(353 S. K. Ek m. 1) (765 S. K. m. 266, 482)
KONU: Sövme suçundan sanık Ter. Mu. Er H.K. hakkında; 15.4.1997 günü saat 22.30-00.30 saatleri arasında malzemelik nöbetçisi olan er Gürçin YILDIZ' a "ananı avradını S.K.ederim" demek suretiyle görevli memura karşı hakaret suçunu işlediği iddia edilerek TCK. nun 266/1 nci maddesi gereğince cezalandırılması talebi ile açılan kamu davası üzerine,
Yapılan yargılama sonunda, eylemin T.C.K.nun 482 nci maddesinde yazılı sövme suçunu oluşturacağı, mağdurun da şikayetçi olmadığı açıklanarak kamu davasının düşmesine dair kararın,
As. Savcı tarafından eylemin görevli memura hakaret suçunu oluşturduğu belirtilerek temyiz edilmesinden,
Başsavcılık tarafından da, kamu davasının düşmesine ilişkin kararın onanmasına karar verilmesi yönünde görüş bildirilmesinden sonra,
Askeri Yargıtay 4 ncü Dairesinin 9.6.1998 gün ve 1998/383-376 sayılı ilamı ile, davaya üç kişilik mahkeme kurulunca bakılıp sonuçlandırılması gerekirken yargılamanın askeri mahkemenin hakim sınıfından olan bir üyesi tarafından yapılmasının 353 Sayılı Kanunun
207/A maddesine göre kanuna kesin aykırılık teşkil ettiği gerekçesi ile hükmün usul yönünden bozulmasına dair karara,
Başsavcılıkça, mahkemenin tek hakimle teşkilinin kanuna aykırı olmadığı vurgulanarak, daire kararının kaldırılmasına karar verilmesi yönünde görüş bildirilmesi üzerine, yapılan incelemede;
DAİRELER KURULU KARARI
Raporun okunmasından, sözcü üyenin açıklamalarının dinlenilmesinden ve konunun tartışılmasından sonra hasıl olan vicdani kanaate göre,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanığın işlediği iddia edilen görevli memura hakaret suçu asker kişinin asker kişi aleyhine askeri mahalde işlediği bir suç olduğu gibi duruşmada vasıf değişikliği ile adiyen hakaret olarak kabul edilen TCK. nun 482.maddesinde yazılı suç ta suçun faili, mağduru ve işleniş itibariyle aynı mahiyettedir. 353 S.K.nun 9.maddesine göre bu suçlardan dolayı sanığın yargılanacağı mahkeme askeri mahkemedir. Bu bakımdan yargı yerinin neresi olacağı düşünülürken, As. C.K.nun Ek-6. maddesi hükümlerine gitmeğe gerek yoktur. Bu madde sivil kişilerin belli yerlerde, belli kişilere karşı işlenen ve maddede yazılı olan suçlarından dolayı askeri mahkemelerde yargılanacaklarını hüküm altına almıştır. Madde metninde bu konuda bir açıklık yoksa da, bu maddenin gerekçesine bakıldığında maddede yazılı suçların failinin asker olmayan kişiler olduğu "...sivil kişilerin.....askeri mahkemelerce tecrimleri öngörülmüştür" (TBMM. Tutanak Dergisi S.Sayısı 515) şeklindeki açıklamadan açıkça anlaşılmaktadır. Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun 13.6.1996 gün ve 1996/91-92;3.Dairenin 24.9.1996 gün ve 1996/522-522 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
As. C.K.nun Ek madde 6'nın inceleme konumuzla bir ilgisi olmadığı bu şekilde açıklığa kavuşmasından sonra, davaya kurul olarak mı, yoksa as. Mahkemenin askeri hakim sınıfından olan üyelerinden birisinin mi? bakacağı konusuna gelince; 353 S.K.nuna 21.1.1981 tarih ve 2376 S.K. nun 8.maddesi ile eklenen Ek madde 1/d' ye göre, para cezasını veya hafif hapis cezasını veya yukarı haddi üç seneye kadar hapis cezasını gerektiren, diğer ceza kanunlarında yazılı suçları işleyenlerin davalarına As. mahkemelerin hakim sınıfından olan üyelerinden birisi tarafından bakılacaktır.
TCK. nun 266/1 ve 482.maddeleri incelendiğinde her iki maddede yazılı suçların gerektirdiği cezalar Ek madde 1/d' ye göre davaya askeri mahkemenin hakim sınıfından olan üyelerinden birisinin bakacağını ortaya koymaktadır. İnceleme konusu davada yargılamaya tek hakimle başlanarak bitirilmiştir. Bu bakımdan askeri mahkemenin kanuna aykırı olarak kurulduğundan söz etmek olası değildir.
SONUÇ VE KARAR: Açıklanan nedenlerle, 353 Sayılı Kanunun 224 ncü maddesi gereğince Başsavcılığın itirazının KABULÜNE,
As. Yrg 4. Dairesinin 9.6.1998 gün ve 1998/383-376 Sayılı Kararının KALDIRILMASINA,
Temyiz incelemesi yapılması için dava dosyasının Dairesine tevdiine, 9.7.1998 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy