(765 S. K. m. 459) (1632 S. K. m. 146)
Tedbirsizlik, dikkatsizlik sonucu birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçundan sanık terhisli er M.TV un,24.8.1995 tarihinde atış hattının gerisinde temizlik hattında silahını temizlediği esnada dalgınlıkla J081023 numaralı G-3 piyade tüfeğine dolu şarjör taktığı, yanlışlıkla tetiğe dokunduğu, ateş alan silahtan çıkan bir adet merminin ön tarafta duran er Şakir GAZİ ile er Mesut KARATAŞ' a isabet ettiği, er Şakir GAZÎ' nin 15 gün, er Mesut KARATAŞ' ın 20 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandıkları, bir mermi bedeli olan 24.200 lira hazine zararının meydana geldiği, böylece tedbirsizlik, dikkatsizlik sonucu birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçunu işlediği iddia edilerek As.C.K. nun 146. maddesi delaleti ile TCK. nun 459/3 maddesi gereğince cezalandırılmasına ve hazine zararının ödettirilmesine karar verilmesi talebi ile açılan kamu davası üzerine,
Yapılan yargılama sonunda sanığa isnat edilen suç sabit görülerek, As. C.K. nun 146 ncı maddesi delaleti ile TCK. nun 459/3 (birinci cümle gereğince takdiren ve teşdiden), 59/2, 647 sayılı kanunun 4 ncü maddeleri gereğince hakkında verilen 375 bin lira ağır para cezasının 647 sayılı kanunun 6 ncı maddesi uyarınca ertelenmesine, hazine zararı 24.200 liranın ödettirilmesine, ayrıca 248.300 liranın sanıktan alınmasına dair kararın,
Teşkilatında Askeri Mahkeme kurulan kıta komutanı tarafından, tek bir fiille hem TCK. nun 459/3 ün birinci cümlesi, hem de 459/3 ün ikinci cümlesinin ihlal edildiğinin bu itibarla TCK. nun 79 ncu maddesine göre TCK. nun 459 ncu maddesinin 3 ncü bendinin ikinci cümlesinin uygulanması gerektiği belirtilerek hükmün temyiz edilmesinden dolayı Başsavcılıkça da, TCK. nun 459/3'deki birkaç kişiden maksat yaralananların iki kişiden fazla olması gerektiği, olayda ise mağdurların iş ve güçten kalma sürelerinin farklı olduğu, o nedenle TCK. nun 459/3 maddesinin uygulanmasının imkan dahilinde olmadığı mağdurlardan birinin durumunun TCK. nun 459/1'e diğerinin ise 459/2'ye uyduğu, bu durumda TCK. nun 79 ncu maddesi gereği sanık hakkında TCK. nun 459/2 nci maddesinin uygulanması icab ettiği açıklanarak hükmün bozulmasına karar verilmesi yönünde görüş bildirilmesinden sonra,
Askeri Yargıtay 1 nci Dairesinin 14.4.1997 gün ve 1997/281-279 sayılı ilamı ile, TCK. nun 459/3'teki bir kaç kişi kavramından ikiden fazla kişinin, en az üç kişinin yaralanmasının anlaşılması gerektiği, bu itibarla sanık hakkında TCK nun 459/2 nci maddesinin uygulanması icap edeceği belirtilerek hükmün uygulama yönünden bozulmasına dair karara karşı, 2 nci Tak. Hv. K.K. lığı Askeri Mahkemesinin 4.2.1998 gün ve 1998/90-15 sayılı hükmü ile direnilerek, aynı hükmü tesis edilmiş,
BAŞSAVCILIK SON TEBLİĞNAMESİNDE:
Bu hüküm, teşkilatında Askeri Mahkeme kurulan kıta komutanı tarafından, önceki temyiz layihasındaki sebepler tekrar edilerek temyiz edilmiş,
Başsavcılık son tebliğnamesinde: önceki tebliğnamedeki açıklamalar tekrar edilerek, TCK. nun 79 ncu maddesi nazara alınıp, sanık hakkında TCK. nun 459/2 nci maddesinin uygulanması gerektiği belirtilmek suretiyle önceki hükümde direnilerek verilen hükmün bozulmasına karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Raporun okunmasından, sözcü üyenin açıklamalarının dinlenilmesinden ve konunun tartışılmasından sonra hasıl olan vicdani kanaate göre,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Sanık terhisli J. Komd. Er M.T. un suç tarihinde 25 metre atış eğitimi için hazırlık hattında beklerken silahına (G-3 Piyade Tüfeği) emirlere aykırı olarak dolu şarjör taktığı, bu durumdaki silahının kurma kolunu geriye çekip yuvasına oturttuktan sonra su içmeye gittiği, bilahare yerine geçtiği sırada tüfeğini yere koyarken tüfeğin bir el ateş aldığı, silahtan çıkan bir adet mermi ile mağdur er Şakir GAZİ' nin 15 gün diğer mağdur er Mesut KARATAŞ' in ise 20 gün iş ve gücünden kalacak şekilde yaralandıkları, yapılan teknik muayene sonucu olayda kullanılan J.08123 seri Nolu G-3 piyade tüfeğinin genel olarak faal ve sağlam olduğu, ancak bir kaç atıştan sonra tutukluluk yaptığı, söz konusu tutukluluğun kazaya sebebiyet verecek nitelikte olmadığı, tüfeğin emniyet mandalının iğnesinin sağlam olduğu, bu durumda bir silahın tetiği çekilmeden mermiyi patlatmayacağı silahla kasten ateş edildiği yolunda herhangi bir delil ve kabulün bulunmadığı, sonuç olarak sanığın silahı hakkındaki tedbirsizlik ve dikkatsizlik neticesi tüfeğinin tetiğini düşürerek silahın patlamasına ve iki arkadaşının yaralanmasına neden olduğu sanık ve tanık ifadeleri olay tespit tutanağı,kati tabip raporları,silah raporu ve bütün dosya kapsamından anlaşılmış olup, maddi olayın bu şekilde vuku bulduğunda yerel mahkeme ile daire arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı da görülmektedir.
Çözüme kavuşturulması gereken anlaşmazlık, sanığın eylemine yerel mahkemenin uygulaması gibi TCK. nun 459 ncu maddesinin 3.bendinin birinci cümlesinin mi, yoksa Daire' nin kabul ettiği gibi TCK. nun 459 ncu maddesinin 2 nci bendinin mi? uyduğu hususuna ilişkindir.
TCK. nun 459 ncu maddesi; yaralanmanın TCK. nun 456 nci maddesinin 1 ve 4 ncü fıkralarında belirtilen vasıf ve mahiyette olması halinde (1) nci bendin uygulanmasını, yaralanmanın TCK. nun 456 nci maddesinin 2 nci fıkrasında belirtilen hallerden olması halinde de (2) nci bendin uygulanmasını öngörmüştür.
Sanığın tedbirsizliği ve dikkatsizliği sonucu er Şakir GAZİ nin iş ve gücünden kalma süresine göre, TCK. nun 459/1 nci maddesinin uygulanmasının söz konusu er Mesut KARATAŞ in iş ve gücünden kalma süresi açısından ise, TCK. nun 459/2 nci maddesinin tatbikinin söz konusu olduğu görülmektedir. Bu sonuçların da tek bir fiille meydana geldiğinde kuşku bulunmamaktadır.
TCK. nun 459 ncu maddesinin 3 ncü bendi ise, cürümden bir kaç kişinin mutazarrır olması halinde düzenlenmiş ve bu durumda yukarıda belirtilen aynı maddenin 1 ve 2 Nolu bentlerine gönderme yaparak cezaların bu kıstasa göre tayin edileceğini öngörmüştür. Bu maddede esas unsur olan "bir kaç kişi" nin niteliklerinin ne olacağı konusunda doktrinde ve uygulamada tam bir birlik bulunmamaktadır. Ancak TCK. nun 455 ve 459 ncu maddelerinde sözü edilen "bir kaç kişi" deyiminden ne anlaşılmak lazım geldiği Askeri Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 26.12.1958 gün ve 1958/2066-145 sayılı kararı ile açıklığa kavuşmuş ve bu tabirin "birden ziyade kişiyi" kapsamakta olduğu belirtilmiştir.
Olayımızda sanığın eylemi ile 2 kişinin yaralandığından ilk bakışta TCK. nun 459/3 ncü maddesinin uygulama olanağının bulunduğu düşünülebilir. Ancak bu madde 2 ayrı hali ile düzenlendiğinden yaralanmaların birisi 459/1, diğeri ise 459/2 maddeleri kapsamında kaldığından bu durumda 459/3 ncü maddenin uygulanması olanağı bulunmamaktadır.
Yargıtay'ın bir kararında da "olayda 2 kişi TCK. nun 456/2 ve 3 ncü fıkrasına uygun, diğer mağdurlarda 4.fıkrasında belirlenen nitelikte yaralandığına göre sanık hakkında 459/2 maddesi ile uygulama yapılmalıdır." (YKD.1988 Sh.1311) Şeklinde vurgulandığı gibi;
Dava konusu olayda tek bir fiille TCK. nun 459/1 ve 2.bentleri ihlal edildiğine göre TCK. nun 79 ncu maddesi uyarınca en ağır cezayı içeren TCK. nun 459/2. maddesinin uygulanması gerektiğini kabul etmekte yasal zorunluluk bulunmaktadır. Bu yönden mahkemece direnilmek suretiyle varılan sonuç kabule değer bulunmamıştır.
SONUÇ VE KARAR Açıklanan nedenlerle, teşkilatında askeri mahkeme kurulan kıta komutanının temyizine atfen, tebliğname doğrultusunda 2 nci Taktik Hava Kuvvet Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 4.2.1998 gün ve 1998/90-15 sayılı olan ve önceki kararda direnilerek verilen mahkumiyet hükmünün uygulama yönünden BOZULMASINA,
2.7.1998 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy