(353 S. K. m. 243)
17 nci Piyade Alay Disiplin Mahkemesinin 29.12.1997 gün ve 1997/61-61 sayılı kesinleşmiş hükmü ile emre itaatsizlik suçundan dolayı 477 sayılı kanunun 48.maddesi uyarınca 60 gün oda hapsi cezası ile cezalandırılmasına karar verilen er U.Y. hakkındaki işbu hükmün, kanuna aykırı bulunduğu, eylemin As. C.K. nun 130 ncu maddesine temas ettiği ve askeri mahkemenin görevli olduğu belirtilerek MSB. lığınca 8.6.1998 gün ve MİY:25-A-55-98 sayılı yazı ile yazılı emirle bozma isteminde bulunulması üzerine,
Askeri Yargıtay 3 ncü Dairesinin 16.6.1998 gün ve 1998/369-366 sayılı ilamı ile; eylemin kasten ika edildiğine dair hiçbir beyan ve belgenin bulunmadığı, olayın taksirli bir hareketten ibaret olduğu eylemin askeri eşyayı kasten tahrip suçunu veya askeri mahkemenin görevine giren başka bir suçu oluşturmadığı gerekçesi ile yazılı emirle bozma isteminin reddine dair karara. Başsavcılıkça itiraz edilerek, sanığın eyleminin askeri eşyayı kasten tahrip suçunu mu, yoksa hususi menfaatte kullanmak suçunu mu oluşturacağının tespiti hususunun delilleri toplayıp karar vermeye yetkili ve görevli askeri mahkemeye ait olduğu ve ortada disiplin mahkemesinin görevini aşan bir iş bulunduğu açıklanıp, daire kararının kaldırılmasına ve disiplin mahkemesinin söz konusu kararının bozulmasına, dava dosyasının görevli ve yetkili 8 nci Kor. K. lığı Askeri Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi yönünde görüş bildirilmiştir.
DAİRELER KURULU KARARI
Raporun okunmasından, sözcü üyenin açıklamalarının dinlenilmesinden ve konunun tartışılmasından sonra hasıl olan vicdani kanaate göre,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Hükümlü P. Eri U.Y.'m 21.12.1997 günü operasyon esnasında alay komuta yerinde yazılı ve sözlü uyanlara rağmen kendi başına doldur-boşalt yaparken silahının patlamasına sebebiyet verdiği, böylece emre itaatsizlik suçunu işlediği kabul edilerek 477 sayılı kanunun 48 ve 62 nci maddeleri gereğince takdiren ve teşdiden 60 gün oda hapsi cezası ile cezalandırılmasına, 60 gün geç terhis edilmesine karar verilmiş, verilen karar kesinleşmiştir.
Yukarıda açıklanan yargılama aşamalarından da anlaşıldığı üzere, Daire ile Başsavcılık arasındaki anlaşmazlık,işin disiplin mahkemesinin görevini aşıp aşmadığı konusuna ilişkindir.
Sanığın alay komuta yerinde kendi başına doldur boşalt yaparak silahını patlatması şeklinde ortaya çıkan eylemin kasten işlenmesi halinde işin disiplin mahkemesinin görevini aştığında kuşku bulunmayacaktır. Olay nöbet hizmeti esnasında vuku bulmadığına göre, bir kaza olduğunun anlaşılması halinde ise herhangi bir suça vücut vermeyeceğinde de keza kuşku yoktur.
Ancak eylemin kasten mi olduğu yoksa ortada bir kaza mı bulunduğu hususlarını tespitinin askeri mahkemeye ait olduğu tartışmasızdır.
Şu hale göre işin disiplin mahkemesinin görevini aştığı sonuç ve kanaatine varıldığından 477 sayılı kanunun 40 ve 353 say ili kanunun 224 ve 243 ncü maddeleri gereğince Askeri Yargıtay Başsavcılığının 7.7.1998 tarih ve 1998/1753 sayılı itirazının KABULÜ ile
a-MSB. lığının yazılı emirle bozma isteminin KABULÜNE,
b-Askeri Yargıtay 3 ncü Dairesinin 16.6.1998 gün ve 1998/369-366 sayılı kararının KALDIRILMALINA,
c- 17 nci P. Alay Disiplin Mahkemesinin 29.12.1997 gün ve 1997/61-61 sayılı kesinleşmiş hükmünün BOZULMASINA,
d- Dava dosyasının görevli ve yetkili 8 nci Kor. K. Lığı Askeri Mahkemesine gönderilmesine 17.9.1998 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy