ulaşmasına ve özellikle Bingöl İl J.K.lığının bu emirler haricinde teröristlerin hayati bir önem taşıyan Bingöl karayolunda eylemler planlandığına dair önceden duyum almalarına rağmen, emirlerin gereğinin karar ve icra makamı durumunda bulunan Elazığ İl Jandarma Komutanı J.Alb.H.Y., Kovancılar İlçe J.K.nı J.Bnb.Z.Z., Karakocan İlçe J.K.m J.Yzb.Serda T., Bingöl İl J.K.nı J.Alb.Özcan YARAT ve Bingöl İl Merkez J.Bl.K.nı J.Bnb.N.Y.'m, bu tedbirlerden hiçbirini almadıkları, bu suretle neticesi itibariyle büyük zararlar veren emre itaatsizlik suçunu işledikleri iddiası ve As.C.K.nun 89, 30/A-l maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemi ile adı geçen sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır.
YARGILAMA AŞAMALARI: Açılan kamu davasının yapılan yargılaması sırasında; sanıkların eylemlerinin, Jandarmanın mülki görevi sayılan emniyet ve asayiş ile kamu düzenini korumak ve kollamak görevlerine ilişkin bulunduğu, Jandarmanın mülki görevlerine ilişkin suçlarında yargılamanın adli yargıya ait olduğu gerekçesi ile Askeri Mahkeme tarafından tesis edilen görevsizlik kararlan, As. Yargıtay 4 ncü Dairesinin 25.1.1994 tarih ve 1994/26-84 sayılı kararı ile; dava dosyasında bulunan emirler ve bu emirlerin çıkarılış sebebi ile Jandarma Birliklerinin, Güneydoğu ve Doğu Anadolu'daki güvenlik operasyonlarına TSK.lerinin diğer birlikleri ile katılmakta olduğu, bu operasyonlarda, Jandarmanın mülki görevlerinin yanında vatanın bütünlüğünün ve sınırlarının korunduğu, neticede vatanın tümden savunulduğu nazara alındığında, sanıkların suçlarının bu savunmada önem arz eden ve TSK.İç Hizmet Kanununun 87 nci maddesindeki "Nakliyat Muhafazası Hizmeti" hakkındaki emirlerin yapılması ile ilgili olduğu ve bunun da 211 Sayılı Kanunun 6 ncı maddesindeki manada hizmet emri olarak kabulünün gerektiği, bu durumda da sanıkların Askeri Mahkemede yargılanması gerekeceği düşüncesi ile bozulmuştur.
Askeri Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda; iddianamede belirtilen emirlerin terörle mücadelede fiilen görev alacak askerlerin bölgeye şevklerinde ve izin-istirahat-hava değişikliği-terhis-görev değişikliği sebebi ile bölgeden ayrılmalarında personelin ve yakınlarının korunmasına yönelik olarak tüm Türkiye'deki ilgililere yayınlanmış, ilgili tüm askeri ve mülki makamlara görev ve sorumluluklar yüklemiş, bu nedenlerle askerliğe ilişkin genel mahiyette emir ve talimatlar niteliğinde, objektif tanzimi tasarruflar olduğu; bu tanzimi tasarrufların hizmet emri olabilmesi için, özel ve somut hale getirilmeleri gerektiği, askeri personelin ve ailelerinin güvenli olarak seyahatlerinin sağlanması için çıkarılmış genel tanzimi tasarruf niteliğindeki bu emirlerin somutlaştırılmamış ve şahsileştirilmemiş olması karşısında; bu emirlerin sanıkların görevli oldukları birliklere yayınlanmış olmasının, bu emirlerin
As.Yargıtayın müstakar içtihatları sebebiyle sanıklara tebliğ edilmiş askeri görev emri olarak kabule müsait olmadığı; açıklanan bu durumlar nedeniyle sanıklara isnat edilen suçun, meydana gelmiş ağır ve vahim netice sebebi ile büyük zararlar doğuran emre itaatsizlikte ısrar değil; sanıkların asker şevkleri sırasındaki görevlerini emir ve talimatların gerektirdiği gibi yapmamak suçunu, bir başka ifade ile söylemek gerekirse, görevi ihmal suçunu oluşturacağı kabul edilerek tesis edilen mahkumiyet hükümlerinin As.Yargıtay 4 ncü Dairesinin 21.5.1996 tarih ve 1996/296-294 sayılı ilamı ile mahkeme kuruluşu ve tanıklarla ilgili usule aykırılık nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: 8.Kor.K.lığı Askeri Mahkemesinin bozmaya uyarak verdiği 24.6.1997 tarih ve 1997/262-347 sayılı hükmü ile;
J.Gn.K.lığının dosyada bulunan 09 Eylül 1992 gün ve PER.:7200-24-92/Mrk.Ş. 3483 sayılı emrinde,eğitim birliklerinden OHAL Bölgesi mücavir iller ve diğer hassas iller bölgesine tertip edilen erbaş ve erlerle bu bölgelerden terhis, izin, hava değişimi,görev,kurs, tayin vb. gibi nedenlerle dönecek olanların emniyetli bir şekilde gidiş ve dönüşlerini sağlamak maksadıyla alınacak tedbirlere esas olmak üzere;
1) Altı adet toplanma bölgesi ile iki hat halinde on ilde kontrol noktası oluşturulduğu, Malatya ve Bingöl İl J.K.lığlarının kontrol noktası olarak belirlendiği,
2) Kontrol noktaları ve toplanma bölgeleri arasında prensip olarak ana güzergahların kullanılacağı, bunların dışında güzergah kullanmak zorunluluğu olduğunda mutlaka ilden ile bilgi vermek suretiyle şevklerin emniyetli bir şekilde yapılması için gereken tedbirlerin alınacağı,
3) Belirli gün ve saatlerde sevk gibi periyodik uygulamalardan kaçınılacağı, seyahatlerin kontrol noktaları ve toplanma bölgelerine gündüz şartlarında ulaşılacak şekilde ve güvenilir firma otobüsleri ile yapılmasına dikkat edileceği,
4) Sevk tarihleri ve terhis zamanlarında bölgedeki yollarda 24 saat esasına göre gerekli emniyet tedbirlerinin alınacağı, kendi bölgesine yapacakları sevklerde sevkte kullanılacak vasıta, gidilecek yer, sevk edilen er sayısı ve tehdit durumu gibi faktörlerin dikkate alınarak belirtilen K.lığların gerekli emniyet tedbirlerini planlayacakları, bu emniyet tedbirleri cümlesinden konvoy teşkil etme, refakatle araç görevlendirme, araç içine personel koyma vb. alınabilecek tedbirlerden örnek verildiği,
Ayrıca dosyada bulunan Tunceli J.Blg.K.lığı, 8 nci Kor.K.lığı ve 3.Ordu K. lığınca çeşitli tarihlerde verilen yazılı emirlerde de benzer tedbirlerin alınmasının istenildiği,OHAL Koordinasyon Kurul Bşk. lığının OHAL Bölge Valiliğine gönderdiği 14.9.1992 tarihli bir yazıda da eğitim birliklerinden yapılan toplu şevkler ile izine gidiş dönüş seyahatlerinde ve terhislerde erbaş ve erlerin bölgenin özelliği nedeniyle daha emniyetli bir şekilde birliklere katılmalarının ve ailelerine kavuşmalarını sağlayıcı uygulamanın tekrar gözden geçirilmesi, yapılacak çalışmalarda İl J.A.K.lığları, Eğt.Birlik K.lığları ve Emniyet Md.lüklerince gerekli koordinasyon ve işbirliğinin hiç bir aksaklığa meydan verilmeyecek şekilde planlanmasının yeni uygulamaya en kısa zamanda başlanılmasının istenildiği, Tüm bu emir ve diğer belgelerden, celp, sevk ve dağıtım dönemlerinde erbaş ve erlerin OHAL Bölgesine yapacakları seyahatlerde bölgenin özelliği ve yoğunlaşan terör tehdidi nedeniyle bir takım ilave tedbirlere ihtiyaç bulunduğu, buna göre yeni bazı düzenlemeler yapılması gerektiği kanaati ile ast birlik komutanlıklarına emirler verildiği, onlara ek tedbirler almalarının bir görev olarak yüklendiği beriltilerek;
"...Sanıklar H.Y. ve Ö.Y. savunmaların da, suçlamaları kabul etmeyerek kendilerinin her türlü emniyet tedbirlerini aldıklarını, olay günü asker sevkıyatından haberdar olduklarını, kendilerine bağlı İlçe Jandarma Komutanlıklarına durumun bildirildiğini beyan etmişler ise de 24.5.1993 günü Malatya Kontrol noktasından toplam 582 J.Erbaş ve Erinin sevk edileceği kendileri tarafından bilindiğine göre ve bu erlerin temin edilen araçlarla ve en kısa aralıklarla sevk edilmeye başlanması sebebiyle gerek araç sayısı, gerekse sevk edilen personelin miktarı dikkate alındığında sadece geçen araçların marka ve plaka numaralarının bir karakoldan diğerine telefon ve mesajla bildirmesi ile yetinilememesi, ilave başka tedbirlerin alınması zarureti de açıkça görülmektedir. Esasen J.Gn.K.lığının emrinde bu tedbirlere konvoy teşkil etme, araç içine silahlı kişi koyma gibi örnekler gösterilmek suretiyle yol ve yöntem de gösterilmiştir. Mahkememizce yanlış uygulamanın Malatya Kontrol Noktasından başladığı kanaatine varılmıştır. Çünkü MALATYA-ELAZIG Karayolunun güvenli olması ve bu nedenle konvoy teşkil edilmeden araçların münferiden yola çıkarılmaları şeklindeki savunmanın haklı bir gerekçesi bulunmamaktadır. Çünkü bu araçlar karayolu Elazığ'a kadar güvenli olsa dahi daha riskli bölgelerden geçeceklerine göre tedbirlerin Malatya'dan itibaren alınması icap ederdi. Ancak böyle bir tedbire başvurulmamış olması bu kadar yoğun sevkıyat yapılacağından haberdar olan Elazığ İl J.K.nın sorumluluğunu da ortadan kaldırmamaktadır. Yukarıda belirtilen emirler ve diğer yazılı belgeler il J.Komutanlarına kendi sorumluluk bölgeleri içerisinde her türlü ilave emniyet tedbirlerini de alma görevini yüklediği gibi diğer komutanlıklara ve emniyet birimleri ile koordine etme sorumluluğunu vermektedir. Bu bakımdan sanık H.Y.'m gelen araçları Elazığ sınırına girişlerinde durdurması, uygun sayıda araçlardan konvoy teşkil ederek yola devam etmelerini sağlaması, eldeki imkanlara göre eskortlaması, hatta araçların içine silahlı personel de yerleştirmek suretiyle daha güvenli seyahat etmelerini sağlaması gerekirdi. Sanığın bu tür emniyet tedbirlerini almadığı ve olay öncesi bildirilen, dosyada bulunan çeşitli istihbarat raporlarına göre bölgede çok sayıda teröristten oluşan grupların dolaştıkları ve her an bu tür konvoylara baskın düzenleyebilecekleri, yol kesebilecekleri bildirildiğinden ve sanık tarafından da bu hususlar bilindiğine göre gerekli tedbirleri almadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar sanık yazdığı emirlerde J.Gn.K.lığının yukarıda tarih ve sayısı belirtilen emrini ilgi göstermek suretiyle kendi ast birliklerine de aynı tedbirlerin alınması için emir göndermiş ise de, bunun yeterli olmadığı, çünkü söz konusu tedbirlerin alınmasının bu komutanlıkların imkan ve kabiliyetlerini aşacağı, çünkü ellerindeki araç, personel sayısı ile diğer imkanların böylesine büyük konvoy teşkil etme, araç eskortlama gibi tedbirlerin alınmasına yetmeyeceği, bu hususların Alay seviyesinde planlanıp koordine edilerek yürütülmesinin gerekeceği kanaatine varıldığından sanık H.Y.'ın savunmalarına itibar edilememiştir.
Keza sanık Ö. Y. da savunmalarında kendisinin her türlü tedbiri aldığını ve suçlamayı kabul etmediğini ileri sürmüş ise de, sanık H.Y. ile ilgili olarak açıklandığı gibi aynı tedbirleri alma görevinin kendisine de yüklendiği, kaldı ki Bingöl İl J.K.lığına gelen İsth. Raporlarında 1993 yılı yaz döneminden itibaren terör örgütü tarafından stratejik bir konumda olan Bingöl İli ve çevre illere bağlantıları bulunan karayollarında yoğun eylemler planlandığı, amaçlarının bu yolların üzerinde kontrolü ele geçirmek olduğu, bu amaçla 20.5.1993 günü 60 kişilik bir terörist grubun Bingöl Mrk.İlçeye bağlı Kırağıl köyüne geldikleri ve son bir haftadan beri bu silahlı grubun Ziyarettepe, Medertepe, Keçirtepe'den geçerek Nedertepe'de mevzilendikleri, 150 kişilik bir grubun da Gökçe kanat ve Çevrimpmar köyüne geldiklerinin bildirildiği, olayın meydana geldiği 24.5.1993 günü de bir grup teröristin Bingöl Mrk.îlçeye bağlı Kartaş köyüne gelerek erzak alıp gittikleri, bir gün önce de yine bir grup teröristin saat 21.00 sıralarında Çevrimpınar köyüne gelerek ekmek, kazma, kürek toplayıp gittiklerinin belirtildiği, tüm bu faaliyetlerin Bingöl îl J.K.lığınca bilindiği, alınan duyumların mesaj ile bildirildiği, ayrıca 24.5.1993 günü Malatya kontrol noktasından Bingöl'e 16 otobüs ve minibüsten oluşan 582 erin sevk edileceğinin mesajlarla iletildiği, dolayısı ile sanığın bu mesajlardan ve sevkıyattan haberdar olduğu, sevkiyatın büyüklüğünü ve bölgedeki terör tehdidini söz konusu istihbarat raporları çerçevesinde değerlendirerek daha fazla ilave tedbir alması, kendi sorumluluk sınırlarından gelen araçların durdurularak uygun büyüklüklerde konvoylar teşkil edilmesi, imkanlarına göre eskort vererek ya da araçların içine silahlı personel de yerleştirmek suretiyle bunları gidecekleri yere sevk ettirmesi gerekirken ilave hiçbir tedbir almadığı, bu hususta kendisine bağlı ast birliklerine de herhangi bir emir vermediği,dolayısıyla da yolun teröristlerce kesilip büyük bir katliama sebebiyet verilmesine yol açıldığı kanaatine varılmıştır.
Olay tarihi itibariyle sanıklardan Z.E.'in KOVANCILAR İlçe J.Komutanı, S.T.'nın Karakocan İlçe J.Birlik Komutanı, N.Y.'ın da Bingöl İl Mrk.J.Komutanı olarak görevli bulundukları, bu birliklerin personel sayıları, sahip oldukları araç miktarı, diğer imkan ve kabiliyetleri göz önünde bulundurulduğunda, ayrıca kendilerine gerekli personel ve Maç takviyesi de yapılıp İl J.K.lığlarınca sevk gününe dair başkaca ilave tedbirler planlanıp uygulanmadığından sevk edilen erlerin ve bunların gönderildiği araçların da sayı olarak fazla oluşu dikkate alındığında kendilerinden daha fazla bir şey beklenmeyeceği, daha önce emredildiği gibi kendi sorumluluk bölgelerinden münferiden geçen araçların Marka ve Plaka numaralarım bir karakoldan diğerine olmak üzere mesaj ve telefon vasıtası ile ilettikleri, böylece kendilerinden sonra gelen karakolları haberdar ettikleri imkanları ölçüsünde karayolunda araç ve personel görevlendirerek emniyeti sağlamaya çalıştıkları, diğer alınması gereken ilave tedbirlerin kendilerinin gücünü aşacağı, bu bakımdan memuriyet görevlerini ifada ihmallerinin bulunmadığı ve bu suçun unsurları yönünden oluşmadığı,,.." gerekçesi ile,
Sanıklardan Em.J.Alb.H.Y. ve J.Alb.Ö.Y. haklarında As.C.K. nun 144 ncü maddesi delaleti ile TCK.nun 230/2,59, As.C.K.nun 34 ve 647 sayılı Kanunun 6 ncı maddeleri uyarınca mahkumiyet, diğer sanıklar hakkında beraet hükümleri tesis edilmiştir.
TEMYİZ:
1) Sanık Em.J.Alb.H.Y., sübuta ve ilk kararda verilen cezanın müktesep hak teşkil ettiğine ve uygulamaya,
2) Sanık J.Alb.Ö.Y. müdafii, savunma tanıklarının dinlenilmediğine, eksik soruşturma ile karar verildiğine, sübuta ve uygulamaya,
3) As.Savcı ve müdahil vekili, sanıklar J.Bnb.N.Y., J.Bnb.Z.E. ve J.Yzb.Z.T. haklarındaki beraet kararlarının yasaya aykırı olduğuna,
İlişkin nedenlerle temyize gelmişlerdir.
TE8LİĞNAME; Askeri Yargıtay Başsavcılığının 15.1.1998 tarih ve 1998/124 sayılı tebliğnamesi ile;
Elazığ İl J.Komutanı olan J.Kd.Alb.H.Y, ile Bingöl İl J.Alay Komutanı olan J.Alb.Ö.Y. haklarındaki hükümlerin onanmalarına, diğer sanıklarla ilgili beraet hükümlerinin bozulmalarına dair görüş bildirilmiştir.
DAİRE KARARI; As.Yargıtay 4 ncü Dairesinin 6.3.1998 tarih ve 1998/49-134 sayılı ilamı ile;.
"...Sanıklardan Kovancılar İlçe J.K.Bnb.Z.E., Karakocan İlçe J.K, J.Yzb.S.T. ile Bingöl Mrkz İlçe J.K.J.Bnb.N.Y.'m;olay tarihinde görevli olarak bulundukları birliklerinin sahip oldukları araç sayısı, diğer imkan ve kabiliyetleri, gerekli personel ve araç takviyesinin yapılamamış olması, sevk erlerinin ve bunları şevkte kullanılan sivil araçların sayısının fazla ve süresinin çok uzun,aralıklarının değişken ve belirsiz olması sebebiyle daha önceden yapılmış benzer şevklerde alınması emredilmiş olan yol kontrol ve gözetleme tedbirlerini devam ettirdikleri, kendi sorumluluk sahalarından geçen araçların plaka ve markalarını kendilerinden sonraki karakollara mesaj ve telefonla bildirdikleri, alınması gereken ilave tedbirlerin kendi güçlerini ve imkanlarını aştığı,bu durumda emre itaatsizlikte ısrar kasıtları bulunmadığı gibi memuriyet görevlerini ihmal kastı taşıdıklarının da saptanamadığı gerekçesi ile tesis edilen beraet hükmünlerinin ONANMASINA;
Sanık J.Alb.H.Y. ve J.Alb.Ö.Y.'ın Jandarma Genel Komutanlığının 9.9.1992 tarih ve PER..7200-24/MERKEZ Ş.(3483) sayılı emrinin ekinde bulunan alınacak emniyet tedbirlerini gösteren yazının (Kontrol Noktaları ve Toplanma Bölgeleri Komutanlıklarının Müşterek sorumlulukları) başlığını taşıyan bölümünün 2.c.(l) kısmında, sanıklara yüklenen "Ekte belirtilen sevk tarihleri ve terhis zamanlarında bölgesindeki yollarda 24 saat esasına göre gerekli emniyet tedbirlerini alacaktır." şeklindeki görev gereğini yerine getirdikleri, bölgelerinde gerçekten 24 saat esasına göre gözetleme timi ve yol kontrol devriyeleri çıkarma gibi tedbirleri kesintisiz olarak aldıkları, bu konularda alınması gereken tedbirler ile ilgili olarak ast birliklerine devamlı olarak gereken yazılı ve sözlü uyarı ile görevlerini hatırlattıkları, bu tedbirlerin alınmasında İl J.Komutanları olarak kendilerinin ihtiyaçlarını ve noksanlıklarını giderme gayreti içinde oldukları, tüm bu gayretlerine rağmen ihtiyaçlarını tam olarak gideremedikleri diğer taraftan aynı emir ekindeki 2.c,(2) kısmında sanıklara yüklenen "Kendi bölgesine yapacakları şevklerde kullanılacak vasıta, gidilecek yer, sevk edilen er sayısı ve tehdit durumu gibi faktörleri dikkate alarak gerekli emniyet tedbirlerini planlayacaklardır. (konvoy teşkil etme, refakatte araç görevlendirme, araç içine personel koyma vb.)" şeklindeki görev gereğini yerine getirmemişler ise de, bu tedbirlerin, önce Malatya Kontrol Noktasından itibaren alınması gerektiği, bu tedbirler Malatya'dan itibaren alınmadıktan sonra, artık Elazığ ve Bingöl İl J.K.lığlarının bu tedbirleri almalarının, başlamış olan şevki durdurup hedef teşkil etmek gibi riskleri dolayısı ile mümkün bulunmadığı,tüm bu koordinasyonların Malatya'dan başlaması gerekirken Malatya İl J.K.lığının bu tedbirlerden birini dahi almadan araçları yola çıkardığı; bu durumlarda konvoy teşkil edilmesinin,araçların eskortlanmasının, her araca silahlı muhafız verilmesinin bu iki sanığın Komutanı oldukları Elazığ ve Bingöl İl Jandarma birliklerinin güçlerini aştığı; Kep görevi yapmanın da şevkin süresi ile yol güzergahının niteliği ve helikopterlerin havada kalış süreleri itibarı ile mümkün bulunmadığı; yol kesme olayının meydana geldiği Bingöl-Kuruca arasındaki karayolunun sık virajlı ve her iki tarafı ormanlık bir vadiden geçmekte olması sebebi ile çatışmaya giren timler tarafından da bu olayın tahmin edilemediği; iki İl J.K.lığının da ellerinde var olan zırhlı araçları tehdit ve yol durumuna göre İlçe ve Karakollara tahsis ettikleri, her iki İl J.K.lığlarının yol emniyet devriyesini ve gözetleme timlerini çıkarmak sureti ile görevlerini yaptıkları; İl J.K.lığlarının topladıkları bilgiler ve elde ettikleri duyumlar üzerine İl Güvenlik Komutanlığınca olay bölgesine operasyon düzenlendiği; bu operasyon nedeni ile 23 ve 24 Mayıs 1993 gecesi ve gündüz saatlerinde Elazığ-Bingöl Karayolu üzerinde devamlı surette denebilecek sıklıkta askeri kuvvet intikallerinin olduğu; gerçekten operasyona iştirak eden
Elazığ J.Komando Taburunun aynı gün saat 16.20 sıralarında Kuruca J.Krk. önünden geçtiği ve Elazığ'a döndüğü, bu dönüş sırasında Bingöl Merkez İlçe J.K.lığı Zırhlı araçları ile eskortlandığı, 3.Mknz.P.Tb. nun da operasyondan saat 22.00 sıralarında aynı yoldan Bingöl'e döndüğü; J.Gn.K. lığının 9.9.1992 tarihli emrindeki tedbirlerin alınmasının,bu ve benzeri İç Güvenlik Harekatı ve diğer yoğun görevlerle düşünüldüğü takdirde, birliklerin ve karakolların gücünü aştığı;karayollarındaki intikallerde silahlı birliklerin dahi arazinin güçlüğü ve bölgedeki tehdit nedeni ile her zaman pusuya düşebildikleri gerçeği karşısında; sanıkların görevi ihmal suçunu işlediklerinin kabul edilmiş olmasında ve bu kabule uygun olarak yazılı olduğu gibi cezalandırılmış olmalarında isabet bulunmadığı ve mahkemece kabul edilmiş olan görevi ihmal suçunun sübuta ermediği gerekçesiyle sanık J.Alb.H.Y.'ın temyiz itirazları ile J.Yb.Ö.Y. müdafiinin temyiz itirazlarına atfen, bu iki sanık hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin 353 S.K.nun 221 nci maddesi gereğince BOZULMASINA;" oybirliği ile karar verilmiştir.
İTİRAZ TEBLİĞNAMESİ: As. Yargıtay Başsavcılığının 4.6.1998 tarih ve 1998/124 sayılı tebliğnamesi ile;
"...Elazığ İl Jandarma Komutanı olan J.Kd.Alb.H.Y. ile Bingöl İl Jandarma Alay Komutanı olan J.Alb.Ö.Y.'ın bahse konu emirler gereği dağıtım nedeniyle sorumlulukları altında bulunan bölgeden geçecek olan asker şahısların emniyetlerinin sağlanmasına ilişkin olarak verilen emirleri uygun şekilde yerine getirmedikleri, gerekli tedbirleri almadıkları, neticede vahim sonuçlar doğuran olayın meydana geldiği belirlenmiştir.Verilen emrin zaman ve yer itibariyle sınırlı ve somut nitelikte olmaması, keza böyle bir emrin yerine getirilmemesi konusunda ısrar kastının ortaya konamaması karşısında, bu iki sanığın fiillerinin büyük zararlar doğuran emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturmadığı, görevlerini ihmal suçunu oluşturduğu dosyada mevcut delillerden anlaşılmış olup, Askeri Mahkeme hükmünde ve gerekçesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
Haklarındaki beraet kararlarının bozulması istenen sanıklardan Bingöl İl Merkez J.Bölük K.nı olan J.Bnb.N.Y.'ın, Karakocan İlçe Jandarma Bölük Komutanı olan J.Yzb.S.T.'nın, Kovancılar îlçe Jandarma Komutanı olan J. Bnb.Z.E.'in verilen emirler gereği, görev ve sorumluluklarını uygun şekilde yerine getirmeyip, sevk edilen erlerin geçecekleri karayolundan ve güvenliğinden sorumlu olmalarına rağmen, gerekli tedbirleri almayıp, memuriyet görevlerini ihmal ettikleri..." görüşü ile Daire kararına süresi içerisinde itiraz edilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Rapor okunup, sözcü üyenin açıklamaları dinlenildikten, itirazın süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra edinilen vicdani kanaatle;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Aşamaları yukarıda özetlenmiş olan davada, Daire ile Başsavcılık arasındaki anlaşmazlık, sanıklara yüklenen görevi ihmal suçunun oluşup oluşmadığına ilişkindir.
TCK. nun 230 ncu maddesinde tanımlanan görevi ihmal suçunun, "tamamlayıcı hüküm" niteliğinde olduğu, ancak cürüm niteliğinde olan bu suçun oluşması için failde suç kastının ayrıca aranması gerektiği, bunun ise, memurun yapmakla yükümlü olduğu bir işi geçerli bir neden olmaksızın yapmamak veya geç yapmak şuur ve iradesi olduğu, doktrinde ve uygulamada kabul edilmiştir.
Bu çerçevede somut olay incelendiğinde;
1) Olayda ilgili olarak idari soruşturma yapan Tümg.E.A. başkanlığındaki kurulun tanzim ettiği "Suç Vak'a ve kanaat raporunda" ve bilirkişi raporunda sanıkların suç teşkil eden davranışlarının bulunmadığının belirtildiği, olay tarihinde J.Asayiş Komutanı olan Korg.N.Ö.'in yeminli beyanında ise, açıkça "sanıklardan J.Bnb.N.Y. ve onun alay komutanının görevlerini yaptıklarını, Alb.H.Y.'ın da görevini yaptığını ve bir kusurunun bulunmadığını" ifade ettiği görülmüştür.
2) Elazığ ilinden olağanüstü hal uygulamasının 19.3.1993 tarihinden itibaren kaldırılmış olması (11.3.1993 tarih ve 21521 sayılı R.G.), J.Gn.K.lığının 9.9.1992 tarihli emri ile, Elazığ İl J.K.lığına "Toplanma Bölgesi" veya "Kontrol Noktası" sorumluluğu verilmemesi ve Elazığ İlinin kullanılacak ana istikametler arasında zikredilmesi,olay günü Malatya Kontrol noktasından 04.55-13.00 saatleri arasında (8) saatlik zaman dilimi içerisinde sivil araçlarla sevk edilen erleri, bölgelerinin özelliğine göre tedbirlerini almak suretiyle (telsiz ve telefonla karakollar arasında haberleşerek araçları takip etmek, terör tehdidinin bulunduğu Karakocan bölgesinde 24.5.1993 ve 25.5.1993 günlerini kapsayacak şekilde değişik saatlerde yol emniyet ve kontrol, yol arama, pusu ve gözetleme faaliyetleri icra etme gibi) kendi sorumluluk alanı olan Elazığ-Bingöl il sınırına kadar ulaştırmaları, Bingöl Merkez J.Komutanı tarafından edinilen terör örgütünün bölgedeki faaliyeti hakkındaki istihbarat bilgilerinin Elazığ İl J.K.lığına ulaştığına dair dosyada bilgi olmaması gibi hususlar dikkate alındığında; Elazığ İl J.Komutanı J. Alb.H.Y,, Kovancılar İlçe J.Komutanı J.Bnb.Z.E. ve Karakocan J. Komutanı J.Yzb.S.T.' nın görevlerini, daha önce yapılmış şevklerde olduğu gibi önlemler alarak ifa ettikleri, Malatya Kontrol noktasından önceden, kaç aracın ve hangi saat dilimlerinde gönderileceği bildirilmediği ve erleri taşıyan araçlar hareket ettikçe mesaj çekildiği için, araçların sayısı ve zaman dilimi de gözetildiğinde, sanıkların, konvoy teşkil etme, refakatte araç görevlendirme ve araçlara muhafız verme gibi ek önlemleri almalarının mümkün olmadığı ve bu nedenlerle suç kastı ile hareket ettiklerinin kabul edilemeyeceği,
3) Olayın meydana geldiği Bingöl ilinde, 15 Mart 1993 tarihinden itibaren Güvenlik Komutanlığı teşkil edildiği, bu komutanlığın Jandarma Asayiş K.lığının harekat komutasına girdiği, Bingöl İl Jandarma Komutanlığının da aynı tarihten itibaren Bingöl Güvenlik K.lığının harekat komutasına girdiği (Dz.297), Bingöl Merkez Orta köy yöresinde terör örgütü mensuplarının barındığı, propaganda ve eğitim faaliyetleri icra ettikleri duyumları üzerine, 23 Mayıs 1993 saat 11.00'den itibaren Bingöl İl
Güvenlik Komutanlığı tarafından bölgede geniş çaplı operasyon düzenlendiği, ancak yapılan arama ve tarama sonucu teröristlerle sıcak temas sağlanamadığı ve operasyonun 24 Mayıs 1993 günü saat 15:00 sıralarında sona erdiği, Bu operasyon planında Bingöl Merkez J.K.lığına da görevler verildiği, bu komutanlığın operasyon sonrası Elazığ'a dönecek olan J.Kom.Tb.nu zırhlı araçları ile eskortladığı, Diyarbakır J.Asayiş K.lığının 17.3.1993 tarihli mesaj emri ile yol emniyeti için "açık ve zırhlı koruması olmayan araç gönderilmemesi" emri üzerine, İl J. Komutanı Alb.Ö.Y, tarafından Bingöl İl Güvenlik K.lığından zırhlı araç isteğinde ve yol emniyeti için önerilerde bulunulduğu, bu isteğe, İl Güvenlik K. lığı tarafından olumsuz yanıt verildiği, İl Merkez Jandarma Komutam N.Y. tarafından 21 Mayıs 1993 tarihinden itibaren 24 Mayıs 1993 tarihine kadar tanzim edilen haber kayıt formları ile bölgedeki terörist faaliyetlerin İl J.K.lığına bildirildiği ve operasyon yapılması önerisinde bulunulduğu, sanık N.Y.'m bu tehdidi dikkate alarak BÎNGÖL-KURUCA arasındaki yol emniyet devriyelerini arttırdığı, bu devriyelerin olay yerine varmadan teröristlerle çatışmaya girmek zorunda kaldığı, bu timlerin ve yardıma gelen güçlerin yol kesme olayının cereyan ettiği yere bu nedenle ulaşamadıkları, Kuruca Köyünün 23 Mayıs 1993 tarihinden itibaren elektriklerinin arızalanarak kesik olduğu, bu yüzden telefonların çalışmadığı, Kuruca J.Karakolunun büyük telsizinin aküsü bittiğinden kapalı tutulduğu, küçük el telsizi ile muhabere yapıldığı, tanık beyanlarına göre onun da şarjının bitmek üzere olduğu, başka bir irtibat vasıtası olmadığı gibi, jeneratörünün de bulunmadığı, bu nedenle Malatya'dan en son sevk edilen ve teröristler tarafından yolu kesilen iki araç ile ilgili haberleşmenin sağlıklı bir şekilde yapılamadığı, nitekim, Kuruca J.Krk.komutanı tanık Astsb.K.Y.'ın ifadesine göre, saat 17.50 sırasında nöbetçi heyeti tarafından durdurulan iki araçta er şevki yapıldığını öğrenmelerine rağmen durumu il merkez jandarma bölüğüne bildiremedikleri, timlerin pusuya düştüğü haberi üzerine bütün çabaların bu olaya hasredildiği, son iki aracın takibinin yapılamadığı,yol kesme olayından teröristlerin eylemlerini sona erdirmelerinden sonra haber alındığı, 2.0rdu K.lığı Askeri Mahkemesi tarafından ifadesi saptanan 34 DZS 36 plakalı ÎVEKO minibüsün şoförü Mehmet A.Y.'in beyanına göre bu aracın da saat 13.00de son olarak sevk edilen 44 DD 843 plakalı araç ile benzin istasyonunda bir araya geldikten sonra birlikte seyahat ettikleri, kendilerine yapılan yolda oyalanmamaları uyarısına rağmen Kovancılar ilçesinde yemek molası vermek ve bir ara ortaya çıkan arızayı gidermek gibi nedenlerle Bingöl il sınırına geç ulaştıkları, olay günü Bingöl ilinde icra edilen operasyon, birliklerin operasyon sonu intikalleri ve Bingöl İl Jandarma Komutanlığının olanakları (özellikle zırhlı araç yetersizliği) nazara alındığında, sanıklar J.Alb, Ö.Y. ve N.Y.'ın da J.Genel K.lığının konvoy teşkil etme, refakatte araç görevlendirme ve araçlara muhafız verme gibi ek önlemleri alamadıkları, bunun, suç kastından kaynaklandığını gösteren objektif bir delilin dosyada mevcut olmadığı, sonucuna varılmıştır.
Bu duruma göre; Daire kararında da isabetli olarak kabul edildiği gibi, sanıkların suç teşkil eden bir eylemleri bulunmadığından, Başsavcılığın aksi düşünceye dayalı itirazının reddine karar verilmiştir. Başkan Dr.Hv. Hak. Tuğg.Ö.AYHAN, Üyeler Hak.Alb.E.ESEROL, Hak.Alb.A.TOKAT ve Hak, Alb.İ.H.ALŞAN, Bingöl îl Jandarma Komutanı J.Alb.Özcan YARAT' ın görevi ihmal suçunun sübuta erdiği nedeniyle bu sanık yönünden karara muhalif kalmışlardır.
SONUÇ VE KARAR: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Askeri Yargıtay Başsavcılığının 4.6.1998 tarih ve 1998/124 sayılı tebliğnamesi ile yapmış olduğu itiraz kabule değer görülmediğinden, 353 sayılı Kanunun 224 ncü maddesi gereğince İTİRAZIN REDDİNE,
9.7.1998 tarihinde, Başkan Dr.Hv.Hak.Tuğg.Ö.AYHAN, Üyeler Hak. Alb.E.ESEROL, Hak.Alb.A.TOKAT ve Hak.Alb.İ.H.ALŞAN' ın sanıklardan J.Alb.Ö.YARAT hakkındaki karşı oyları ve OYÇOKLUĞU, diğer sanıklar haklarında ise OYBİRLİĞİ ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI:
Görevi ihmal suçundan sanık J.Aİb.Ö.Y. hakkında çoğunluğun, Dairenin bozma kararını benimseyen görüşüne iştirak etmemiz mümkün görülmemiştir, Zira olay tarihinde Bingöl İl J.Komutanı olan sanığın durumu diğerlerine göre özellik arzetmektedir.
33 erin şehit olmasıyla sonuçlanan bu vahim olayda görevlilerin görevlerini mevzuata ve emirlere uygun olarak yapıp yapmadıkları irdelenirken sevk olayının Malatya'dan başlaması sebebiyle Malatya'daki görevlilerin yeterli önlem almadıklarını, bu nedenle diğer görevlilere bir kusur izafesinin uygun olmayacağını söylemek mümkün değildir.
24.5.1993 tarihinden önce 600 civarında askerin Elazığ ve Bingöl istikametine sivil araçlarla sevk planlaması ve koordinasyonu Malatya, Elazığ ve Bingöl sorumlularınca yapılmamış olmakla beraber; sabah 05.00'de başlayan sevk işleminin, her aracın Malatya'dan yola çıkmasıyla birlikte plaka numarası ve içindeki er mevcudunun Elazığ ve Bingöl İl J.K.lığlarına bildirildiği ve böylece olay günü ve eylemden 13 saat önce bu sanığın bölgesine karayoluyla yapılacak şevkten ve asker miktarından haberdar olduğu,
Dz. 17,20,30 ve 34'de bulunan Bingöl İl Merkez J.Bl.K.lığınca İl Jandarma K. lığına gönderilen haber bildirim formlarında; 20 Mayıs 1993 gününden itibaren önemli sayıda terörist grupların Kuruca bölgesi, Gökçekanat, Çevrim pınar ve Kırkağıl köyü civarında toplandıkları duyumlarının bildirildiği ve bu haberlerin doğru olduğuna işaret edildiği, yani olaydan birkaç gün öncesinden itibaren askerlerin geçeceği karayolunun bulunduğu bölgede yoğun terörist faaliyetler başladığı, ancak bu duruma rağmen sanığın bu oluşumu ne Elazığ ne de Malatya sorumlularına bildirmediği gibi bunun için özel önlemler de almadığı,
Olay günü bölgede başlayan operasyonun er sevkıyatı ile ilgisi bulunmayıp rutin operasyon ve görevlerden bulunduğu, diğer bir deyişle olay günü kırsalda operasyon yapılırken teröristlerin yoğunluk kazandığı bilinen karayolu bölgesinde ve erlerin salimen Bingöl'e gelişlerini teminen hiç bir özel veya ek önlem alınmadığı, hatta Malatya'dan saat 12.00 ve
13.00'de çıkıp suikasta uğrayan araçtaki erlerin akıbetlerinin dahi olaydan 3 saat sonra bu sanık tarafından öğrenildiği dosyadaki beyan ve bilgilerden açıkça anlaşıldığı için;
Olaydan önceki bir kaç gün içersinde olay bölgesinde yoğunlaştığını bildiği terörist faaliyetleri aynı şevkle görevli ve yol güzergahında bulunan Elazığ ve Malatya Komutanlarına bildirmediği, dolayısıyla toplu nakliyelerle ilgili emirlerde yer alan önlemlerin alınmasını teklif etmediği ve çaba sağlamadığı, hatta bu nedenlerle sevkıyatı bile durdurabilme imkanı varken bu yönlü bir faaliyette de bulunmadığı sadece bölgede rutin önlemlerle yetinip silahsız erleri taşıyan araçların emniyeti ile ilgili gerekli ve alınabilecek önlemleri almadığı anlaşıldığı cihetle bu sanığın müsnet suçu işlemiş olduğu kanaatinde bulunduğumuzdan ve dolayısıyla Başsavcılığın itirazında haklılık gördüğümüzden, bu sanık yönünden de suçun oluşmadığına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy